İçinde uru olan 7 harfli 54 kelime var. İçerisinde URU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uru olan kelimeler listesine ya da Sonu uru ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

R U U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VURUNMA

  1. [isim] Vurunmak işi

KAVURUŞ

  1. [isim] Kavurma işi veya biçimi

KURUYUŞ

  1. [isim] Kuruma işi veya biçimi

UYDURUK

  1. [sıfat] Aslı olmayan, uydurma şey, sania
    • "Liseyi zar zor bitirmiş, uyduruk işlerde yıllarca sürünmüştü." (Sulhi Dölek)

KURUMLU

  1. [sıfat] Kurum (II) tutmuş olan

KUDURUŞ

  1. [isim] Kudurma işi veya biçimi
    • "Bu sebepsiz kuduruş beni şaşalattı." (Ömer Seyfettin)

DOYURUŞ

  1. [isim] Doyurma işi veya biçimi

KURULMA

  1. [isim] Kurulmak işi

BURUNLU

  1. [sıfat] Herhangi bir biçimde burnu olan
    • "Dördü de birbirine benzeyen zayıf, kanca burunlu çocuklardı." (Haldun Taner)
  2. Çıkıntısı olan
  3. Kendini beğenmiş, kibirli

BURUNTU

  1. [isim] Buru, sancı, bağırsak bozukluğu
    • "Sus! Buruntu geçiriyorum, azıcık kıpırdansam falya." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

VURUŞMA

  1. [isim] Vuruşmak işi

KUPKURU

  1. [sıfat] Çok kuru
    • "Ağaçlar çıplak, demir gibi kaskatı ve kupkuru." (Peyami Safa)
    • "... ağzım kupkuru kesildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Belirgin, net
    • "Kazanç, her yerde kupkuru, dümdüz, apaçık menfaattir." (Falih Rıfkı Atay)

KUDURUK

  1. [sıfat] Kudurmuş (insan veya hayvan)
  2. Azgın, saldırgan
  3. Çok yaramaz

KURUTAÇ

  1. [isim] Kurutma kabı

VURUNTU

  1. [isim] Ateşleme bozukluğu sebebiyle bir motorun içinden gelen gürültü ve bu gürültüden anlaşılan çalışma düzensizliği

KURUNTU

  1. [isim] Yanlış ve yersiz düşünce, evham
    • "Evlenmek kuruntusu ile satılmaya giden iki mahalle kızı sol tarafta." (Aka Gündüz)
  2. Bir konuyla ilgili kötü ihtimalleri akla getirip tasalanma, işkil, evham, vesvese
    • "Sözü dinlenmeyen bir siyasi liderin kuruntusu seziliyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Olmayacak bir şeyin olacağını sanma, vehim
    • "Bu davranış yersiz kuruntuların tam bir panzehridir." (Haldun Taner)

KURULUK

  1. [isim] Kuru olma durumu

KURUTUŞ

  1. [isim] Kurutma işi veya biçimi

KURUMAK

  1. [nsz] Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek
    • "Çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek
  3. Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak
    • "Kurumuş dere gibi taşlık bir yerden geçtik." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  4. Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek
    • "Darı ve mısır yemekten bağırsakları kurumuştu." (Refik Halit Karay)
  5. Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak
    • "Karısı hırçınlıktan kurumuş bir kadın." (Memduh Şevket Esendal)

KANGURU

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, art ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak bir kesesi bulunan keseli hayvan (Macropus giganteus)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü