İçinde uru olan 6 harfli 20 kelime var. İçerisinde URU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uru olan kelimeler listesine ya da Sonu uru ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

R U U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

UR

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KURUCU

  1. Bir kurumun, bir işin kurulmasını sağlayan, müessis
  2. [isim] Bir kuruluşu oluşturan kimse
    • "Gazetenin kurucusu."
  3. [isim] Cümleyi oluşturan ögelerin her biri

KAFURU
...
UYDURU
...
OTURUM

  1. [isim] Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı toplantı, celse
    • "Onun adaylığı konuşulurken, kıdemli doçent olarak ben de oturuma katılmıştım." (Haldun Taner)
  2. Yasama meclislerinin birleşimlerinden her biri

TURUNÇ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Turunçgillerden, bütün Akdeniz ülkelerinde yetişen, kışın yaprağını dökmeyen bir ağaç, narenç (Citrus aurantium amara)
  2. Bu ağacın portakala benzeyen, suyu acımtırak meyvesi

VURUCU

  1. [sıfat] Vuran, silah attığında hedefini vuran

KURUMA

  1. [isim] Kurumak işi

URUMCA
...
KURULU

  1. [sıfat] Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş
    • "Herkes kendini damlara, kurulu cibinliklerin içine atardı." (Burhan Günel)

UÇURUŞ
...
BUYURU

  1. [isim] Buyruk, emir

USKURU

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Cıvata ve somunlardaki yiv

OTURUŞ

  1. [isim] Oturma işi veya biçimi
    • "Başta delikanlılar, çoğunun oturuşunda bir büyüklenme var." (Tarık Buğra)

DUYURU

  1. [isim] Herhangi bir olguyu, bir işi, bir durumu duyurmak için yayımlanan yazılı veya sözlü haber, ilan, anons

HURUFİ
...
GURUBİ
...
OSURUŞ
...
DURUCU

  1. [isim] Sürekli kalan, oturan kimse

OSURUK

  1. [isim] Yellenme

UÇURUM

  1. [isim] Dik ve derin yamaç
    • "Üç arkadaş, arabanın gidebileceği bütün köyleri, dereleri, uçurumları aradılar." (Aka Gündüz)
  2. Felaketli sonuç
    • "Bir gün bencileyin, bir uçuruma yuvarlanırsanız artık her şey burada bitti, sanmayınız." (Memduh Şevket Esendal)
  3. Büyük fark, ayrılık
    • "Karargâhla siper arasındaki derin uçurumu bu kadar yakından sezmemiştim." (Falih Rıfkı Atay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü