İçinde unt olan 40 kelime var. İçerisinde UNT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında unt olan kelimeler listesine ya da Sonu unt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

GAYRİMUNTAZAM

12 Harfli Kelimeler

HÜSNÜKURUNTU

10 Harfli Kelimeler

CUNTACILIK, KURUNTUSUZ, MUNTAZAMAN

9 Harfli Kelimeler

ALAYUNTLU, KURUNTUCU, KURUNTULU

8 Harfli Kelimeler

MUNTAZAM, MUNTAZIR, SAVRUNTU, SUNTIRAÇ, SUNTURLU

7 Harfli Kelimeler

BOĞUNTU, BOZUNTU, BULUNTU, BURUNTU, COŞUNTU, CUNTACI, KOPUNTU, KOŞUNTU, KOVUNTU, KOYUNTU, KURUNTU, KUSUNTU, PUNTOLU, SOYUNTU, TOZUNTU, VURUNTU

6 Harfli Kelimeler

AVUNTU, OKUNTU, OYUNTU, UYUNTU

5 Harfli Kelimeler

CUNTA, PAUNT, PUNTO, RAUNT, SUNTA

4 Harfli Kelimeler

KUNT, PUNT


Kelime bulma makinesi

N T U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

TUN

2 Harfli Kelimeler

TU, UN, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

GAYRİMUNTAZAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Düzensiz, dağınık, gelişigüzel

HÜSNÜKURUNTU

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Herhangi bir durumu safça kendinden yana iyiye yorma
    • "O senin hüsnükuruntun."

CUNTACILIK

  1. [isim] Cuntacı olma durumu

MUNTAZAMAN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Düzenli olarak
    • "Bu garip ve yorucu vazifeyi, derslerini ve müzakerelerini yaptığı gibi muntazaman başardı." (Sait Faik Abasıyanık)

KURUNTUSUZ

  1. [sıfat] Kuruntusu olmayan

KURUNTUCU

  1. [sıfat] Sürekli kuruntuya kapılan (kimse), işkilli, müvesvis

KURUNTULU

  1. [sıfat] Kuruntusu olan (kimse), evhamlı, mütevehhim
    • "Karısı Tevfik'ten daha kuruntulu, hırçınlıktan kurumuş bir kadın." (Memduh Şevket Esendal)

ALAYUNTLU
...
MUNTAZAM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Düzgün
  2. Düzenli, derli toplu
    • "Hizmetçi muntazam bir içki sofrası hazırlamak için paketleri toplayıp giderken..." (Peyami Safa)
  3. [zarf] Düzenli, sürekli ve düzgün bir biçimde
    • "Bizi beslemek için muntazam yumurtlarlar." (Ömer Seyfettin)

SAVRUNTU

  1. [isim] Savrulurken dökülen kırıntı

SUNTIRAÇ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Nalbantların, nallanacak hayvanın tırnağını keserken kullandıkları keskin araç
  2. Saraçların derilere yiv açmakta kullandıkları, metalden U biçimindeki araç

MUNTAZIR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bekleyen, gözleyen

SUNTURLU

  1. [sıfat] Yaman, adamakıllı, dehşetli
    • "Çorbaya herkesten önce daldığı için annesinden sunturlu bir azar işitiyor." (Atilla İlhan)
  2. Gösterişli, görkemli
    • "Nasıl, şimdi sizin falcıların içinde de böyle sunturlusu var mı?" (Osman Cemal Kaygılı)

BOZUNTU

  1. [isim] Bozulmuş bir şeyin kalan bölümleri, döküntü
    • "Bozuntuya vermedim, yürüdüm, yanına gittim." (Ömer Seyfettin)
  2. Kendinde bulunması gereken nitelikleri taşımayan kimse veya şey
    • "Taklit mal çıkaran fabrikalar, Hollywood bozuntusu şehirler istemeyiz." (Orhan Seyfi Orhon)
  3. Şaşkınlığa düşme

KOŞUNTU

  1. [isim] Bir adamın yanında bulunanlar, yardakçılar, tayfa

BURUNTU

  1. [isim] Buru, sancı, bağırsak bozukluğu
    • "Sus! Buruntu geçiriyorum, azıcık kıpırdansam falya." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

KURUNTU

  1. [isim] Yanlış ve yersiz düşünce, evham
    • "Evlenmek kuruntusu ile satılmaya giden iki mahalle kızı sol tarafta." (Aka Gündüz)
  2. Bir konuyla ilgili kötü ihtimalleri akla getirip tasalanma, işkil, evham, vesvese
    • "Sözü dinlenmeyen bir siyasi liderin kuruntusu seziliyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Olmayacak bir şeyin olacağını sanma, vehim
    • "Bu davranış yersiz kuruntuların tam bir panzehridir." (Haldun Taner)

VURUNTU

  1. [isim] Ateşleme bozukluğu sebebiyle bir motorun içinden gelen gürültü ve bu gürültüden anlaşılan çalışma düzensizliği

CUNTACI

  1. [isim] Cunta üyesi

KOYUNTU

  1. [isim] Sıkıntı, üzüntü, keder
  2. Sopa, baston koymaya yarayan yer
    • "Köroğlu azdıkça azar ve sonunda koyuntulardan birinin arkasına dayadığı bekçi sopası gibi bastonunu alırdı." (Reşat Nuri Güntekin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü