İçinde un olan 7 harfli 143 kelime var. İçerisinde UN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında un olan kelimeler listesine ya da sonu un ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UĞRUNDA
-
-
[zarf]
...nın önünde
- "Kışlanın uğrunda bir ufak mezar / Anama söylemen bağrını ezer"
-
[zarf]
...nın önünde
- BOYUNCA
-
-
[zarf]
Boyu veya uzunluğu kadar
- "Zaten yol boyunca hem lezzetli hem de buzdolabına taş çıkartacak sulardan geçeceğiz."
-
Bakınız süresince
- "Altı yıl boyunca beni hiç üzmediler, her zaman anlayışla, dostça davrandılar."
-
[zarf]
Boyu veya uzunluğu kadar
- HAZIRUN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥāżirūn
-
[isim]
Bir toplantıya katılanlar
-
Bir yerde o anda bulunanlar
- "Vakit akşamdı, nihayet Kara Mürsel ve Abdurrahman da salona girdi, hazırunu hürmetle selamladılar."
-
[isim]
Bir toplantıya katılanlar
- ODUNAĞA
-
-
[sıfat, kaba konuşmada]
Bakınız kalın kafalı
-
[sıfat, kaba konuşmada]
Bakınız kalın kafalı
- SOYUNTU
-
-
[isim]
Soyulup atılan şey
-
[sıfat]
Bir yer soyularak alınan
- "Soyuntu eşya."
-
[isim]
Soyulup atılan şey
- UNCULUK
-
-
[isim]
Un alıp satma işi
-
[isim]
Un alıp satma işi
- SOLUNUM
-
-
[isim, biyoloji]
Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket; teneffüs
-
[bitki bilimi]
Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket
-
[isim, biyoloji]
Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket; teneffüs
- MACUNCU
-
-
[isim]
Macun yapan veya satan kimse
- "Birçok macuncuyla tartışır, en güzel kuvvet macununun hangisi olduğunu büyük bir sabırla araştırır idi."
-
[isim]
Macun yapan veya satan kimse
- MELUNCA
-
-
[sıfat]
Meluna yakışan, melun gibi
- "O bakışta hiç de melunca bir kandırma fikri gizlenemez."
-
[sıfat]
Meluna yakışan, melun gibi
- BOZUNMA
-
-
[isim]
Bozunmak işi
-
[isim]
Bozunmak işi
- KOYUNCU
-
-
[isim]
Koyun besleyen veya alıp satan kimse
-
[isim]
Koyun besleyen veya alıp satan kimse
- TUNCELİ
-
-
[isim]
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- GOCUNMA
-
-
[isim]
Gocunmak işi
-
[isim]
Gocunmak işi
- KORUNGA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Otsu, genellikle 30-70 santimetre boyunda, çok yıllık, pembe çiçekli, hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki (Onobrychis viciifolia)
-
[isim, bitki bilimi]
Otsu, genellikle 30-70 santimetre boyunda, çok yıllık, pembe çiçekli, hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki (Onobrychis viciifolia)
- KORUNMA
-
-
[isim]
Korunmak işi
- "Ekinlerinizin korunması için de gereken tedbirleri alınız."
-
[isim]
Korunmak işi
- ZEYTUNİ
-
Kelime Kökeni: Arapça zeytūnī
-
[isim, eskimiş]
Bakınız zeytin rengi
-
[isim, eskimiş]
Bakınız zeytin rengi
- UPUYGUN
-
-
[sıfat]
Çok uygun
- "Bu, yeni toplumun değişme ruhuna, başarma gücüne, yenileşme coşkusuna upuygun bir şiirdi."
-
[sıfat]
Çok uygun
- YOSUNLU
-
-
[sıfat]
Yosunu olan, yosunla kaplanmış olan
- "Yosunlu kavuğumla yere yaslanmış bir taş üstüne çöküyorum."
-
[sıfat]
Yosunu olan, yosunla kaplanmış olan
- DOKUNUM
-
-
[isim, biyoloji]
Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği; lamise
-
[isim, biyoloji]
Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği; lamise
- SÜKUNET
-
Kelime Kökeni: Arapça sukūnet
-
[isim]
Bakınız dinginlik
- "İlim oldukça gelişmiş bir zekâ, dikkat, çalışkanlık, sükûnet ve ağırbaşlılık ister."
-
Huzurlu, rahat olma; sükûn
- "Birdenbire kendinde müthiş bir sükûnet, tarifsiz bir rahatlık hissetti."
-
Dinme, yatışma
-
[isim]
Bakınız dinginlik