İçinde un olan 7 harfli 143 kelime var. İçerisinde UN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında un olan kelimeler listesine ya da sonu un ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UĞRUNDA

  1. [zarf] ...nın önünde
    • "Kışlanın uğrunda bir ufak mezar / Anama söylemen bağrını ezer" (Halk türküsü)
BOYUNCA

  1. [zarf] Boyu veya uzunluğu kadar
    • "Zaten yol boyunca hem lezzetli hem de buzdolabına taş çıkartacak sulardan geçeceğiz." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bakınız süresince
    • "Altı yıl boyunca beni hiç üzmediler, her zaman anlayışla, dostça davrandılar." (İnci Aral)
HAZIRUN

Kelime Kökeni: Arapça ḥāżirūn

  1. [isim] Bir toplantıya katılanlar
  2. Bir yerde o anda bulunanlar
    • "Vakit akşamdı, nihayet Kara Mürsel ve Abdurrahman da salona girdi, hazırunu hürmetle selamladılar." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
ODUNAĞA

  1. [sıfat, kaba konuşmada] Bakınız kalın kafalı
SOYUNTU

  1. [isim] Soyulup atılan şey
  2. [sıfat] Bir yer soyularak alınan
    • "Soyuntu eşya."
UNCULUK

  1. [isim] Un alıp satma işi
SOLUNUM

  1. [isim, biyoloji] Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket; teneffüs
  2. [bitki bilimi] Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket
MACUNCU

  1. [isim] Macun yapan veya satan kimse
    • "Birçok macuncuyla tartışır, en güzel kuvvet macununun hangisi olduğunu büyük bir sabırla araştırır idi." (Muzaffer İzgü)
MELUNCA

  1. [sıfat] Meluna yakışan, melun gibi
    • "O bakışta hiç de melunca bir kandırma fikri gizlenemez." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
BOZUNMA

  1. [isim] Bozunmak işi
KOYUNCU

  1. [isim] Koyun besleyen veya alıp satan kimse
TUNCELİ

  1. [isim] Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
GOCUNMA

  1. [isim] Gocunmak işi
KORUNGA

  1. [isim, bitki bilimi] Otsu, genellikle 30-70 santimetre boyunda, çok yıllık, pembe çiçekli, hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki (Onobrychis viciifolia)
KORUNMA

  1. [isim] Korunmak işi
    • "Ekinlerinizin korunması için de gereken tedbirleri alınız." (Necip Fazıl Kısakürek)
ZEYTUNİ

Kelime Kökeni: Arapça zeytūnī

  1. [isim, eskimiş] Bakınız zeytin rengi
UPUYGUN

  1. [sıfat] Çok uygun
    • "Bu, yeni toplumun değişme ruhuna, başarma gücüne, yenileşme coşkusuna upuygun bir şiirdi." (Vecihi Timuroğlu)
YOSUNLU

  1. [sıfat] Yosunu olan, yosunla kaplanmış olan
    • "Yosunlu kavuğumla yere yaslanmış bir taş üstüne çöküyorum." (Yusuf Ziya Ortaç)
DOKUNUM

  1. [isim, biyoloji] Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği; lamise
SÜKUNET

Kelime Kökeni: Arapça sukūnet

  1. [isim] Bakınız dinginlik
    • "İlim oldukça gelişmiş bir zekâ, dikkat, çalışkanlık, sükûnet ve ağırbaşlılık ister." (Mehmet Kaplan)
  2. Huzurlu, rahat olma; sükûn
    • "Birdenbire kendinde müthiş bir sükûnet, tarifsiz bir rahatlık hissetti." (Şevket Rado)
  3. Dinme, yatışma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü