İçinde un olan 7 harfli 143 kelime var. İçerisinde UN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında un olan kelimeler listesine ya da Sonu un ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ZEYTUNİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kahverengiye yakın yeşil renk
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim]
Kahverengiye yakın yeşil renk
- ODUNLUK
-
-
[isim]
Odun konulan yer
- "Aşağıda mutfak, yanında bir bulaşıkhane ile bir uşak odası, bir odunluk, bir kömürlük." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Odun durumuna getirilip yakılmaya elverişli (ağaç)
-
Kabalık, anlayışsızlık
-
[isim]
Odun konulan yer
- OLGUNCA
-
-
[sıfat]
Olgun gibi, olguna benzer
-
[zarf]
Olgun gibi, olguna benzer bir biçimde
-
[sıfat]
Olgun gibi, olguna benzer
- TAKUNYA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi, nalın
- "Bayramlarda ayağında takunya ile bayram yerlerine gittin." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi, nalın
- KOPUNTU
-
-
[isim]
Kopmuş parça
-
Diaspora
-
[isim]
Kopmuş parça
- KORUNAK
-
-
[isim]
Tehlikeden kurtulmak, korunmak için yapılmış yer
-
Sığınılan, saklanılan yapı, mağara gibi yer
- "Öyle bir savaştayım ki sığınağı, korunağı yok." (Turan Oflazoğlu)
-
Koruyan, esirgeyen, saklayan kimse
-
[isim]
Tehlikeden kurtulmak, korunmak için yapılmış yer
- KOYUNTU
-
-
[isim]
Sıkıntı, üzüntü, keder
-
Sopa, baston koymaya yarayan yer
- "Köroğlu azdıkça azar ve sonunda koyuntulardan birinin arkasına dayadığı bekçi sopası gibi bastonunu alırdı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Sıkıntı, üzüntü, keder
- SONUNDA
-
-
[zarf]
En son zamanda, nihayetinde
- "Söz verdim oğluma! Söz verdim" diye diretmişti ve sonunda araba alınmıştı." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
En son zamanda, nihayetinde
- DOKUNAÇ
-
-
[isim]
Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı
-
[isim]
Birçok omurgasız hayvanın başında bulunan, dokunmaya, tutmaya yarayan hareketli uzantı
- AFSUNCU
-
-
[isim]
Büyücü
-
[isim]
Büyücü
- HUŞUNET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sertlik, kabalık, kırıcılık
-
[isim]
Sertlik, kabalık, kırıcılık
- KOVUNTU
-
-
[isim]
Kovulmuş kimse
-
[isim]
Kovulmuş kimse
- SUNİLİK
-
-
[isim]
Yapma, yapay olma durumu veya özelliği, yapaylık
-
[isim]
Yapma, yapay olma durumu veya özelliği, yapaylık
- SOLUNMA
-
-
[isim]
Solunmak işi
-
[isim]
Solunmak işi
- KUSUNTU
-
-
[isim]
Kusmuk
-
[isim]
Kusmuk
- FÜSUNLU
- ...
- BOZUNMA
-
-
[isim]
Bozunmak işi
-
[isim]
Bozunmak işi
- YOLUNMA
-
-
[isim]
Yolunmak işi
-
[isim]
Yolunmak işi
- BURUNLU
-
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde burnu olan
- "Dördü de birbirine benzeyen zayıf, kanca burunlu çocuklardı." (Haldun Taner)
-
Çıkıntısı olan
-
Kendini beğenmiş, kibirli
-
[sıfat]
Herhangi bir biçimde burnu olan
- ODUNCUL
-
-
[isim]
Odunla beslenen böcek
-
[isim]
Odunla beslenen böcek