İçinde un olan 7 harfli 143 kelime var. İçerisinde UN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında un olan kelimeler listesine ya da Sonu un ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KORKUNÇ

  1. Çok korkulu, korku veren, dehşete düşüren, müthiş
    • "Bizi buraya getiren arabacı yolda birtakım korkunç şeyler söyledi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Herhangi bir özelliğiyle şaşkınlık veren
  3. Çok aşırı, pek çok, güçlü, şiddetli
    • "Kendini korkunç bir pehlivan sanırmış ki adını Çelikkol koymuş." (Memduh Şevket Esendal)

ODUNCUL

  1. [isim] Odunla beslenen böcek

BUNAKÇA

  1. [zarf] Bunak gibi

AFSUNCU

  1. [isim] Büyücü

SOYUNUŞ

  1. [isim] Soyunma işi veya biçimi

SAVUNUŞ

  1. [isim] Savunma işi veya biçimi

BUNALMA

  1. [isim] Bunalmak işi

BOZUNUM

  1. [isim] Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon
  2. Işınetkin bir çekirdeğin ışınım salarak değişikliğe uğraması olayı, dejenerasyon

SÜKUNET
...
SONUNDA

  1. [zarf] En son zamanda, nihayetinde
    • "Söz verdim oğluma! Söz verdim" diye diretmişti ve sonunda araba alınmıştı." (Refik Halit Karay)

AFSUNLU

  1. [sıfat] Büyülü, sihirli, füsunkâr

CİLASUN

Kelime Kökeni : Moğolca

  1. [isim] Yiğit, eli çabuk, becerikli kimse

UPUYGUN

  1. [sıfat] Çok uygun, tastamam

ODUNSUZ
...
BUNAMAK

  1. [nsz] Çeşitli sebeplerle zihin gücünü yitirerek ne yaptığını bilemez duruma gelmek, ateh getirmek

OVUNMAK

  1. [nsz] Ovma işi yapılmak

SOYUNTU

  1. [isim] Soyulup atılan şey
  2. [sıfat] Bir yer soyularak alınan
    • "Soyuntu eşya."

ZORUNLU

  1. [sıfat] Kesin olarak gereksinim duyulan, zaruri, mecburi, ıstırari
    • "Tanzimat, gecikmiş de olsa zorunlu, kaçınılmaz bir atılımdı." (Necati Cumalı)
  2. Doğal olarak kaçınılması imkânsız olan, olumsal karşıtı

KAVUNCU

  1. [isim] Kavun satan kimse

BOĞUNTU

  1. [isim] Zor soluk alma
  2. Sıkıntı
    • "Sen hiçbir zaman bilmeyeceksin bu korkunç boğuntuyu, bu çaresizliği." (Nazlı Eray)
  3. Bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi, vurgunculuk, ihtikâr
    • "Boğuntuya biterim, Mustafa kardeşim." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü