İçinde un olan 7 harfli 143 kelime var. İçerisinde UN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında un olan kelimeler listesine ya da Sonu un ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KORKUNÇ
-
-
Çok korkulu, korku veren, dehşete düşüren, müthiş
- "Bizi buraya getiren arabacı yolda birtakım korkunç şeyler söyledi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Herhangi bir özelliğiyle şaşkınlık veren
-
Çok aşırı, pek çok, güçlü, şiddetli
- "Kendini korkunç bir pehlivan sanırmış ki adını Çelikkol koymuş." (Memduh Şevket Esendal)
-
Çok korkulu, korku veren, dehşete düşüren, müthiş
- ODUNCUL
-
-
[isim]
Odunla beslenen böcek
-
[isim]
Odunla beslenen böcek
- BUNAKÇA
-
-
[zarf]
Bunak gibi
-
[zarf]
Bunak gibi
- AFSUNCU
-
-
[isim]
Büyücü
-
[isim]
Büyücü
- SOYUNUŞ
-
-
[isim]
Soyunma işi veya biçimi
-
[isim]
Soyunma işi veya biçimi
- SAVUNUŞ
-
-
[isim]
Savunma işi veya biçimi
-
[isim]
Savunma işi veya biçimi
- BUNALMA
-
-
[isim]
Bunalmak işi
-
[isim]
Bunalmak işi
- BOZUNUM
-
-
[isim]
Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon
-
Işınetkin bir çekirdeğin ışınım salarak değişikliğe uğraması olayı, dejenerasyon
-
[isim]
Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon
- SÜKUNET
- ...
- SONUNDA
-
-
[zarf]
En son zamanda, nihayetinde
- "Söz verdim oğluma! Söz verdim" diye diretmişti ve sonunda araba alınmıştı." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
En son zamanda, nihayetinde
- AFSUNLU
-
-
[sıfat]
Büyülü, sihirli, füsunkâr
-
[sıfat]
Büyülü, sihirli, füsunkâr
- CİLASUN
-
Kelime Kökeni : Moğolca
-
[isim]
Yiğit, eli çabuk, becerikli kimse
-
[isim]
Yiğit, eli çabuk, becerikli kimse
- UPUYGUN
-
-
[sıfat]
Çok uygun, tastamam
-
[sıfat]
Çok uygun, tastamam
- ODUNSUZ
- ...
- BUNAMAK
-
-
[nsz]
Çeşitli sebeplerle zihin gücünü yitirerek ne yaptığını bilemez duruma gelmek, ateh getirmek
-
[nsz]
Çeşitli sebeplerle zihin gücünü yitirerek ne yaptığını bilemez duruma gelmek, ateh getirmek
- OVUNMAK
-
-
[nsz]
Ovma işi yapılmak
-
[nsz]
Ovma işi yapılmak
- SOYUNTU
-
-
[isim]
Soyulup atılan şey
-
[sıfat]
Bir yer soyularak alınan
- "Soyuntu eşya."
-
[isim]
Soyulup atılan şey
- ZORUNLU
-
-
[sıfat]
Kesin olarak gereksinim duyulan, zaruri, mecburi, ıstırari
- "Tanzimat, gecikmiş de olsa zorunlu, kaçınılmaz bir atılımdı." (Necati Cumalı)
-
Doğal olarak kaçınılması imkânsız olan, olumsal karşıtı
-
[sıfat]
Kesin olarak gereksinim duyulan, zaruri, mecburi, ıstırari
- KAVUNCU
-
-
[isim]
Kavun satan kimse
-
[isim]
Kavun satan kimse
- BOĞUNTU
-
-
[isim]
Zor soluk alma
-
Sıkıntı
- "Sen hiçbir zaman bilmeyeceksin bu korkunç boğuntuyu, bu çaresizliği." (Nazlı Eray)
-
Bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi, vurgunculuk, ihtikâr
- "Boğuntuya biterim, Mustafa kardeşim." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[isim]
Zor soluk alma