İçinde un olan 6 harfli 108 kelime var. İçerisinde UN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında un olan kelimeler listesine ya da sonu un ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BRUNEİ
-
-
[isim]
Güneydoğu Asya'da, Borneo Adası'nın kuzeyinde bir ülke; başkenti Bandar Seri Begawan
-
[isim]
Güneydoğu Asya'da, Borneo Adası'nın kuzeyinde bir ülke; başkenti Bandar Seri Begawan
- SOLGUN
-
-
[sıfat]
Rengini, tazeliğini, canlılığını veya parlaklığını yitirmiş olan, solmuş
- "Öyle solgun, öyle zayıftı ki bir yolcudan ziyade bir hastaya benziyordu."
-
[sıfat]
Rengini, tazeliğini, canlılığını veya parlaklığını yitirmiş olan, solmuş
- TARHUN
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭarḫūn
-
[isim, bitki bilimi]
Birleşikgillerden, hekimlikte kullanılan, güzel kokulu bir bitki (Artemisia dracunculus)
-
[isim, bitki bilimi]
Birleşikgillerden, hekimlikte kullanılan, güzel kokulu bir bitki (Artemisia dracunculus)
- SARDUN
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, denizcilik]
Balıkçıların kullandığı bir halat türü
-
[isim, denizcilik]
Balıkçıların kullandığı bir halat türü
- BUNAMA
-
-
[isim, tıp]
Yaşlanma veya bazı sinir hastalıklarına bağlı olarak başta bellekte olmak üzere zihinsel işlevlerde bozulma; ateh
-
[isim, tıp]
Yaşlanma veya bazı sinir hastalıklarına bağlı olarak başta bellekte olmak üzere zihinsel işlevlerde bozulma; ateh
- KUNGFU
-
Kelime Kökeni: Çince
-
[isim, spor]
Kendini savunma temeline dayalı Çin kökenli spor
-
[isim, spor]
Kendini savunma temeline dayalı Çin kökenli spor
- UNUTUŞ
-
-
[isim]
Unutmak durumu
- "Kafamın içinde, belleğimin üzerine dağlarca yığılmış unutuş toprağı birden korkunç bir heyelanla kaymaya başladı."
-
[isim]
Unutmak durumu
- USTUNÇ
-
Kelime Kökeni: İtalyanca astuccio
-
[isim]
Bir kutu içinde taşınabilir kesici, delici, dağlayıcı cerrahi aletleri
-
[isim]
Bir kutu içinde taşınabilir kesici, delici, dağlayıcı cerrahi aletleri
- SOYGUN
-
-
[isim]
Genellikle çete durumunda bir araya gelmiş haydutlar tarafından yapılan silahlı hırsızlık
- "Kanunu kendin bilmez değilsin, soygundan önce, soygundan sonra birini öldürürsek bizi asarlar."
-
Hiçbir emek harcamadan ve yolsuz olarak elde edilen büyük kazanç, vurgun
-
[isim]
Genellikle çete durumunda bir araya gelmiş haydutlar tarafından yapılan silahlı hırsızlık
- AVUNTU
-
-
[isim]
İnsanı avutan söz veya davranış, oyalanacak şey; avunç, teselli
- "Aldanışta avuntuyu bulmak bir rakı kadehinin içinde boğulup ölmek gibi bir şeydir."
-
[isim]
Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme; avunç, teselli
- "İnsanoğlu durumu bozulunca ille bir yerden bunun avuntusunu arayıp buluyor."
-
[isim]
İnsanı avutan söz veya davranış, oyalanacak şey; avunç, teselli
- ONUNCU
-
-
[sıfat]
On sayısının sıra sıfatı, sırada dokuzuncudan sonra gelen
- "Gün Apartmanı’na geldiğimizde Özgün kornaya bastı ve onuncu kattan Gülgün’ün aşağı sarkarak el salladığını gördüm."
-
[sıfat]
On sayısının sıra sıfatı, sırada dokuzuncudan sonra gelen
- COŞKUN
-
-
[sıfat]
Coşmuş olan; celalli, vectli
- "Hayır, sular ne kadar coşkun olsa ben giderim."
-
Bakınız coşkulu
- "Sevda, dedim, gönlümde bir coşkun ateş dalgalandı / Gözüm daldı, hayalimde yine binbir zevk uyandı"
-
[sıfat]
Coşmuş olan; celalli, vectli
- PUNTEL
-
Kelime Kökeni: İtalyanca puntello
-
[isim, denizcilik]
Güvertenin kuvvetlendirilmesi için alttan dikine konan destek
-
Tehlike sınırlarını belirtmek üzere küpeşteler hizasına ve diğer yerlere konulan dikme
-
[isim, denizcilik]
Güvertenin kuvvetlendirilmesi için alttan dikine konan destek
- MESKUN
-
Kelime Kökeni: Arapça meskūn
-
[sıfat]
İnsan oturan, şeneltilmiş (yer)
- "Kürekleri var gücüyle çekerek meskûn adanın kömür iskelesine yanaştı."
-
Yurt edinilmiş (yer)
-
[sıfat]
İnsan oturan, şeneltilmiş (yer)
- UYUNTU
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız uyuşuk
- "Böyle iftiracı, ahlaksız, uyuntu, serkeş herif acaba nerde görülmüştür?"
-
[mecaz]
Onun bunun ardına takılan, kişiliksiz olan
-
[sıfat, ağızlardan]
Bakınız uyuşuk
- UYUNMA
-
-
[isim]
Uyunmak işi
-
[isim]
Uyunmak işi
- OVUNMA
-
-
[isim]
Ovunmak işi
-
[isim]
Ovunmak işi
- GÜLGUN
-
Kelime Kökeni: Farsça gul-gūn
-
[isim]
Gül renkli, pembe
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Ateş doludur tutma, yanarsın / Karşında şu gülgûn piyale"
-
[isim]
Gül renkli, pembe
- AVUNMA
-
-
[isim]
Avunmak işi; teselli
- "Avunma kültürü gençliği sarsıyor ama bu arada gençlerin yaşı ilerliyor."
-
[isim]
Avunmak işi; teselli
- MEVZUN
-
Kelime Kökeni: Arapça mevzūn
-
[sıfat, eskimiş]
Biçimli, düzgün, oranlı olan
- "Mevzun vücut."
-
[edebiyat]
Bakınız ölçülü
- "Olsa olsa mevzun cümlelerden mürekkep bir parçayı iyi kıraat etmiş olur."
-
[sıfat, eskimiş]
Biçimli, düzgün, oranlı olan