İçinde umu olan 9 harfli 20 kelime var. İçerisinde UMU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında umu olan kelimeler listesine ya da sonu umu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UMUTLANMA
-
-
[isim]
Umutlanmak durumu; ümitlenme
-
[isim]
Umutlanmak durumu; ümitlenme
- UMUTLULUK
-
-
[isim]
Umutlu olma durumu; ümitlilik
- "Günlük yaşamımıza şöyle bir baksak her edimimizin altında umutluluk bulunmadığını görürüz."
-
[isim]
Umutlu olma durumu; ümitlilik
- UMURSAYIŞ
-
-
[isim]
Umursamak durumu
-
[isim]
Umursamak durumu
- YUMUŞATIŞ
-
-
[isim]
Yumuşatmak işi
-
[isim]
Yumuşatmak işi
- YUMUŞACIK
-
-
[sıfat]
Hoşa giden, istenilen yumuşaklıkta olan, çok yumuşak olan
- "Huyu da ipeksi saçları gibi yumuşacıktı."
-
[sıfat]
Hoşa giden, istenilen yumuşaklıkta olan, çok yumuşak olan
- UMULMADIK
-
-
[sıfat]
Beklenmeyen, umulmayan
- "Gerek bu başarısızlığın gerekse gittikçe sertleşen siyasal uğraşının dalgalandırıldığı ortamda sinemacıların çoğundaki eziklik en umulmadık tepkilerle dışarıya vurur."
-
[sıfat]
Beklenmeyen, umulmayan
- OKUMUŞLUK
-
-
[isim]
Okuryazar, öğrenim görmüş olma durumu
- "Okumuşluk yabancı etkilere açılmak demektir ve bu da dili az çok değiştirir."
-
[isim]
Okuryazar, öğrenim görmüş olma durumu
- YUMUŞAMAK
-
-
[nesnesiz]
Sertliği kalmamak, yumuşak duruma gelmek
-
[mecaz]
Öfkesi, kızgınlığı, inadı geçmek
- "Kurt Hoca şimdi yumuşamış, el pençe divan duruyordu."
-
[dil bilgisi]
Bakınız tonlulaşmak
-
[nesnesiz]
Sertliği kalmamak, yumuşak duruma gelmek
- YUMUŞATMA
-
-
[isim]
Yumuşatmak işi veya durumu
- "Sonra belki de o ihtilalci tonunu yumuşatmaya başlamıştı."
-
[spor]
Yoğun alıştırmalardan sonra bir kası hiçbir gerginlik veya kasılma bırakmadan dinlendirme
-
[isim]
Yumuşatmak işi veya durumu
- YUMURTACI
-
-
[isim]
Yumurta alıp satan kimse
-
[isim]
Yumurta alıp satan kimse
- KUŞLOKUMU
-
-
[isim]
Yumurta, un ve şekerle yapılan bir kurabiye türü
-
[isim]
Yumurta, un ve şekerle yapılan bir kurabiye türü
- UMURSANMA
-
-
[isim]
Umursanmak durumu
- "Ünlü olma tutkusu çok sayıda insan tarafından ille de umursanma ihtiyacıdır."
-
[isim]
Umursanmak durumu
- YUMUŞAKÇA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Yumuşak vücutlu, omurgasız hayvan
-
[sıfat]
Biraz yumuşak
-
[zarf]
Yumuşak bir biçimde
- "Belinden kavrayıp demin çıktığı kapıdan içeriye yumuşakça sürükledim."
-
[isim, hayvan bilimi]
Yumuşak vücutlu, omurgasız hayvan
- YUMUŞAYIŞ
-
-
[isim]
Yumuşamak işi veya durumu
-
[isim]
Yumuşamak işi veya durumu
- UMURLAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi önemsemek, dikkate almak
- "Onun için annesini ileri sürdüğüm zaman umurlamadı."
-
[-i]
Bir şeyi önemsemek, dikkate almak
- UMURSAMAK
-
-
[-i]
Aldırış etmek, önem vermek
- "Politikayı zerre kadar umursadığı yoktu."
-
[-i]
Aldırış etmek, önem vermek
- UMUTLANIŞ
-
-
[isim]
Umutlanmak işi; ümitleniş
-
[isim]
Umutlanmak işi; ümitleniş
- UMUTSUZCA
-
-
[zarf]
Umutsuz bir biçimde; ümitsizce
- "Garsona umutsuzca bir göz attıktan sonra eldiveninin sol tekini çıkardı."
-
[zarf]
Umutsuz bir biçimde; ümitsizce
- UMURSAMAZ
-
-
[sıfat]
Umursamayan, aldırış etmeyen
- "Yabancı bir atın bir otluk altında yarı cansız yattığını duyan köylüler umursamaz adımlarla otluğun yanına geldiler."
-
[zarf]
Umursamayan biçimde, aldırış etmeden
- "Söylediklerim ondan çok benim canımı acıtırken hâlâ umursamaz davranıyordum."
-
[sıfat]
Umursamayan, aldırış etmeyen
- NUMUNELİK
-
-
[sıfat]
Bakınız örneklik
-
[mecaz]
Örnek alınamayacak kadar tuhaf
- "Ortanca hanım dedikleri, Tayfur'un teyzesi de numunelikti."
-
[sıfat]
Bakınız örneklik