İçinde umu olan 9 harfli 20 kelime var. İçerisinde UMU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında umu olan kelimeler listesine ya da sonu umu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UMUTLANMA

  1. [isim] Umutlanmak durumu; ümitlenme
UMUTLULUK

  1. [isim] Umutlu olma durumu; ümitlilik
    • "Günlük yaşamımıza şöyle bir baksak her edimimizin altında umutluluk bulunmadığını görürüz." (Melih Cevdet Anday)
UMURSAYIŞ

  1. [isim] Umursamak durumu
YUMUŞATIŞ

  1. [isim] Yumuşatmak işi
YUMUŞACIK

  1. [sıfat] Hoşa giden, istenilen yumuşaklıkta olan, çok yumuşak olan
    • "Huyu da ipeksi saçları gibi yumuşacıktı." (Erendiz Atasü)
UMULMADIK

  1. [sıfat] Beklenmeyen, umulmayan
    • "Gerek bu başarısızlığın gerekse gittikçe sertleşen siyasal uğraşının dalgalandırıldığı ortamda sinemacıların çoğundaki eziklik en umulmadık tepkilerle dışarıya vurur." (Fikret Hakan)
OKUMUŞLUK

  1. [isim] Okuryazar, öğrenim görmüş olma durumu
    • "Okumuşluk yabancı etkilere açılmak demektir ve bu da dili az çok değiştirir." (Melih Cevdet Anday)
YUMUŞAMAK

  1. [nesnesiz] Sertliği kalmamak, yumuşak duruma gelmek
  2. [mecaz] Öfkesi, kızgınlığı, inadı geçmek
    • "Kurt Hoca şimdi yumuşamış, el pençe divan duruyordu." (Ömer Seyfettin)
  3. [dil bilgisi] Bakınız tonlulaşmak
YUMUŞATMA

  1. [isim] Yumuşatmak işi veya durumu
    • "Sonra belki de o ihtilalci tonunu yumuşatmaya başlamıştı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [spor] Yoğun alıştırmalardan sonra bir kası hiçbir gerginlik veya kasılma bırakmadan dinlendirme
YUMURTACI

  1. [isim] Yumurta alıp satan kimse
KUŞLOKUMU

  1. [isim] Yumurta, un ve şekerle yapılan bir kurabiye türü
UMURSANMA

  1. [isim] Umursanmak durumu
    • "Ünlü olma tutkusu çok sayıda insan tarafından ille de umursanma ihtiyacıdır." (Nil Gün)
YUMUŞAKÇA

  1. [isim, hayvan bilimi] Yumuşak vücutlu, omurgasız hayvan
  2. [sıfat] Biraz yumuşak
  3. [zarf] Yumuşak bir biçimde
    • "Belinden kavrayıp demin çıktığı kapıdan içeriye yumuşakça sürükledim." (Refik Halit Karay)
YUMUŞAYIŞ

  1. [isim] Yumuşamak işi veya durumu
UMURLAMAK

  1. [-i] Bir şeyi önemsemek, dikkate almak
    • "Onun için annesini ileri sürdüğüm zaman umurlamadı." (Mahmut Attilâ)
UMURSAMAK

  1. [-i] Aldırış etmek, önem vermek
    • "Politikayı zerre kadar umursadığı yoktu." (Tarık Buğra)
UMUTLANIŞ

  1. [isim] Umutlanmak işi; ümitleniş
UMUTSUZCA

  1. [zarf] Umutsuz bir biçimde; ümitsizce
    • "Garsona umutsuzca bir göz attıktan sonra eldiveninin sol tekini çıkardı." (Rıfat Ilgaz)
UMURSAMAZ

  1. [sıfat] Umursamayan, aldırış etmeyen
    • "Yabancı bir atın bir otluk altında yarı cansız yattığını duyan köylüler umursamaz adımlarla otluğun yanına geldiler." (Abbas Sayar)
  2. [zarf] Umursamayan biçimde, aldırış etmeden
    • "Söylediklerim ondan çok benim canımı acıtırken hâlâ umursamaz davranıyordum." (Emine Can)
NUMUNELİK

  1. [sıfat] Bakınız örneklik
  2. [mecaz] Örnek alınamayacak kadar tuhaf
    • "Ortanca hanım dedikleri, Tayfur'un teyzesi de numunelikti." (Sermet Muhtar Alus)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü