İçinde umu olan 7 harfli 9 kelime var. İçerisinde UMU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında umu olan kelimeler listesine ya da sonu umu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HUMUSLU

  1. [sıfat] İçinde humus bulunan
KUMUKÇA

  1. [isim] Bakınız Kumuk Türkçesi
YUMUŞAK

  1. [sıfat] Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
    • "Pamuk yumuşaktır."
  2. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı
    • "Kadife gibi ince ve yumuşak olan bu arakiyeler de çok iyi saklanmıştır." (Asaf Halet Çelebi)
  3. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran
    • "Yerde yumuşak kilimler serili geniş odasına bağdaş kurup yerleşiriz." (Azra Erhat)
  4. Kolaylıkla işlenebilen
    • "Uzun gagasını yumuşak topraklara sokar, otların kökündeki yaşlığı emerek yaşarmış." (Memduh Şevket Esendal)
  5. Kolay çiğnenen, kolay kesilen
    • "Yumuşak ekmek."
  6. Ilıman olan (iklim), sert karşıtı
    • "Yumuşak iklim. Yumuşak hava."
  7. [mecaz] Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen
  8. [mecaz] Okşayıcı, tatlı, hoş
    • "Gözleri yan aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
  9. [mecaz] Sessiz, hafif
    • "Onun içinde mutlaka sönüp yanan gizli yumuşak ışıklarla fosforlu bir parıldayış vardır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  10. [dil bilgisi] Bakınız tonlu
BİLUMUM

Kelime Kökeni: Arapça bi'l-ʿumūm

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız bütün
    • "Bu tebligat Anadolu ve Rumeli'de bulunan bilumum ordu ve kolordu kumandanlarına tebliğ olunmuştur." (Atatürk)
UMULMAK

  1. [nesnesiz] Umma durumu yaratılmak veya umma durumuna konu olmak
    • "Ne kadar beklenmez, umulmaz iş varsa benim karşıma çıkıyor." (Peyami Safa)
UMUTSUZ

  1. [sıfat] Umudu olmayan, hiç umudu kalmayan; ümitsiz, nevmit
    • "Pamuk tarlaları kavrulmuş, çocuklar hasta, kadınlar güçsüz, erler umutsuzdu." (Nezihe Araz)
  2. Düzeleceği veya iyileşeceği sanılmayan; ümitsiz
    • "Ama mektubundan umutsuz hasta olduğunu öğrenince, içimde anlatılmaz bir acı ve acıma duydum." (Aziz Nesin)
YUMULMA

  1. [isim] Yumulmak işi
YUMURTA

  1. [isim, biyoloji] Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre
    • "Balık yumurtası. Böcek yumurtası."
  2. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi
  3. Tavuk yumurtası
    • "İki sarılı yumurta yumurtlayan bu canım legornlar iki üç gün ara ile birer birer helak olup gitmişlerdi." (Haldun Taner)
  4. [anatomi] Bakınız taşak
    • "Koç yumurtası."
  5. [ağızlardan] Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp
RUMUZLU

  1. [sıfat] Rumuzu olan, rumuzla anlatılan
    • "Hilmi Efendi bütün bu yarı rumuzlu sözlerden anlamıştı." (Refik Halit Karay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü