İçinde umu olan 7 harfli 9 kelime var. İçerisinde UMU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında umu olan kelimeler listesine ya da sonu umu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HUMUSLU
-
-
[sıfat]
İçinde humus bulunan
-
[sıfat]
İçinde humus bulunan
- KUMUKÇA
-
-
[isim]
Bakınız Kumuk Türkçesi
-
[isim]
Bakınız Kumuk Türkçesi
- YUMUŞAK
-
-
[sıfat]
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
- "Pamuk yumuşaktır."
-
Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı
- "Kadife gibi ince ve yumuşak olan bu arakiyeler de çok iyi saklanmıştır."
-
Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran
- "Yerde yumuşak kilimler serili geniş odasına bağdaş kurup yerleşiriz."
-
Kolaylıkla işlenebilen
- "Uzun gagasını yumuşak topraklara sokar, otların kökündeki yaşlığı emerek yaşarmış."
-
Kolay çiğnenen, kolay kesilen
- "Yumuşak ekmek."
-
Ilıman olan (iklim), sert karşıtı
- "Yumuşak iklim. Yumuşak hava."
-
[mecaz]
Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen
-
[mecaz]
Okşayıcı, tatlı, hoş
- "Gözleri yan aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor."
-
[mecaz]
Sessiz, hafif
- "Onun içinde mutlaka sönüp yanan gizli yumuşak ışıklarla fosforlu bir parıldayış vardır."
-
[dil bilgisi]
Bakınız tonlu
-
[sıfat]
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
- BİLUMUM
-
Kelime Kökeni: Arapça bi'l-ʿumūm
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız bütün
- "Bu tebligat Anadolu ve Rumeli'de bulunan bilumum ordu ve kolordu kumandanlarına tebliğ olunmuştur."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız bütün
- UMULMAK
-
-
[nesnesiz]
Umma durumu yaratılmak veya umma durumuna konu olmak
- "Ne kadar beklenmez, umulmaz iş varsa benim karşıma çıkıyor."
-
[nesnesiz]
Umma durumu yaratılmak veya umma durumuna konu olmak
- UMUTSUZ
-
-
[sıfat]
Umudu olmayan, hiç umudu kalmayan; ümitsiz, nevmit
- "Pamuk tarlaları kavrulmuş, çocuklar hasta, kadınlar güçsüz, erler umutsuzdu."
-
Düzeleceği veya iyileşeceği sanılmayan; ümitsiz
- "Ama mektubundan umutsuz hasta olduğunu öğrenince, içimde anlatılmaz bir acı ve acıma duydum."
-
[sıfat]
Umudu olmayan, hiç umudu kalmayan; ümitsiz, nevmit
- YUMULMA
-
-
[isim]
Yumulmak işi
-
[isim]
Yumulmak işi
- YUMURTA
-
-
[isim, biyoloji]
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre
- "Balık yumurtası. Böcek yumurtası."
-
Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi
-
Tavuk yumurtası
- "İki sarılı yumurta yumurtlayan bu canım legornlar iki üç gün ara ile birer birer helak olup gitmişlerdi."
-
[anatomi]
Bakınız taşak
- "Koç yumurtası."
-
[ağızlardan]
Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp
-
[isim, biyoloji]
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre
- RUMUZLU
-
-
[sıfat]
Rumuzu olan, rumuzla anlatılan
- "Hilmi Efendi bütün bu yarı rumuzlu sözlerden anlamıştı."
-
[sıfat]
Rumuzu olan, rumuzla anlatılan