İçinde umu olan 10 harfli 14 kelime var. İçerisinde UMU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında umu olan kelimeler listesine ya da sonu umu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YUMUŞATMAK

  1. [-i] Sertliğini gidermek, yumuşak duruma getirmek
  2. [mecaz] Kabalığını, katılığını, sertliğini veya acımasızlığını ortadan kaldıracak duruma getirmek
    • "Karşıma geçip beni yumuşatınca razı olup susuyordum." (Sermet Muhtar Alus)
UMUTLANMAK

  1. [nesnesiz] Bir şeyin olmasını inançla beklemek; ümitlenmek
    • "Beş on adım sonra gene kimseler görünmeyince umutlandı." (Kemal Tahir)
YUMUŞAKLIK

  1. [isim] Yumuşak olma durumu; mülayemet
    • "Göğsünde ilk defa bir kadın vücudunun sıcaklığını, yumuşaklığını hissediyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [dil bilgisi] Bakınız tonluluk
YUMURTLAMA

  1. [isim] Yumurtlamak işi
YUMUKLAŞMA

  1. [isim] Yumuklaşmak işi
YUMUŞATICI

  1. [isim] Yumuşamayı sağlayan kimyasal madde
  2. [mecaz] Teskin edici
    • "Birçok hastalıkların tam ilacı değilse bile iyi kötü bir yumuşatıcısı vardır." (Reşat Nuri Güntekin)
YUMURTALIK

  1. [isim, anatomi] Canlılarda dişi üreme hücrelerini veren organ; mebiz
  2. Haşlanmış yumurtayı içine dik olarak koymaya yarayan, fincana benzer kap
  3. Buzdolabında yumurta koymaya ayrılmış özel bölüm
UMUTSUZLUK

  1. [isim] Umutsuz olma durumu; ümitsizlik
    • "Denizcileri umutsuzluk sardı." (Halikarnas Balıkçısı)
UMUMİLEŞME

  1. [isim] Bakınız genelleşme
    • "Böyle olanları arasında zamanla yayılmış ve umumileşmeye başlamışlarına da rastlanır." (Hilmi Ziya Ülken)
UMURSANMAK

  1. [nesnesiz] Umursama durumuna konu olmak
    • "Hiçbir zaman başkaları muhatap alınmadı, umursanmadı ve hep birbirine muhtaç iki kişi, iki talip, iki hayran olarak kaldılar." (Enes Baba)
YUMURTAMSI

  1. [sıfat] Bakınız oval
UMUMİYETLE

  1. [zarf] Bakınız genellikle
    • "Tarihçiler umumiyetle geçmişi mukadder, geleceği ise belirlenmemiş telakki ederler." (Cemil Meriç)
YUMURTACIK

  1. [isim, biyoloji] Canlılarda dişinin, döllenip oğulcuk durumuna gelmesi için çıkardığı üreme hücresi
  2. [bitki bilimi] Kapalı tohumlularda, döllenmeden sonra değişikliğe uğrayarak tohumu oluşturan bölüm
UMURGÖRMÜŞ

  1. [sıfat] Önemli görevlerde bulunmuş (kimse)
  2. Görgülü, olgun (kimse)
  3. Deneyimi çok olan
    • "O zamanlar ‘Kutluk’ derler güngörmüş, umurgörmüş bir Akça Koca varmış." (Eflâtun Cem Güney)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü