İçinde um olan 7 harfli 119 kelime var. İçerisinde UM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında um olan kelimeler listesine ya da Sonu um ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YUMUŞAK

  1. [sıfat] Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı
    • "Pamuk yumuşaktır."
  2. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı
    • "Yaş dallar yumuşak olur. Yumuşak kumaş."
  3. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran
    • "... yumuşak lepiska saçlarına amiyane bir perişanlık gelmişti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Kolaylıkla işlenebilen
    • "Uzun gagasını yumuşak topraklara sokar, otların kökündeki yaşlığı emerek yaşarmış." (Memduh Şevket Esendal)
  5. Kolay çiğnenen, kolay kesilen
    • "Yumuşak ekmek."
  6. Ilıman (iklim), sert karşıtı
    • "Yumuşak iklim. Yumuşak hava."
  7. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal
  8. Okşayıcı, tatlı, hoş
    • "Gözleri yan aralık, kirpiklerinin arasından bana her zamanki yumuşak, tatlı, sonsuz şefkatiyle bakıyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
  9. Sessiz, hafif
    • "Onun içinde mutlaka sönüp yanan gizli yumuşak ışıklarla fosforlu bir parıldayış vardır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  10. Ötümlü

KUYUMCU

  1. [isim] Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, mücevherci, cevahirci
    • "Kuyumcu vitrini önünde nadir bir zümrüdü seyrettiğim sırada yanıma sokulmuş..." (Hüseyin Cahit Yalçın)

TUTULUM

  1. [isim] Bir yıl boyunca güneşin gök küresi üzerinde çizdiği çemberin sınırladığı daire, ekliptik

RUMUZLU

  1. [sıfat] Rumuzu olan
    • "Hilmi Efendi bütün bu yarı rumuzlu sözlerden anlamıştı." (Refik Halit Karay)

LÜZUMLU

  1. [sıfat] Gerek, gerekli, lazım

MASUMCA

  1. [zarf] Suçsuz, temiz, masum bir biçimde, masumane

ERBİYUM

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Atom numarası 68, atom ağırlığı 167,2 olan, tabiatta çok az bulunan, uygulama alanı olmayan bir element (simgesi Er)

MERHUME

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Ölmüş Müslüman (kadın), rahmetli
    • "Merhumenin vasiyeti varmış, Karacaahmet'e defnolunacak." (Memduh Şevket Esendal)

HÜKUMET
...
KUMANYA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Yolculuk için hazırlanan yiyecek, azık
    • "Her sabah, dağarcığına kumanyasını kor, çıngıraklı kara keçilerini patikalardan dağ aralıklarına sürerdi." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Sefer durumundaki askerler için hazırlanan yiyecek

OTURTUM

  1. [isim] Bir müzik parçasının seslendirilişinde insan sesleri ile çalgıların görevlendiriliş düzeni

KUMUKÇA
...
KUANTUM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bir dalganın olası değerlerinin alt değer kümelerinden biri

İNDİYUM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 49, atom ağırlığı 114,8 olan, gümüş parlaklığında, kurşundan daha kolay ezilen yumuşak bir element (simgesi In)

İRİDYUM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 77, atom ağırlığı 193,1, yoğunluğu 22,4 olan ve platin filizlerinde bulunan değerli bir element (simgesi Ir)

KUMASIZ

  1. [sıfat] Kuması olmayan

MANZUME

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Şiir, nazım
    • "Başladı kâh ezbere, kâh cep defterinden manzumeler okumağa." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Dizge

BORUMSU
...
OLUMSAL

  1. [sıfat] Olması kadar olmaması da mümkün bulunan, zorunlu karşıtı

UMDURMA

  1. [isim] Umdurmak işi veya durumu

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü