İçinde um olan 6 harfli 87 kelime var. İçerisinde UM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında um olan kelimeler listesine ya da Sonu um ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TUMŞUK
-
-
[isim]
Papağan, kartal vb. kuşların kemerli gagası
-
[isim]
Papağan, kartal vb. kuşların kemerli gagası
- SORUMA
-
-
[isim]
Sorumak işi
-
[isim]
Sorumak işi
- UMUTLU
-
-
[sıfat]
Umudu olan, umut besleyen, ümitli
- "Bazı defa umutluyuz, bazen umutsuz... Bazı kere de o fena görüyorsa ben iyiye yürüyorum." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Umudu olan, umut besleyen, ümitli
- TOZUMA
-
-
[isim]
Tozumak işi
-
[isim]
Tozumak işi
- KUMALI
-
-
[sıfat]
Kuması olan
-
[sıfat]
Kuması olan
- OKUMAK
-
-
[-i]
Yazıya geçirilmiş bir metne bakarak bunu sessizce çözümleyip anlamak veya aynı zamanda seslere çevirmek
- "Bana umutsuz bir sesle son raporları okudu." (Falih Rıfkı Atay)
- "Gerçi her gece yatmadan evvel okuyup üflerse de çok geçmeden yine uyanır ve kalkardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[nsz]
Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek
- "Gazete bile okumak istemiyorum." (Burhan Felek)
-
[nsz]
Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek
- "Çabuk dil öğrenmedi, okumak istemedi." (Halide Edip Adıvar)
-
[nsz]
Şarkı, türkü, şiir vb.ni sesli olarak veya ezgi ile söylemek
- "Salon boşalmaya başladı, biz şiirler okuyup dinliyoruz." (Refik Halit Karay)
-
[nsz]
Bir şeyin anlamını çözmek
- "Şifre okumak."
-
Hastalığı iyi edeceğini ileri sürerek okuyup üflemek, üfürükçülük etmek
-
Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak
- "Yüzünü benden saklıyor. Niçin? Çehresinde, melalinde aşkının matemini okumayayım, diye mi?" (Ömer Seyfettin)
-
[nsz]
Sövmek, küfretmek
-
Bir yere çağırmak, davet etmek, okuntu göndermek
-
[-i]
Yazıya geçirilmiş bir metne bakarak bunu sessizce çözümleyip anlamak veya aynı zamanda seslere çevirmek
- OKUMUŞ
-
-
[sıfat]
Okuyarak bilgisini genişletmiş, öğrenim görmüş (kimse)
- "İki yabancı dil bilen, okumuş, kibar bir tıbbiye talebesi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Okuyarak bilgisini genişletmiş, öğrenim görmüş (kimse)
- KUMRAL
-
-
[isim]
Koyu sarı veya açık kestane rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan (kimse veya şey)
- "Şimdiye kadar hiç böyle kırmızıya çalan kumral kadın görmemişti." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Koyu sarı veya açık kestane rengi
- ULUMAK
-
-
[nsz]
Köpek, kurt, çakal vb. hayvanlar uzun, iniltili, ağlar gibi bir ses çıkarmak
- "Geceleyin çakallar etrafta dolaşır, ulurlardı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
İnsan iniltili ses çıkararak boğuk boğuk ağlamak
- "Boğazında acı bir yumru, gözleri kupkuru, yüzükoyun mutfağın taşlarına kapandı, uludu." (Halide Edip Adıvar)
-
[nsz]
Köpek, kurt, çakal vb. hayvanlar uzun, iniltili, ağlar gibi bir ses çıkarmak
- CUMBUL
- ...
- TUMAĞI
-
-
[isim]
İngin, nezle, dumağı, nevazil
-
[isim]
İngin, nezle, dumağı, nevazil
- BODRUM
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Bir yapının yol düzeyinden aşağıda kalan bölümü
- "Ev, bodrumu, tavan arası ve iki katıyla tam bir konak yavrusudur." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Bir yapının yol düzeyinden aşağıda kalan bölümü
- YUMMAK
-
-
[-i]
Kısarak kapamak, sıkarak kapalı duruma getirmek
- "Ağzını yummak."
-
[-i]
Kısarak kapamak, sıkarak kapalı duruma getirmek
- UMULMA
-
-
[isim]
Umulmak durumu
-
[isim]
Umulmak durumu
- RENYUM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atom numarası 75, atom ağırlığı 186,2, yoğunluğu 21 olan ve 3150 °C'de eriyen, parlak beyaz renkte bir element (simgesi Re)
-
[isim]
Atom numarası 75, atom ağırlığı 186,2, yoğunluğu 21 olan ve 3150 °C'de eriyen, parlak beyaz renkte bir element (simgesi Re)
- TORTUM
- ...
- MAZLUM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Zulüm görmüş, kendisine zulmedilmiş
- "Millî Mücadele, mazlum bir milletin kaynayan benliğinden taşmıştır." (Aka Gündüz)
-
Haksızlığa uğramış
-
Sessiz ve uysal, boynu bükük
-
[sıfat]
Zulüm görmüş, kendisine zulmedilmiş
- RUMELİ
- ...
- DUMAĞI
-
-
[isim]
Nezle
-
[isim]
Nezle
- BARYUM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Atom sayısı 56, yoğunluğu 3,78 olan, doğada en çok baryum sülfat ve baryum karbonat olarak bulunan, havada çabuk oksitlenen, gümüş renginde, katı ve basit bir element (simgesi Ba)
-
[isim]
Atom sayısı 56, yoğunluğu 3,78 olan, doğada en çok baryum sülfat ve baryum karbonat olarak bulunan, havada çabuk oksitlenen, gümüş renginde, katı ve basit bir element (simgesi Ba)