İçinde ula olan 8 harfli 40 kelime var. İçerisinde ULA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ula olan kelimeler listesine ya da Sonu ula ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A L U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

ULA

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ULULAYIŞ
...
SULAKİYE
...
ULULAŞMA

  1. [isim] Ululaşmak işi

UĞRULAMA

  1. [isim] Uğrulamak işi veya durumu

KULAKLIK

  1. [isim] Kulakları soğuk, rüzgâr vb. dış etkilerden korumak için kulak kepçesini örtecek biçimde yapılmış kılıf
  2. Radyo, telefon, telsiz vb.nde kulak ile verici arasında ses bağlantısı kurmaya yarayan araç
  3. Ağır işitenlerin daha iyi işitebilmek için kulaklarına taktıkları pilli araç

POSTULAT

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Konut (II)

KULAKTAN

  1. [zarf] Sadece duyarak, dinleyerek
    • "Fırat sultan bu okçu şehzadeye kulaktan âşık olmuş." (Refik Halit Karay)

ULAŞILMA

  1. [isim] Ulaşılmak işi

KURULAMA

  1. [isim] Kurulamak işi

PUSULALI

  1. [sıfat] Pusulası olan

BULATMAK

  1. [-i] Bulaştırmak
    • "Onların canı ciğeri taze fidanları kana bulatmak, yaşlı başlı insanlara yakışmaz." (Haldun Taner)

MEÇHULAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bilinmeyen, anlaşılmayan şeyler, meçhuller

EBRULAMA

  1. [isim] Ebrulamak işi

BULAŞMAK

  1. [nsz] Bir nesne, üzerine sürülen bir şey yüzünden kirlenmek
    • "Tabak bulaştı."
  2. [-e] İstenilmeyen bir madde bir şeye sürülmek
    • "Yüzüne gözüne yer yer kepek bulaşmıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. [-e] Hastalık geçmek, sirayet etmek
    • "Çocuğa suçiçeği bulaşmış."
  4. [-e] Çatmak, sataşmak, tedirgin etmek
    • "Atiye'nin ters ters yüzüne bakmasına aldırmadan yerde bir dirseğinin üstüne uzanmış keyifle yatan Seyit'e bulaştı." (Lâtife Tekin)
  5. [-e] İstemeden veya rastlantı sonucu bir işe karışmak
    • "Seninle hiç alakası olmayan bu işe bulaşmak istemiyorsun." (Ahmet Ümit)

KUTULAMA

  1. [isim] Kutulamak işi

BULAŞKAN

  1. [sıfat] Bulaştığı yerden kolay temizlenemeyen, yapışkan
  2. Sataşma, kavga etme alışkanlığı olan

SULATMAK

  1. [-i] Sulama işini yaptırmak
    • "Belediye bahçeleri sulatıyor, yangın söndürmenin yedek sularını da kullanıyormuş." (Memduh Şevket Esendal)

SULANMAK

  1. [nsz] Sulama işi yapılmak
    • "Tarla sulandı."
  2. Sulu duruma gelmek
    • "Geceye doğru kar sulanıyor ve gevşiyor." (Atilla İlhan)
  3. Suyu çoğalıp yoğunluğu azalma
    • "Kanı sulandı."
  4. Göz yaşarmak
    • "Otomobilde bir şey kaçtığı için durmadan gözü sulanıp akıyor." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. Ciddiyetini, ağırlığını kaybetmek
  6. [-e] İmrendiğini açığa vurmak
    • "Bizim çiçeklere sulandı."
  7. [-e] Birine karşı duyulan cinsel isteği kendisine sezdirmek, yeşillenmek

PUSULAMA

  1. [isim] Pusulamak işi veya durumu

TAPULAMA

  1. [isim] Tapulamak işi
    • "Tapulama yasası."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü