İçinde ula olan 8 harfli 40 kelime var. İçerisinde ULA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ula olan kelimeler listesine ya da sonu ula ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ula Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A L U
3 Harfli Kelimeler
ULA
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MEÇHULAT
-
Kelime Kökeni: Arapça mechūlāt
-
[isim, eskimiş]
Bilinmeyen, anlaşılmayan şeyler, meçhuller
-
[isim, eskimiş]
Bilinmeyen, anlaşılmayan şeyler, meçhuller
- UĞRULAMA
-
-
[isim]
Uğrulamak işi
-
[isim]
Uğrulamak işi
- BULAŞICI
-
-
[sıfat]
Birinden bir başkasına geçen, bulaşan; geçici, sâri
-
[sıfat]
Birinden bir başkasına geçen, bulaşan; geçici, sâri
- ULULAMAK
-
-
[-i]
Ağırlamak, saygı gösterip ikramda bulunmak
-
Ulu tutmak, ulu saymak, saygı ve hürmet göstermek
- "Keskin kılıcını beline bağladı, sadaklarını, ok ve yaylarını kuşanıp gökyüzünü ululadı."
-
[-i]
Ağırlamak, saygı gösterip ikramda bulunmak
- SULAKİYE
-
Kelime Kökeni: Türkçe otlak + Arapça -iyye
-
[isim]
Susuz olan meralarda büyük ve küçükbaş hayvanların su ihtiyacının karşılandığı, içinde doğal su kaynaklarının veya yapay göletlerin meydana getirdiği küçük su birikintilerinin bulunduğu alan
-
[isim]
Susuz olan meralarda büyük ve küçükbaş hayvanların su ihtiyacının karşılandığı, içinde doğal su kaynaklarının veya yapay göletlerin meydana getirdiği küçük su birikintilerinin bulunduğu alan
- AMBULANS
-
Kelime Kökeni: Fransızca ambulance
-
[isim]
Bakınız cankurtaran
-
[isim]
Bakınız cankurtaran
- BLASTULA
-
Kelime Kökeni: Fransızca blastula
-
[isim, biyoloji]
Yumurta hücresi oğulcuk olurken morulanın gelişerek içi boş yuvarlak biçime girmesi durumu; morula
-
[isim, biyoloji]
Yumurta hücresi oğulcuk olurken morulanın gelişerek içi boş yuvarlak biçime girmesi durumu; morula
- UYGULAMA
-
-
[isim]
Uygulamak işi; kılgı, uygu, tatbik, tatbikat, pratik
- "Yaptığımızın keyfî bir uygulama olduğunun farkında ama bir şey de söyleyemiyor."
-
Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme; tatbik
- "Bir çeşit uygulama oluyordu yazdıkları."
-
Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi; kılgı, tatbik, ameliye, pratik, aplikasyon
-
[hukuk]
Bakınız infaz
-
[isim]
Uygulamak işi; kılgı, uygu, tatbik, tatbikat, pratik
- POSTULAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca postulat
-
[isim, matematik, mantık]
Bakınız ön doğru
-
[isim, matematik, mantık]
Bakınız ön doğru
- SULANMAK
-
-
[nesnesiz]
Sulama işi yapılmak
- "Sulandıkça canlanan bir nergise gösterilebilecek özenle yaralarını sardı onun."
-
Sulu duruma gelmek
- "Geceye doğru kar sulanıyor ve gevşiyor."
-
Suyu çoğalıp yoğunluğu azalma
- "Kanı sulandı."
-
Göz yaşarmak
- "Otomobilde bir şey kaçtığı için durmadan gözü sulanıp akıyor."
-
[mecaz]
Ciddiyetini, ağırlığını kaybetmek
-
[-e, argo]
İmrendiğini açığa vurmak
- "Bizim çiçeklere sulandı."
-
[-e, argo]
Bakınız asılmak
-
[nesnesiz]
Sulama işi yapılmak
- PUSULAMA
-
-
[isim]
Pusulamak işi
-
[isim]
Pusulamak işi
- KULAKSIZ
-
-
[sıfat]
Kulak kepçesi olmayan
-
[sıfat]
Kulak kepçesi olmayan
- BULATMAK
-
-
[-e, -i]
Bakınız bulaştırmak
- "Bana bak, elimi kana bulatma benim, yürü!"
-
[-e, -i]
Bakınız bulaştırmak
- AGULAMAK
-
-
[nesnesiz]
Bebek "agu" diye ses çıkarmak
-
[eğitim]
Bebek konuşma öncesi dönemde birtakım anlamsız sesler çıkarmak; gığıldamak
-
[nesnesiz]
Bebek "agu" diye ses çıkarmak
- ULAŞILMA
-
-
[isim]
Ulaşılmak işi
-
[isim]
Ulaşılmak işi
- PUSULALI
-
-
[sıfat]
Pusulası olan
- "Babasının alaturka ve alafranga zamanı beraberce gösteren, pusulalı, takvimli büyük cep saati de buradaydı."
-
[sıfat]
Pusulası olan
- ÇAPULACI
-
-
[isim]
Çapula yapan veya satan kimse
-
[isim]
Çapula yapan veya satan kimse
- SULATMAK
-
-
[-e, -i]
Sulama işini yaptırmak
- "Belediye bahçeleri sulatıyor, yangın söndürmenin yedek sularını da kullanıyormuş."
-
[-e, -i]
Sulama işini yaptırmak
- ARZULAMA
-
-
[isim]
Bakınız isteme
- "Aşk, bir insanın ötekini istemesi, ona hayran olması, onu arzulaması mıdır?"
-
[isim]
Bakınız isteme
- KULAKLIK
-
-
[isim]
Kulakları soğuk, rüzgâr vb. dış etkilerden korumak için kulak kepçesini örtecek biçimde yapılmış kılıf
-
[teknik]
Radyo, telefon, telsiz vb.nde kulak ile verici arasında ses bağlantısı kurmaya yarayan araç
-
Ağır işitenlerin daha iyi işitebilmek için kulaklarına taktıkları pilli araç
-
[isim]
Kulakları soğuk, rüzgâr vb. dış etkilerden korumak için kulak kepçesini örtecek biçimde yapılmış kılıf