İçinde ula olan 6 harfli 23 kelime var. İçerisinde ULA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ula olan kelimeler listesine ya da sonu ula ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ula Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ULA
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ULAYIŞ
-
-
[isim]
Ulamak işi
-
[isim]
Ulamak işi
- BULAŞI
-
-
[isim, tıp]
Bulaşıcı bir hastalığın taşıyıcılar yoluyla başka bir canlıya geçmesi; bulaşma, kontaminasyon
-
[isim, tıp]
Bulaşıcı bir hastalığın taşıyıcılar yoluyla başka bir canlıya geçmesi; bulaşma, kontaminasyon
- FİBULA
-
Kelime Kökeni: Latince
-
[isim]
Ataş prensibiyle çalışan, bir elbisenin farklı kesimlerini birbirine iliştiren, tutturan bir çeşit kopça
-
[isim]
Ataş prensibiyle çalışan, bir elbisenin farklı kesimlerini birbirine iliştiren, tutturan bir çeşit kopça
- BULADA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Büyük piliç
-
[isim]
Büyük piliç
- ULAHÇA
-
-
[isim]
Ulahların kullandığı dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Ulahların kullandığı dil
- ÇAPULA
-
-
[isim, ağızlardan]
Kaba deriden yapılmış ucu sivri ve kıvrık ayakkabı
-
[isim, ağızlardan]
Kaba deriden yapılmış ucu sivri ve kıvrık ayakkabı
- ULAŞMA
-
-
[isim]
Ulaşmak işi
- "On yedinci yüzyıldan beri Batı Yeni Çağ'a ulaşma yolundadır."
-
[isim]
Ulaşmak işi
- ULAŞIM
-
-
[isim]
Ulaşmak işi
-
Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş; münakale, muvasala
- "Ulaşım için köprüye aktarılması gereken paralar yola yönlendirilmişti."
-
Bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma
-
[isim]
Ulaşmak işi
- ULAMAK
-
-
[-e, -i]
Bakınız eklemek
- "Karanlık basıp dükkân kapanınca tam altı yıl, evden dükkâna, dükkândan eve, bende yetmiş beş metrelik bir çizgi imgesi yaratan sokakları birbirine uladım."
-
[-e, -i]
Bakınız eklemek
- PUSULA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca bussola
-
[isim]
Üzerinde kuzey güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan kadranlı araç; yön belirteci
- "Tam kutup noktasında pusula deli olmuş gibi dönmeye başlar."
-
[isim]
Üzerinde kuzey güney doğrultusunu gösteren bir mıknatıs iğnesi bulunan ve yön tespit etmek için kullanılan kadranlı araç; yön belirteci
- SULAMA
-
-
[isim]
Sulamak işi
-
Arklar veya savaklar yardımı ile su akıtarak herhangi bir toprak bölgesini kuraklıktan kurtarma
-
[isim]
Sulamak işi
- ULANMA
-
-
[isim]
Ulanmak işi
-
[isim]
Ulanmak işi
- ŞAŞULA
-
-
[isim]
Soğanlı ve çiçekli bitkileri dikmeye yarayan mala biçiminde küçük kürek
-
Baklagil, kuru yemiş vb. ürünler satan iş yerlerinde kullanılan, plastik veya çelikten yapılmış küçük kürek
-
[isim]
Soğanlı ve çiçekli bitkileri dikmeye yarayan mala biçiminde küçük kürek
- BULAMA
-
-
[isim]
Bulamak işi
-
Genellikle üzüm şırasının kaynatılması ile yapılan koyu pekmez
- "Atlar, arabalar, dalkavuklar arasında geçen debdebelerle şimdiki kırk paralık bulama, altmış paralık peynir müşterilerine meram anlatmak arasında ne büyük tezat vardı."
-
[isim]
Bulamak işi
- ULANIŞ
-
-
[isim]
Ulanmak işi
-
[isim]
Ulanmak işi
- TATULA
-
Kelime Kökeni: Fransızca datura
-
[isim, bitki bilimi]
Patlıcangillerden, çiçekleri beyaz veya mor renkte, meyveleri dikenli, hekimlikte kasların kasılmasını gidermek üzere kullanılan bir yıllık ve otsu bir bitki; şeytan elması, boru çiçeği (Datura stramonium)
-
[isim, bitki bilimi]
Patlıcangillerden, çiçekleri beyaz veya mor renkte, meyveleri dikenli, hekimlikte kasların kasılmasını gidermek üzere kullanılan bir yıllık ve otsu bir bitki; şeytan elması, boru çiçeği (Datura stramonium)
- ÇULAKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça cull + Yunanca -aki
-
[isim, eskimiş]
Çula benzeyen, az tüylü, kalın, kaba kumaş
- "Terzi Bekir’i bayramüstü olduğu hâlde çuha, çulaki, yün kumaş almaya da yanaştırmadı."
-
[isim, eskimiş]
Çula benzeyen, az tüylü, kalın, kaba kumaş
- TULANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭūlānī
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız uzunlamasına
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız uzunlamasına
- HEYULA
-
Kelime Kökeni: Arapça heyūlāʾ
-
[isim]
Korkunç hayal
- "Sessiz nöbetçilerde heyula dolaşmada / Her yerde bir kederli muamma dolaşmada"
-
[isim]
Korkunç hayal
- ULANTI
-
-
[isim]
Ulanan şey
-
[isim]
Ulanan şey