İçinde uh olan 8 harfli 57 kelime var. İçerisinde UH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uh olan kelimeler listesine ya da sonu uh ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Uh Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

H U

2 Harfli Kelimeler

HU

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MUHTELİS

Kelime Kökeni: Arapça muḫtelis

  1. [sıfat, eskimiş] Kamu malını zimmetine geçiren, çalan
MUHAKKİK

Kelime Kökeni: Arapça muḥaḳḳiḳ

  1. [sıfat] Gerçeği araştıran
  2. [isim, eskimiş] Bakınız soruşturmacı
MUHTELİT

Kelime Kökeni: Arapça muḫteliṭ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız karma
MUHAMMES

Kelime Kökeni: Arapça muḫammes

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız beşli
  2. [isim, matematik] Bakınız beşgen
  3. [isim, edebiyat] Bakınız beşli
YUHALAMA

  1. [isim] Yuhalamak işi
MUHTEREM

Kelime Kökeni: Arapça muḥterem

  1. [sıfat] Bakınız saygıdeğer
    • "Bendenizle birlikte muhterem okuyucuların hepsi de güler, durur." (Ahmet Rasim)
MUHTEKİR

Kelime Kökeni: Arapça muḥtekir

  1. [sıfat, eskimiş, ticaret] Bakınız vurguncu
MUHABERE

Kelime Kökeni: Arapça muḫābere

  1. [isim] Bakınız haberleşme
  2. Bakınız yazışma
    • "Mektupçu evrak okur, cevap yazar, muhabere işlerini idare ederdi." (Sâmiha Ayverdi)
  3. [teknik] Bakınız iletişim
MUHADDEP

Kelime Kökeni: Arapça muḥaddeb

  1. [sıfat, eskimiş, matematik, fizik] Bakınız dışbükey
MUHTERİS

Kelime Kökeni: Arapça muḥteriṣ

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız açgözlü
    • "Bizim doğru yolda bulmadıklarımız, muhteris ve kendi ikballeri için çalışıyor zannettiklerimizdir." (Tarık Buğra)
RUHSUZCA

  1. [zarf] Ruhsuz bir biçimde
MUHTERİZ

Kelime Kökeni: Arapça muḥteriz

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız çekingen
NEVZUHUR

Kelime Kökeni: Farsça nev + Arapça ẓuhūr

  1. [sıfat] Son zamanlarda ortaya çıkmış olan, yeni zuhur eden
    • "Bu kadar eski bir medeniyet bölgesinin, dünyanın en kadim medeniyetinin, kendini böyle nevzuhur ve renksiz bir isimle yâd edecek hâle gelmesi dikkate şayan değil mi?" (Cemil Meriç)
  2. [eskimiş] Bakınız moda
    • "Devlet adamları modaya nevzuhur der ve kadının giyimini bile sınırlamaya çalışırlardı." (Kemal Sülker)
BUHURLUK

  1. [isim] İçinde tütsü için kullanılan maddeler yakılan kap; buhurdan, tütsülük
    • "Mescide pahalı cevherlerle süslenmiş pek çok altın ve gümüş buhurluk hediye edilmiştir." (Lütfullah Yavuz)
TAVAZZUH

Kelime Kökeni: Arapça tavażżuḥ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız aydınlanma
MUHASSIL

Kelime Kökeni: Arapça muḥaṣṣil

  1. [isim, tarih] Osmanlı Devleti'nde vergi toplayan görevli
  2. Osmanlı Devleti’nde XV ve XVI. yüzyıllarda medrese öğrencisi
MUHAMMİN

Kelime Kökeni: Arapça muḫammin

  1. [sıfat, eskimiş] Oranlayan, tahmin eden
MUHANNET

Kelime Kökeni: Arapça muḫannes̱

  1. [sıfat, ağızlardan] Alçak, namert olan (kimse)
    • "En güzeli vakitlice ölümdür, muhannete muhtaç olmadan." (Ahmet Ümit)
MUHAKKAK

Kelime Kökeni: Arapça muḥaḳḳaḳ

  1. [sıfat] Doğruluğu, gerçekliği kesin olarak bilinen, gerçekliği kesinleşmiş
    • "Yalnız muhakkak olan bir şey varsa o da Orhan'ın bana fena hâlde âşık olduğudur." (Nâzım Hikmet)
  2. [zarf] Bakınız kesinlikle
    • "Bahçenin havasında söylenen hayatın türküsü, o şen veya hazin türkü ömrü muhakkak arttırır, dinleyen varsa şayet." (Behçet Necatigil)
MUHASEBE

Kelime Kökeni: Arapça muḥāsebe

  1. [isim] Hesap işlerinin yürütüldüğü yer
    • "Nedir bu benim çilem / Hesap bilmem / Muhasebede memurum" (Oktay Rifat)
  2. Hesap işleriyle uğraşma
    • "Muhasebe ile defter tutma işlerini de üzerine aldığından milleti burnundan yakalamıştı." (Tarık Dursun K)
  3. [eskimiş] Hesaplaşma, karşılıklı hesap görme
  4. [eskimiş] Hesapların bütünü
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü