İçinde uh olan 7 harfli 32 kelime var. İçerisinde UH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uh olan kelimeler listesine ya da Sonu uh ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
H U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
HU
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUHACİM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Saldıran, saldırıcı
-
İleri uç oyuncusu
- "Fener takımının muhacimleri arasında şimşek diye anılan Mustafa'dan şikâyet etti." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Saldıran, saldırıcı
- MUHARİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Savaşçı
-
[isim]
Savaşçı
- NUHUSET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Uğursuzluk, kademsizlik
-
[isim]
Uğursuzluk, kademsizlik
- MUHASİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sayman
-
[isim]
Sayman
- FÜTUHAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Zaferler, fetihler
-
[isim]
Zaferler, fetihler
- MUHABİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Basın ve yayın organlarına haber toplayan, bildiren veya yazan kimse
- "Ben de Tanin muhabiri olarak aynı trenle gidecektim." (Falih Rıfkı Atay)
-
Herhangi bir kuruluşun çalışmasıyla ilgili olarak merkezle başka bir ülke arasında bağlantıyı sağlayan görevli
- "Banka muhabir üyesi."
-
[isim]
Basın ve yayın organlarına haber toplayan, bildiren veya yazan kimse
- MUHALİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olan, aykırı olan kimse
- "Muhaliflerin, Mecliste ordu aleyhine açtıkları cereyan devam ediyordu." (Atatürk)
-
[sıfat]
Aykırı
- "Fikrine, ümidine, arzusuna muhalif bir şeye rast gelince hemen bozulur." (Ömer Seyfettin)
-
Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olan, aykırı olan kimse
- TUHAFÇI
- ...
- ABUHAVA
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
İklim
-
[isim]
İklim
- DERUHTE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Üzerine alma, üstlenme
- "Aralarında anlaşıp siparişi müştereken deruhte ettiler." (Haldun Taner)
-
[isim]
Üzerine alma, üstlenme
- BUHARLI
-
-
[sıfat]
Buharı olan
-
Buhar gücü ile çalışan
-
[sıfat]
Buharı olan
- SUHUNET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sıcaklık
-
[isim]
Sıcaklık
- MUHİBBE
- ...
- UHUVVET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kardeşlik
- "Bu hırsızlık yüzünden konakta sanki bir nevi hürriyet, müsavat, uhuvvet ilan edilmişti." (Mithat Cemal Kuntay)
-
[isim]
Kardeşlik
- MUHAFIZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Birini veya bir şeyi koruyan, kollayan, gözeten kimse, koruyucu
- "Hecinlerimizi bir iki muhafızla tepecikler arasına yerleştirmiştik." (Falih Rıfkı Atay)
-
Bir kalenin veya bir şehrin önemli yerlerini korumak, düzeni ve güvenliği sağlamakla görevli komutan
- "İstasyonda veliahdı uğurlayanlar arasında İstanbul muhafızı da vardı." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Birini veya bir şeyi koruyan, kollayan, gözeten kimse, koruyucu
- RUHİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ruh bilimi, psikoloji
- "Ben Avrupa'nın püriten papazlarıyla rekabet eden ruhiyat büyücülerinden değilim." (Peyami Safa)
-
[isim]
Ruh bilimi, psikoloji
- ZUHURAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gerçekleşeceği düşünülmeyen, hesapta olmayan, umulmadık, olağan dışı olgular
- "Benim oraya gitmem zuhurata bağlıdır."
-
[isim]
Gerçekleşeceği düşünülmeyen, hesapta olmayan, umulmadık, olağan dışı olgular
- MUHASIM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Birbirine düşman olanlardan her biri
-
[isim]
Birbirine düşman olanlardan her biri
- LENDUHA
-
-
Çok iri ve kaba
- "O lenduha kapının mandalına erişip de ağır ve paslı demirini yerinden oynatmak kolayca becereceği iş değildi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Çok iri ve kaba
- MUHATAP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kendisine söz söylenilen kimse, kendisiyle konuşulan kimse
- "Konuşmalardan usanmıştım, hiçbir konuşmaya muhatap ve tanık olmayayım." (Haldun Taner)
-
[isim]
Kendisine söz söylenilen kimse, kendisiyle konuşulan kimse