İçinde uh olan 6 harfli 26 kelime var. İçerisinde UH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uh olan kelimeler listesine ya da Sonu uh ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
H U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
HU
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- RUHSUZ
-
-
[sıfat]
Cansız, güçsüz, etkisiz, miskin
-
[sıfat]
Cansız, güçsüz, etkisiz, miskin
- MECRUH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Yaralı
- "Harbiye nazırıyla sadrazamı vurmuşlar. Ahmet Rıza tehlikeli surette mecruh..." (Ömer Seyfettin)
-
İncinmiş olan (kimse)
-
Yaralı
- MEKRUH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İslam dininde, dinî bakımdan yasaklanmadığı hâlde yapılmaması istenen
-
İğrenç, tiksindirici
-
[sıfat]
İslam dininde, dinî bakımdan yasaklanmadığı hâlde yapılmaması istenen
- ÇUHALI
-
-
[sıfat]
Çuhası olan
- "Gözümün önünde loş türbelerin dinginliğine, gönül rahatlığına sinmiş yeşil çuhalı sandukalar duruyor." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Çuhası olan
- MUHDES
- ...
- MUHKEM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Sağlam, sağlamlaştırılmış
- "Duvarlar ses geçmeyecek derecede muhkemdi." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Sağlam, sağlamlaştırılmış
- MUHBİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Haber ulaştırıcı, haber veren kimse
- "Genç muhbirler bu defa Hazım Aslan'ın peşinde koşuyorlardı." (Halide Edip Adıvar)
-
Yasa dışı olan bir durumu yetkili makamlara bildiren kimse, ihbarcı
-
[isim]
Haber ulaştırıcı, haber veren kimse
- MUHLİS
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Dostluğunda ve inançlarında içten olan
-
[sıfat]
Dostluğunda ve inançlarında içten olan
- MUHRİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yakıcı
-
Yanık, dokunaklı (ses)
-
[sıfat]
Yakıcı
- PİRUHİ
-
Kelime Kökeni : Rusça
-
[isim]
Bir çeşit hamur yemeği
-
[isim]
Bir çeşit hamur yemeği
- MUHTAÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir şeye gereksinim duyan
- "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur." (Atatürk)
-
Yoksul, fakir (kimse)
- "Muhtaç hemşehrilerin bir kısmı etrafımda dolaşmaya, bana kur yapmaya başladılar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı bulunmayan
-
[sıfat]
Bir şeye gereksinim duyan
- ÇUHACI
-
-
[isim]
Çuha dokuyan veya satan kimse
-
[isim]
Çuha dokuyan veya satan kimse
- RUHANİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Ruhla ilgili
- "Bir nur inmiş gibi yüreğime âdeta ruhani diyebileceğim bir sükûnet çökmüştü." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Din ve mezhep işlerini ele alan, bunlarla ilgili bulunan
- "Muhterem hatun patrik meclisiyle ruhani meclisin nasihatlerini dinleyerek kızını, büyük emire zevce olarak verdi." (Falih Rıfkı Atay)
-
Dinle ilgili, dinî bir havası olan, manevi, cismani karşıtı
- "Bunu artık ne pahasına ödersem ödeyeyim, duymuş olduğum bu ruhani haz, bana kâfidir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Ruhla ilgili
- ÇUHÇUH
-
-
[isim]
Çocuk dilinde tren
-
Lokomotifin çalışırken çıkardığı ses
- "Kocaman lokomotifler çuhçuhlarıyla istim boşaltarak gidip geliyorlardı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Çocuk dilinde tren
- UHREVİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Öbür dünya ile ilgili, ahiret ile ilgili, dünyevi karşıtı
- "Ve ufkumuzu / Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk / Havayı dolduran uhrevi ahenk" (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
[sıfat]
Öbür dünya ile ilgili, ahiret ile ilgili, dünyevi karşıtı
- MUHTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse
- "Bir sabah kalktım, sofaya muhtar önde bütün köylü yığılmış." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Her işe burnunu sokan
-
[sıfat]
Özerk
-
[isim]
Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse
- RUHBAN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Rahipler
-
[isim]
Rahipler
- MEFSUH
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Feshedilmiş, kaldırılmış, dağıtılmış, bozulmuş
-
[sıfat]
Feshedilmiş, kaldırılmış, dağıtılmış, bozulmuş
- MUHZIR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İlgililerin mahkemede bulunmalarını sağlayan görevli
- "Kadı ola davacı ve muhzır dahi şahit / Ol mahkemenin hükmüne derler mi adalet."
-
[isim]
İlgililerin mahkemede bulunmalarını sağlayan görevli
- ZUHURİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Orta oyununda taklitçi
-
[isim]
Orta oyununda taklitçi