İçinde u olan 6 harfli 981 kelime var. İçerisinde U harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında u harfi olan kelimeler listesine ya da sonu u harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ULUSÇA
-
-
[zarf]
Bakınız milletçe
-
[zarf]
Bakınız milletçe
- UYANIŞ
-
-
[isim]
Uyanmak işi
- "Parasız adamın sabahleyin bir acı, zehirli uyanışı vardır, ölümden beterdir."
-
Hareketsizlikten veya gafletten kurtulma; intibah
- "Münevverde aldanmış bir adam hiddeti ile canlı bir uyanış var."
-
Bakınız Rönesans
-
[mecaz]
Bilgisizlikten kurtulma durumu
- "Bazı uyanış ve toparlanış belirtileri meydana getirmişti."
-
[isim]
Uyanmak işi
- KURMAK
-
-
[-i]
Makine, cihaz, mobilya vb.ni oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek; monte etmek
- "Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk."
-
Bakınız hazırlamak
- "Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak!"
-
Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek
- "Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor."
-
Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak
- "Turşu kurmak."
-
Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek; tesis etmek
- "Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi?"
-
Yapmak, inşa etmek
- "Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım."
-
Yapmak, oluşturmak
-
[ticaret]
Ortaklık sağlamak
-
Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek
- "Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu."
-
Bir araya getirmek, toplamak
- "Divan kurmak."
-
Bakınız düşünmek
- "Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum."
-
Aklına koymak
- "O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz."
-
Zihinde büyütmek
- "Bayram Ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu."
-
Sağlamak, oluşturmak
- "Dostluk kurmak. İlişki kurmak."
-
[mecaz]
Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek
-
[-i]
Makine, cihaz, mobilya vb.ni oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek; monte etmek
- YAVRUM
-
-
sevecen bir biçimde söylenen bir seslenme sözü
- "Yavrum! Gençsin, dilbersin, mücerretsin."
-
sevecen bir biçimde söylenen bir seslenme sözü
- UYUYUŞ
-
-
[isim]
Uyumak işi
-
[isim]
Uyumak işi
- BURKUK
-
-
[sıfat]
Burkulmuş olan
-
Hafif eğri
- "Kahvede çayları dağıtan çocuk saat takındığı kolunu birazcık burkuk tutuyor; herkes görsün, ilk kol saatini."
-
[sıfat]
Burkulmuş olan
- BOKSÇU
-
-
[isim]
Bakınız boksör
-
[isim]
Bakınız boksör
- MUTFAK
-
Kelime Kökeni: Arapça maṭbaḫ
-
[isim]
Yemek pişirilen yer; aş damı, aşhane, ocaklık
- "Bir bütün günü mutfakta harcayıp çeşitli yemekler yapıyor."
-
Yiyecek kültürünün tamamı
- "Türk mutfağı."
-
[isim]
Yemek pişirilen yer; aş damı, aşhane, ocaklık
- AKARSU
-
-
[isim]
Yer altında veya dere, çay, ırmak gibi yeryüzünde belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan sulara verilen ad; abırevan
- "Dağı, taşı, akarsuyu, coşkun denizi bağlarsın da âşık kısmının dilini bağlayamazsın."
-
Tek sıra elmastan gerdanlık
-
[isim]
Yer altında veya dere, çay, ırmak gibi yeryüzünde belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan sulara verilen ad; abırevan
- BOYSUZ
-
-
[sıfat]
Benzerleri arasında boyu kısa olan
-
[sıfat]
Benzerleri arasında boyu kısa olan
- RUHSAL
-
-
[sıfat]
Maddeyle ilgisi olmayan, ruhla ilgili olan; ruhi, tinsel, spiritüel
-
Ruh bilimi ile ilgili; psikolojik
-
Bir grubun veya bir bireyin davranış, düşünce ve duygulanma biçimleriyle ilgili; psikolojik
-
[sıfat]
Maddeyle ilgisi olmayan, ruhla ilgili olan; ruhi, tinsel, spiritüel
- TOPLUM
-
-
[isim, toplum bilimi]
Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü; cemiyet
- "İlkel toplum."
-
Bakınız topluluk
-
[isim, toplum bilimi]
Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü; cemiyet
- OLUŞMA
-
-
[isim]
Oluşmak işi; oluş, tekevvün, teşekkül
- "Meşrutiyet Dönemi'nde tiyatro eserlerinin oluşmasında iki önemli etki buluyoruz."
-
[isim]
Oluşmak işi; oluş, tekevvün, teşekkül
- KEPSUT
-
-
[isim]
Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri
- SPOTÇU
-
-
[isim, ticaret]
Bir malı çok miktarda toptancıdan veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satan kimse
-
[isim, ticaret]
Bir malı çok miktarda toptancıdan veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satan kimse
- BAŞUCU
-
-
[isim, gök bilimi, coğrafya]
Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun gökyüzüne doğru olan yönü
-
[isim, gök bilimi, coğrafya]
Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun gökyüzüne doğru olan yönü
- TUNDRA
-
Kelime Kökeni: Fransızca toundra
-
[isim, coğrafya]
Kutuplara yakın bölgelerin bitki örtüsü
-
Bu bitkilerle kaplı geniş alan; kutup bozkırı
-
[isim, coğrafya]
Kutuplara yakın bölgelerin bitki örtüsü
- TUTUCU
-
-
[sıfat]
Mevcut toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden olduğu gibi korumak isteyen (kimse); muhafazakâr, konservatör
-
[isim, spor]
Durmalı çıkışlarda, bisikletçiye yardım eden kişi
-
[sıfat]
Mevcut toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden olduğu gibi korumak isteyen (kimse); muhafazakâr, konservatör
- BURHAN
-
Kelime Kökeni: Arapça burhān
- SUALLİ
-
-
[sıfat]
Suali olan
-
[sıfat]
Suali olan