İçinde u olan 3 harfli 83 kelime var. İçerisinde U harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında u harfi olan kelimeler listesine ya da sonu u harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇUL

Kelime Kökeni: Arapça cull

  1. [isim] Genellikle kıldan yapılmış kaba dokuma
    • "Geceleri Ali, bir çula bürünerek yatıyordu." (Ömer Seyfettin)
  2. Kıldan veya yünden yapılmış hayvan örtüsü
    • "Ata çul örtmek."
  3. Tekke mensuplarının büründüğü örtü
  4. [teklifsiz konuşmada] Bakınız giysi
DUY

Kelime Kökeni: Fransızca douille

  1. [isim] Elektrik ampulünün takıldığı bakır veya pirinçten yivli yer
SUÇ

  1. [isim] Törelere, ahlak kurallarına aykırı davranış
  2. [hukuk] Yasalara aykırı davranış; cürüm
    • "Casusluk suçundan yakalanıp müebbet hapse mahkûm olmadın mı?" (Refik Halit Karay)
DUŞ

Kelime Kökeni: Fransızca douche

  1. [isim] Temizlik veya tedavi amacıyla suyu yüksekten üzerine doğru püskürtme yoluyla yıkanma
    • "Soğuk bir duş, sonra da deliksiz bir uyku!" (Attilâ İlhan)
  2. Bu biçimde yıkanmaya yarayan alet
DUR

  1. Bakınız durmak (durmak fiilinin emir kipi, ikinci tekil kişi çekimi)
UZA

  1. [kaba konuşmada] "defol git, kaybol" anlamlarında kullanılan bir söz
DUT

Kelime Kökeni: Farsça tūt

  1. [isim, bitki bilimi] Dutgillerden, kuzey yarım kürenin genellikle ılıman bölgelerinde yetişen, yapraklarıyla ipek böceği beslenen ağaç (Morus)
  2. Bu ağacın, ak, kara, pembe renkte ekşi veya tatlı, sulu meyvesi
DUL

  1. [isim] Eşi ölmüş veya eşinden boşanmış kadın veya erkek
    • "Bebek'teki evinde bir dul kız kardeşiyle yalnız yaşar." (Reşat Nuri Güntekin)
TUĞ

  1. [isim] Bakınız sorguç
  2. [tarih] Padişahların ve vezirlerin başlarına taktıkları başlıkların ön tarafında bulunan tüy veya püskül biçimindeki süs
  3. [tarih] Tepesine altın yaldızlı top geçirilmiş, altında at kuyruğu kıllarının sarktığı bağlanmış bir sırıktan oluşan saltanat, şan ve şöhret alameti
DUN

Kelime Kökeni: Arapça dūn

  1. [sıfat] Alçak olan
  2. Aşağı olan
DUA

Kelime Kökeni: Arapça duʿāʾ

  1. [isim, din bilimi] Allah'a yalvarma, bir şeyin olmasını veya olmamasını isteme; alkış
  2. Allah'a yalvarmak için söylenen dinî metin
    • "Pazartesi, perşembe geceleri yatağında gizli gizli Arapça dua okurdu." (Aka Gündüz)
  3. Bakınız yakarış
UZO

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Yunan rakısı
YUH

  1. [ünlem] Birine karşı beğenilmeyen veya öfke duyulan bir durumda haykırılan söz; yuha
FUL

Kelime Kökeni: Arapça fūl

  1. [isim, bitki bilimi] Taşkırangillerden, birçok türü bulunan ağaççık ve bunun güzel kokulu beyaz çiçeği (Jasminum sambac)
  2. Küçük taneli bir tür bakla
FUT

Kelime Kökeni: İngilizce foot

  1. [isim] Bakınız ayak
YUF

  1. [ünlem] Kınama, üzüntü, nefret bildiren bir söz
ŞUH

Kelime Kökeni: Farsça şūḫ

  1. [sıfat] Neşeli, canlı, kıvrak olan (kadın)
    • "O kadar oynak, o kadar şuh, o kadar cana yakın kadındı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
UTV

Kelime Kökeni: (İng. utility vehicle sözünden)

  1. [isim] Hafif ve üstünde kafes biçiminde karoseri olan atv
RUJ

Kelime Kökeni: Fransızca rouge

  1. [isim] Dudakları boyamak için kullanılan kokulu, renkli madde; dudak boyası
    • "Yanaklara, dudaklara, gül renkli ruj sürülmüş ama belli belirsiz." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
RUH

Kelime Kökeni: Arapça rūḥ

  1. [isim] Bakınız can
  2. [din bilimi] Allah tarafından insan bedenine üflenen, ölümden sonra da varlığı devam eden ve mahiyeti tam olarak bilinemeyen ilahi ve manevi cevher; tin (I)
  3. En önemli nokta
    • "Lakin oyunun ruhunu anlamak mümkün değil." (Memduh Şevket Esendal)
  4. [mecaz] Bakınız duygu
    • "Nesri gibi güzel bir ruhu olan Falih Rıfkı, Türk gazeteciliğini bir vatan hizmeti telakki etmiş ve kutsi bir vazife gibi ifa ediyor." (Yahya Kemal Beyatlı)
  5. [mecaz] Bakınız karakter
  6. [mecaz] Göze çarpan en belirgin nitelik
  7. [kimya] Bakınız esans
    • "Bazısı ruh koklatır, bazısı alnına sirke sürer, bazısı kollarını, bileklerini ovuşturur." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  8. [felsefe] Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin hayat gücü
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü