İçinde tıraş olan 13 kelime var. İçerisinde TIRAŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tıraş olan kelimeler listesine ya da sonu tıraş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
HEYKELTIRAŞLIK
HEYKELTIRAŞ, TIRAŞLANMAK
ELMASTIRAŞ, KALEMTIRAŞ, TIRAŞÇILIK, TIRAŞLAMAK, TIRAŞLANMA
TIRAŞLAMA
TIRAŞSIZ
TIRAŞÇI, TIRAŞLI
TIRAŞ
Tıraş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
ARTIŞ, ŞATIR, TIRAŞ
4 Harfli Kelimeler
ARIŞ, ARTI, AŞIT, ATIŞ, ŞART, ŞIRA
3 Harfli Kelimeler
ARI, ARŞ, ART, AŞI, IRA, ŞAT, TAR, TAŞ, TIR
2 Harfli Kelimeler
AR, AŞ, AT, IR, RA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HEYKELTIRAŞLIK
-
-
[isim]
Bakınız heykelcilik
- "Çünkü Türkiye'de patenti yabancı şöhretlerin elinde bulunan heykeltıraşlık Türk sanatkârına para getirmez."
-
[isim]
Bakınız heykelcilik
- HEYKELTIRAŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça heykel + Farsça -terāş
-
[isim]
Bakınız heykelci
- "Körpe ruhlar üzerinde heykeltıraş gibi çalışmayı severim."
-
[isim]
Bakınız heykelci
- TIRAŞLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Tıraşlama işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Tıraşlama işi yapılmak
- ELMASTIRAŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça elmās + Farsça -terāş
-
[sıfat]
Üzeri elmas gibi yontulmuş (iyi tür cam, billur)
- "Elmastıraş sürahi."
-
[isim]
Ucu elmaslı, kalem biçiminde cam keskisi; elmas
-
[sıfat]
Üzeri elmas gibi yontulmuş (iyi tür cam, billur)
- TIRAŞLAMAK
-
-
[-i]
Saç, sakal vb.ni seyreltmek, kazımak, tıraş etmek
-
Bir şeyin üzerindeki pürüzleri almak; yontmak
-
[argo]
Bıkkınlık verecek kadar uzun, asılsız, abartılı konuşmak
-
[-i]
Saç, sakal vb.ni seyreltmek, kazımak, tıraş etmek
- KALEMTIRAŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳalem + Farsça -terāş
-
[isim]
Kurşun kalemlerin ucunu açmak için kullanılan türlü biçimlerdeki keski; kalem açacağı
-
[eskimiş]
Kamış kalemleri açmak için kullanılan uzun saplı küçük bıçak
-
[isim]
Kurşun kalemlerin ucunu açmak için kullanılan türlü biçimlerdeki keski; kalem açacağı
- TIRAŞÇILIK
-
-
[isim, argo]
Bakınız palavracılık
-
[isim, argo]
Bakınız palavracılık
- TIRAŞLANMA
-
-
[isim]
Tıraşlanmak işi
-
[isim]
Tıraşlanmak işi
- TIRAŞLAMA
-
-
[isim]
Tıraşlamak işi
-
[isim]
Tıraşlamak işi
- TIRAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Saçı veya sakalı uzamış, tıraşı gelmiş
-
Yontulmamış (taş vb. sert nesne)
-
[sıfat]
Saçı veya sakalı uzamış, tıraşı gelmiş
- TIRAŞÇI
-
-
[sıfat, argo]
Bakınız palavracı
-
[isim]
Karşısındakini bıktırıncaya kadar lafa tutma huyu olan kimse
-
[sıfat, argo]
Bakınız palavracı
- TIRAŞLI
-
-
[sıfat]
Tıraş olmuş, sakalını tıraş etmiş; matruş
- "Matbaa makinisti bıyıkları tıraşlı da, çenesinin ucunda sanki alay olsun diye bırakılmış bir sakalı var."
-
Tıraşı uzamış
-
Yontulmuş
-
[sıfat]
Tıraş olmuş, sakalını tıraş etmiş; matruş
- TIRAŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça terāş
-
[isim]
Saç veya sakalı kesme işi; yülüme
- "Tıraştan sonra da bıyık, sakal yerleri belli olurdu."
-
Erkek saçını belli bir biçim vererek kesme
- "Asker tıraşı."
-
Kesilme ve kazınma zamanı gelmiş saç ve sakal
- "Üç günlük tıraşıyla hasta yatıyordu."
-
Bir şeyin üzerindeki pürüzleri alma, belli bir biçim vermek için yontma
-
[argo]
Yalan, asılsız, bıktırıcı, gereksiz söz
- "Bırak tıraşı, doğru konuş!"
-
[isim]
Saç veya sakalı kesme işi; yülüme