İçinde tık olan 8 harfli 32 kelime var. İçerisinde TIK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tık olan kelimeler listesine ya da Sonu tık ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

I K T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KIT, TIK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TIKNAZCA
...
TIKIŞMAK

  1. [-e] Birlikte bir yere tıkılmak
    • "Altı kişi bir arabaya tıkıştılar."

RASTIKLI

  1. [sıfat] Rastık sürülmüş olan (kaş veya saç)
    • "Kaşları rastıklı taze, tatlı bir gözle şimdi kendilerine yaklaşmış askeri süzdü." (Sait Faik Abasıyanık)

TIKLATIŞ
...
MANTIKLI

  1. [sıfat] Mantığa uygun, akla uygun, mantıksal, mantıki
    • "Mantıklı söz."
  2. Mantığa uygun davranan
    • "Mantıklı adam."

KATIKSIZ

  1. [sıfat] Katığı olmayan, yavan
  2. Yabancı bir şeyle karışmamış
    • "Katıksız süt."
  3. Belli bir yerden, belli bir soydan gelen
    • "Katıksız İstanbul çocuğu, Boğaziçi çocuğudur o." (Yusuf Ziya Ortaç)
  4. Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan, tam
    • "... öfkesi, sevgisi katıksız, kaya gibi sağlam ve güvenilir adam..." (Atilla İlhan)

TIKSIRMA

  1. [isim] Tıksırmak işi

TIRTIKÇI

  1. [isim] Yankesici, tırnakçı

TIKLAMAK

  1. [-i] Bir yere vurarak "tık" sesi çıkarmak
  2. [-e] Bilgisayarda, ağ sayfalarında bağlantılara ulaşmak amacıyla fare ile düğmeye veya bağlantı adresine dokunmak, kliklemek

TIKLANMA

  1. [isim] Tıklanmak işi

TIKAMALI

  1. [sıfat] Tıkaması olan, tıkaçlı

YIRTIKÇA

  1. [sıfat] Girişken, becerikli
  2. Hafifmeşrep, oynak, cazibeli
    • "Ufak tefek ama şimdiden elektriği öbürkülerden başka yırtıkça bir kız var içlerinde." (Haldun Taner)

FISTIKÇI

  1. [isim] Fıstık yetiştiren veya satan kimse

TIKINMAK

  1. [nsz] Eline geçen yiyeceği oburca yemek
    • "Vebali boynuna, bunların karınlarına sığdırdıklarını bir insan tıkınamaz." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Yemek yemek

YASTIKLI

  1. [sıfat] Yastığı olan, içinde yastık bulunan
    • "Banyolu, yatağı kuş tüyü yastıklı bir oda bulacaksın." (Sait Faik Abasıyanık)

TIKNEFES

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Herhangi bir sebeple solunum sıkıntısı olan, güçlükle kesik kesik nefes alan
    • "Yoksa bu tozu dumana katarak yaralı yaban domuzu gibi kaçan canavara yetişmek tıknefes lalanın kârı değildi." (Reşat Nuri Güntekin)

TIRTIKLI

  1. [sıfat] Tırtığı olan

TIKANMAK

  1. [nsz] Tıkama işine konu olmak
    • "Lavabo tıkandı."
  2. İştahı kalmayıp yemek yiyememek
  3. Soluk alamamak, soluğu kesilmek
    • "Hâlâ tıkanmış, boğulmuş gibi kesik kesik nefes alan Lale'ye bir kere daha baktı." (Ömer Seyfettin)

TIKLATMA

  1. [isim] Tıklatmak işi

MANTIKÇI

  1. [isim] Mantık bilimiyle uğraşan kimse
  2. Kesin ve sağlam bir yönteme göre akıl yürüten kimse
  3. Mantık derslerini veren öğretmen

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü