İçinde tür olan 6 harfli 16 kelime var. İçerisinde TÜR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tür olan kelimeler listesine ya da sonu tür ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TÜREME
-
-
[isim]
Türemek işi
- "Göktürklerin ana kurttan türeme mitinin bize kadar üç varyantı gelip çatmıştır."
-
[dil bilgisi]
Aynı kökten çıkma; iştikak
-
[isim]
Türemek işi
- AZOTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca azoture
-
[isim, kimya]
HN3 formülünde bir tür asit
-
[isim, kimya]
HN3 formülünde bir tür asit
- TÜRKÇE
-
-
[isim]
Türklerin konuştuğu ve yazdığı dillerin genel adı; Türki
-
Bakınız Türkiye Türkçesi
-
[isim]
Türklerin konuştuğu ve yazdığı dillerin genel adı; Türki
- TENTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca teinture
-
[isim, kimya]
Alkolün bir veya birden çok bitki üstündeki eritici etkisi sonucu elde edilen sıvı ilaç
- "İyot tentürü."
-
[isim, kimya]
Alkolün bir veya birden çok bitki üstündeki eritici etkisi sonucu elde edilen sıvı ilaç
- MONTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca monture
-
[isim]
Çeşitli takılarda taşın yerleştirildiği çerçeve
-
Vazo, duvar saati, ayna vb. eşyayı korumak veya kullanışını kolaylaştırmak için yapılan metal, bronz, gümüş çerçeve veya örgü
-
[isim]
Çeşitli takılarda taşın yerleştirildiği çerçeve
- PENTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca peinture
-
[isim]
Bakınız boyama
-
[isim]
Bakınız boyama
- ÖTÜRME
-
-
[isim]
Ötürmek işi
-
[isim]
Ötürmek işi
- TÜREDİ
-
-
[sıfat]
Kendisinden umulmayan bir biçimde sivrilmiş ve hakkı olmayan bir konuma gelmiş (kimse); yerden bitme, zıpçıktı
- "Görgülü rolüne çıkmış zekâsız bir türediye benzeyecek."
-
Nereden geldiği, nasıl ortaya çıktığı belirsiz, gerçek bir değeri olmayan; çıtırbom
- "Hatta türedi ortaklar da çıkacak, veraset bile düzülecek, soy sop iddialarına girilecekti."
-
[sıfat]
Kendisinden umulmayan bir biçimde sivrilmiş ve hakkı olmayan bir konuma gelmiş (kimse); yerden bitme, zıpçıktı
- TÜRKÇÜ
-
-
[sıfat]
Türkçülük akımını benimseyen; Pantürkist
-
[sıfat]
Türkçülük akımını benimseyen; Pantürkist
- SATÜRN
-
Kelime Kökeni: Fransızca saturne
-
[isim, gök bilimi]
Güneş'e yakınlık bakımından altıncı sırada olan gezegen; Sekendiz, Zühal
-
[isim, gök bilimi]
Güneş'e yakınlık bakımından altıncı sırada olan gezegen; Sekendiz, Zühal
- TÜRDEŞ
-
-
[isim]
Türleri bir olanlardan her biri
- "Siyasal tarihimiz, türdeş olmayan iktidarlar karşısında, bunları yıkmak için çığlaşmış muhalefetlerin devri hareketleri şemasını çizer."
-
[isim]
Türleri bir olanlardan her biri
- KÜLTÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca culture
-
[isim]
Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü; hars, ekin
- "Harf inkılabı, Türk kültür inkılabının temelidir."
-
Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü
- "Doğrusu, teknik ve kültür her gün biraz daha ilerlemektedir."
-
Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi; irfan
- "Bir memlekette kitap kültürü ne kadar zenginse günlük konuşma da o kadar zengin olur."
-
Bireyin kazandığı bilgi
- "Tarih kültürü kuvvetli bir kişi."
-
Bakınız tarım
-
[biyoloji]
Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme
- "Mikrop cinsinden canlı bir varlığın muayyen bir ortam içinde çoğalmasına da kültür denilir."
-
[isim]
Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü; hars, ekin
- GÖTÜRÜ
-
-
[sıfat, ticaret]
Fiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.)
-
[zarf]
Fiyatını toptan belirleyerek; kabala (II)
- "Büyük işleri götürü vererek onları geceleri de çalıştırırdı."
-
Bakınız zarar
- "Bütün bu yasalar, Batı karşısındaki her girişim gibi büyük bir telaş ve aceleyle getirisi götürüsü hesaplanmadan, yangından mal kaçırır gibi çıkarıldı."
-
[sıfat, ticaret]
Fiyatı veya ücreti toptan belirlenen (iş vb.)
- TÜRBAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca turban
-
[isim]
İnce kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan bir tür başörtüsü
- "Osmanlı kadınının ev içinde giydiği başörtülerden yapılan süslü başlıklar Fransa’daki şapka modasını etkiler, kadınlar arasında türban modası yaygınlaşır."
-
[isim]
İnce kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan bir tür başörtüsü
- TÜRBİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca turbine
-
[isim, fizik]
Su, buhar, gaz gibi herhangi bir akışkanın hareket enerjisiyle ve birtakım özel düzenekler yardımıyla dönerek çalışan, genellikle elektrik üretmede kullanılan araç
-
[isim, fizik]
Su, buhar, gaz gibi herhangi bir akışkanın hareket enerjisiyle ve birtakım özel düzenekler yardımıyla dönerek çalışan, genellikle elektrik üretmede kullanılan araç
- ÖTÜRÜK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız ishal
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız ishal