İçinde tüp olan 15 kelime var. İçerisinde TÜP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tüp olan kelimeler listesine ya da sonu tüp ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

KÜTÜPHANECİLİK

11 Harfli Kelimeler

HAFIZIKÜTÜP, KÜTÜPHANECİ, ÜSTÜPÜLEMEK

10 Harfli Kelimeler

ÜSTÜPÜLEME

9 Harfli Kelimeler

KÜTÜPHANE

8 Harfli Kelimeler

TERETTÜP, TÜPÇÜLÜK, TÜPLEMEK

7 Harfli Kelimeler

TÜPLEME

6 Harfli Kelimeler

TÜPLÜK, ÜSTÜPÜ

5 Harfli Kelimeler

TÜPÇÜ, TÜPLÜ

3 Harfli Kelimeler

TÜP

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KÜTÜPHANECİLİK

  1. [isim] Kitaplık görevlisinin işi; bibliyotekçilik
  2. Kitap sayısını çoğaltmanın, kataloglayıp sınıflandırmanın ve okuyucuları kitaptan yararlandırmanın yollarını, kurallarını belirten bilim dalı; kitaplık bilimi
ÜSTÜPÜLEMEK

  1. [-i] Üstüpü ile silmek veya temizlemek
HAFIZIKÜTÜP

Kelime Kökeni: Arapça ḥāfiẓ + kutub

  1. [isim, eskimiş] Kütüphane memuru
    • "Bu hapishane, İvaz Efendi Camisi’ne bitişik, Yıldız’da eskiden hafızıkütüp olup bugün Bahariye’de ambar memuru olarak çalışan Haydar Efendi’nin evinin bahçesi altındadır." (Mehmet Ziya)
KÜTÜPHANECİ

  1. [isim] Kütüphanede görevli kimse; bibliyotekçi
  2. Kütüphanelerde işlerin yürütülmesini sağlayan, kütüphanecilik öğrenimi görmüş kimse; kitaplık bilimci, bibliyotekçi
ÜSTÜPÜLEME

  1. [isim] Üstüpülemek işi
KÜTÜPHANE

Kelime Kökeni: Arapça kutub + Farsça ḫāne

  1. [isim] Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak vb. her türlü kayıtlı bilgi kaynağını toplayan, düzenleyen ve bilgi gereksinimi olan kullanıcının etkin biçimde hizmetine sunan kuruluş; kitaplık, bibliyotek
    • "Kütüphane çalışması sırasında aldığım notlar, romanda kullandıklarımın bir katından çoktu." (Adalet Ağaoğlu)
  2. [eskimiş] Bakınız kitaplık
  3. [eskimiş] Kitap satılan dükkân; kitabevi
TÜPÇÜLÜK

  1. [isim] Tüpçünün işi
TERETTÜP

Kelime Kökeni: Arapça terettub

  1. [isim, eskimiş] Gerekme, icap etme
  2. İş vb. için gerekme, ait olma
TÜPLEMEK

  1. [-i] Tüpe doldurmak
  2. Tüp içine dikmek
TÜPLEME

  1. [isim] Tüplemek işi
TÜPLÜK

  1. [isim] Laboratuvarlarda cam tüpleri koymaya yarayan tahta veya metal tabla
    • "Küçük tüpü tahta tüplüğe koydu ve şişenin plastik mantarını kapatıp yerine kaldırdı." (Sadık Yemni)
ÜSTÜPÜ

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Gemi kalafatında, işliklerde, buharlı makinelerde, temizlik işlerinde, otomobilcilikte kullanılan genellikle yoluntu ve artık pamuk ipliği veya didilmiş kenevir
    • "Usta, ellerinin yağını üstüpüye silerken soruyor." (Zeyyat Selimoğlu)
TÜPÇÜ

  1. [isim] Tüp gaz satan veya dağıtan kimse
    • "Tüpçüye gidiyorsun, tüp yok diyor, oysa deposunda var, sadece bildiği insanlara veriyor." (Mustafa Karnas)
TÜPLÜ

  1. [sıfat] Tüpü olan
  2. Tüple çalışan
    • "Kış aylarında elektrik kesintileri sık sık olduğunda dükkân ve ev sahipleri tüplü lüks lambalarını, olmayanlar gaz lambası ve mum kullanırdı." (Ayhan Çelik)
  3. Tüp içinde yetiştirilen
    • "Hep kuşkularla yaşamıştır Sermin; bir yere gelin gitmek ne demek, tüplü fidan gibi, kılıf hoyratça sıyrılıp atıldığında kolay mı uyum sağlamak o kaba, sert, haşin toprağa?" (M. Sadık Aslankara)
  4. Sıvılaştırılmış petrol gazı tankı bulunan (araç)
    • "Ömer’in dedesi hesaplı olsun diye patpatını tüplü yaptırmış." (Ahmet Ay)
TÜP

Kelime Kökeni: Fransızca tube

  1. [isim] Laboratuvarlarda türlü işlerde kullanılan, bir ucu kapalı cam boru
    • "Ayşe bütün gün laboratuvarda tüp yıkıyor, alet sterilize ediyor." (Gönül Pultar)
  2. İçine krem, diş macunu, ilaç vb. maddeler konulan, bir ucu burgu kapaklı, plastik veya metal boru; tulum
    • "Tüpte kalan iki üç taneyi de yol ihtiyatı olarak zorla kendisine kabul ettirdim." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. Akışkan maddelerin konulduğu, genellikle silindir biçiminde, içi boş, ağzı özel tapalı kap
    • "Elden düşme tek kişilik bir divan, küçük bir elbise dolabı ile bir küçük tüp almıştı." (Güler Bilkay Aygün)
  4. [anatomi] Bakınız fallop tüpü
  5. Bitkilerin tohum veya fide olarak içerisine dikildikleri plastik vb. toprak dolu kap
  6. Çok sayıda ampulün bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş, televizyonda ekran görüntüsü sağlayan cihaz
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü