İçinde tuva olan 13 kelime var. İçerisinde TUVA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tuva olan kelimeler listesine ya da sonu tuva ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
KONSERVATUVAR
OBSERVATUVAR, TUVALETÇİLİK
GRANTUVALET, LABORATUVAR
REPERTUVAR
TUVALETÇİ
KONTUVAR, TRETUVAR
TUVALET
TUVACA
TUVAL
TUVA
Tuva Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
TUVA
3 Harfli Kelimeler
ATV, AUT, TAV, UTV, VAT
2 Harfli Kelimeler
AT, AV, TA, TU, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KONSERVATUVAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca conservatoire
-
[isim]
Müzik, tiyatro ve bale öğretiminin yapıldığı okul
- "Lise onuncu sınıfta, o yıl konservatuvarı bitirmiş bir gençle tanışmıştım."
-
[isim]
Müzik, tiyatro ve bale öğretiminin yapıldığı okul
- OBSERVATUVAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca obsérvatoire
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız gözlemevi
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız gözlemevi
- TUVALETÇİLİK
-
-
[isim]
Tuvaletçi olma durumu
-
Tuvaletçinin yaptığı iş
- "Oynadığımız oyunların içinde örneğin sütçülük, doktorculuk, hanımefendicilik, tuvaletçilik gibi yalnız bizim oynadıklarımız var; yani patenti bize ait."
-
[isim]
Tuvaletçi olma durumu
- GRANTUVALET
-
Kelime Kökeni: Fransızca grande toilette
-
[sıfat]
Baştan aşağı şık giyinmiş olan
- "Çıkanlar iki dirhem bir çekirdek idi; hanımların hepsi de şapkalı, grantuvalet."
-
[zarf]
Baştan aşağı şık olarak
-
[sıfat]
Baştan aşağı şık giyinmiş olan
- LABORATUVAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca laboratoire
-
[isim]
Ayrıştırma, birleştirme yoluyla bir sonuca ulaşmak veya teşhis koymak için çeşitli araçlar kullanılarak tıp, eczacılık, fizik, kimya gibi bilim dallarıyla ilgili araştırmaların, deneylerin yapıldığı özel donanımlı yer
- "Fizik laboratuvarı."
-
Bakınız dil laboratuvarı
-
[isim]
Ayrıştırma, birleştirme yoluyla bir sonuca ulaşmak veya teşhis koymak için çeşitli araçlar kullanılarak tıp, eczacılık, fizik, kimya gibi bilim dallarıyla ilgili araştırmaların, deneylerin yapıldığı özel donanımlı yer
- REPERTUVAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca répertoire
-
[isim]
Sanatçının söylemek üzere çalışıp hazırlandığı şarkı veya türkü listesi
-
Bakınız birikim
- "Evrenin zengin repertuvarı onun tükenmez ilham kaynağıdır."
-
[tiyatro]
Bir tiyatro kurulunun oynamak için seçip hazırlamış olduğu oyunların listesi
- "Atılacak bu ilk adımdan sonra repertuvar meselesi kalır."
-
[tiyatro]
Bir oyuncunun ezberlediği ve oynadığı rollerin listesi
-
[müzik]
Bakınız dağarcık
-
[isim]
Sanatçının söylemek üzere çalışıp hazırlandığı şarkı veya türkü listesi
- TUVALETÇİ
-
-
[sıfat]
Tuvalet işleten (kimse)
- "Sahneden önce ya da sonra, artık ne zaman fırsat bulursa, tuvaletçi kadından şef garsona, ondan patrona, oradan sazendelere herkesle ‘Pazar ola Hasan Efendi’ samimiyeti içindeydi."
-
[sıfat]
Tuvalet işleten (kimse)
- KONTUVAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca comptoir
-
[isim, ticaret]
Kara ve hava yolları ulaşımında bilet ve bagaj işlemlerinin yapıldığı tezgâh veya bölüm
-
[isim, ticaret]
Kara ve hava yolları ulaşımında bilet ve bagaj işlemlerinin yapıldığı tezgâh veya bölüm
- TRETUVAR
-
Kelime Kökeni: Fransızca trottoir
-
[isim]
Bakınız yaya kaldırımı
-
[isim]
Bakınız yaya kaldırımı
- TUVALET
-
Kelime Kökeni: Fransızca toilette
-
[isim]
İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer; abdesthane, aralık, ayakyolu, yüznumara, hacet yeri, hela, kabine, kenef, memişhane, kademhane, lavabo
- "Nerede ise herkesi belediyenin tuvalet çukurlarına kadar takip edeceksiniz."
-
Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi
- "Başımı, tuvaletimi ve makyajımı bile ezbere yapacağım, aynada kendi yüzümü görmeyeceğim."
-
Bakınız gece kıyafeti
- "Asıl mühimi oyun için bir giyecek şey, yeni, açık bir tuvalet."
-
Vücut temizliği ve bakımı için gereken nesne
-
Sidik veya dışkı
-
[isim]
İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer; abdesthane, aralık, ayakyolu, yüznumara, hacet yeri, hela, kabine, kenef, memişhane, kademhane, lavabo
- TUVACA
-
-
[isim]
Bakınız Tuva Türkçesi
-
[isim]
Bakınız Tuva Türkçesi
- TUVAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca toile
-
[isim]
Üzerine resim yapılan, gerdirilmiş keten, kenevir veya pamuklu kaba kumaş
- "Kimi ressam dostlarıma da aktarıyorum bu sözü, çok kolay resim yapanlara hatta tuvali boyayıp imza atanlara, özlerini hiç aşamayanlara..."
-
Bu kumaşın üzerine yapılmış tablo
- "Gözümün ucundan kayan duvarlarda kirli çerçevenin içinde sarı renkli, büyük bir çiçek tuvali dikkatimi çekmişti."
-
[isim]
Üzerine resim yapılan, gerdirilmiş keten, kenevir veya pamuklu kaba kumaş
- TUVA
-
-
[isim]
Rusya Federasyonu’na bağlı Tuva Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Rusya Federasyonu’na bağlı Tuva Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse