İçinde tur olan 9 harfli 35 kelime var. İçerisinde TUR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tur olan kelimeler listesine ya da sonu tur ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tur Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
R T U
3 Harfli Kelimeler
TUR
2 Harfli Kelimeler
TU, UR, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AVUSTURYA
-
-
[isim]
Orta Avrupa'da bir ülke; başkenti Viyana
-
[isim]
Orta Avrupa'da bir ülke; başkenti Viyana
- OVUŞTURMA
-
-
[isim]
Ovuşturmak işi; delk
-
[isim]
Ovuşturmak işi; delk
- OTURUŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Yatışmak, hızı azalmak
-
[nesnesiz]
Yatışmak, hızı azalmak
- ZAPTURAPT
-
Kelime Kökeni: Arapça żabṭ + rabṭ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız disiplin
-
[isim, eskimiş]
Bakınız disiplin
- SUSTURUCU
-
-
[sıfat]
Susmasını sağlayan, susmasına sebep olan
- "Bu susturucu cevap üzerine İngiliz devlet adamı mutat olgunluğunu göstermiş…"
-
[isim]
Patlamalı veya tepkili motorlarda, yanmış gazların dışarıya atılmasından doğan gürültüyü önlemeye, azaltmaya yarayan araç
-
[isim]
Ateşli bir silahın patlama gürültüsünü azaltan sistem
- "Masanın üzerine bıraktığı silahı ve susturucuyu alıp kutusuna yerleştirdi."
-
[sıfat]
Susmasını sağlayan, susmasına sebep olan
- UNUTTURUŞ
-
-
[isim]
Unutturmak durumu
- "Doğanın yenileyiciliği bir unutturuş aynı zamanda."
-
[isim]
Unutturmak durumu
- TUTTURGAÇ
-
-
[isim]
Bakınız ataş
-
[isim]
Bakınız ataş
- OTURULMAK
-
-
[nesnesiz]
Oturma işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Oturma işi yapılmak
- DRAMATURG
-
Kelime Kökeni: Almanca Dramaturg
-
[isim, tiyatro]
Tiyatro için oyun seçmek, oyunları irdelemek, sahnelenmesi işine yardım etmek, oyuncu seçmede, malzemelerin hazırlanmasında danışmanlık yapmak gibi görevleri bulunan kimse
-
[isim, tiyatro]
Tiyatro için oyun seçmek, oyunları irdelemek, sahnelenmesi işine yardım etmek, oyuncu seçmede, malzemelerin hazırlanmasında danışmanlık yapmak gibi görevleri bulunan kimse
- TUTTURMAK
-
-
[-e, -i]
Tutmasını sağlamak
-
[nesnesiz]
Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak
- "Urumeli Hisarı'na oturmuşum / Oturmuş da bir türkü tutturmuşum"
-
[nesnesiz]
Aklına koyup direnmek, ısrar etmek
- "Sakal diye tutturmuş, başka laf dinlemiyor."
-
[-e, -i]
Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak
-
[nesnesiz]
Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek; yakalamak
- "Taşı fırlattı ama tutturamadı."
-
[-i]
Takip etmek
- "Geldiği yolu tutturup gene tek başına mahalle kahvesinin kapısı önüne kadar geldi."
-
[-e, -i]
Tutmasını sağlamak
- USTURMAÇA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca stramazzo
-
[isim, denizcilik]
Her tür deniz aracının rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpmaları önlemek için bordoya sarkıtılan halat, ağaç, lastik, plastik gibi esnek malzemeden yapılmış, içi doldurulmuş veya şişirilmiş, sabit veya taşınabilir yastık
- "Ankara yolcu gemisinin efsanevi süvarisi Şefik Kaptan ... mürettebata emirler yağdırıyor, gemisinde ne kadar usturmaça varsa iskele ile gemi arasına koydurtmaya çalışıyor..."
-
[isim, denizcilik]
Her tür deniz aracının rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpmaları önlemek için bordoya sarkıtılan halat, ağaç, lastik, plastik gibi esnek malzemeden yapılmış, içi doldurulmuş veya şişirilmiş, sabit veya taşınabilir yastık
- TURİSTLİK
-
-
[isim]
Turist olma durumu
-
[isim]
Turist olma durumu
- KOŞTURTMA
-
-
[isim]
Koşturtmak işi
-
[isim]
Koşturtmak işi
- USTURUPLU
-
-
[zarf]
Yerli yerinde, işlevine uygun bir biçimde
- "İşlerini, kimseyi taciz etmeden usturuplu, icap edene yardım ederek, hediyeler takdim ederek görmüşlerdi."
-
[sıfat]
Derli toplu, ustalıklı, işlevine uygun bir biçimde olan
- "Yeşilçam zamanında da eğer istenilseydi, birçok şeyler çok usturuplu senaryolarla yazılıp çekilebilirdi ve sansür bir şey diyemezdi."
-
[zarf]
Yerli yerinde, işlevine uygun bir biçimde
- OTURMALIK
-
-
[isim, mimarlık]
Sağlam bir taban oluşturmak için temel ile birlikte belli bir yüksekliğe ulaşmış yapının oturduğu bölüm; oturma duvarı, subasman
-
[isim, mimarlık]
Sağlam bir taban oluşturmak için temel ile birlikte belli bir yüksekliğe ulaşmış yapının oturduğu bölüm; oturma duvarı, subasman
- UYUŞTURMA
-
-
[isim]
Uyuşturmak işi
-
[tıp]
Bakınız anestezi
-
[isim]
Uyuşturmak işi
- COŞTURMAK
-
-
[-i]
Coşmasını sağlamak, coşmasına yol açmak
- "Oralarda âşıklar, halkı coşturmak için ozanların kopuzlarını çalıyorlar."
-
[-i]
Coşmasını sağlamak, coşmasına yol açmak
- UNUTTURMA
-
-
[isim]
Unutturmak işi
- "... ama kötü sonun iyi başlangıcı unutturması acı."
-
[isim]
Unutturmak işi
- FATURASIZ
-
-
[sıfat]
Faturası olmayan
-
[sıfat]
Faturası olmayan
- YUTTURMAK
-
-
[-e, -i]
Yutma (I) işini yaptırmak veya yutmasını sağlamak
-
[-e, -i]
Yutma (I) işini yaptırmak veya yutmasını sağlamak