İçinde tur olan 11 harfli 52 kelime var. İçerisinde TUR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tur olan kelimeler listesine ya da sonu tur ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tur Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

R T U

3 Harfli Kelimeler

TUR

2 Harfli Kelimeler

TU, UR, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ALATURKALIK

  1. [isim] Alaturka olma durumu
    • "İyi bir Batı kültürü almış olması dolayısıyla görevini alaturkalığa, yozlaşmaya dönüştürmemiştir." (Cahit Külebi)
VURUŞTURMAK

  1. [-i] Vuruşma işini yaptırmak
UYUŞTURULMA

  1. [isim] Uyuşturulmak işi
SORUŞTURMAK

  1. [-i] Öğrenilmek istenilen şeyi birçok kişiye inceden inceye sormak
    • "Paramıza mı göz dikiyorlar hele bir inceden inceye soruşturalım." (Aka Gündüz)
BOZUŞTURMAK

  1. [-i] Bozuşma işini yaptırmak
COŞTURULMAK

  1. [nesnesiz] Coşma işi yaptırılmak
OLUŞTURTMAK

  1. [-i] Oluşturma işini yaptırmak
TURNAGAGASI

  1. [isim, bitki bilimi] Sardunyagillerden, tohumlarının ucunda turna gagasına benzer ince uzun bir uç bulunan, yaprakları güzel kokulu bir bitki; dönbaba (Geranium robertianum)
BURUŞTURMAK

  1. [-i] Buruşuk duruma getirmek
    • "Az kalsın açmadan onu da buruşturup atacaktı." (Osman Aysu)
TURİZMCİLİK

  1. [isim] Turizmcinin işi veya mesleği
YOĞUŞTURMAK

  1. [-i] Gaz hâlindeki bir maddeyı ısısını kaybettirerek sıvı hâle getirmek
TOKUŞTURMAK

  1. [-i, -le] Birbirine dokundurmak, çarpıştırmak
    • "Limonata bardaklarını içki kadehi gibi tokuşturarak fevkalade neşeleniyor görünür." (Reşat Nuri Güntekin)
BULUŞTURMAK

  1. [-i, -le] Bir araya gelmelerini sağlamak, bir araya getirmek
    • "... ama kader bu gece her ikisini de aynı masanın başında tekrar buluşturmuştu işte." (Ayşe Kulin)
TURFANDALIK

  1. [isim] Turfanda meyve veya sebze yetiştirilen tarla
OTURAKALMAK

  1. [-e, -de] Oturup kalmak
    • "Sonra da ‘İçim almaz can kurban!’ deyip, yine de dört beş çay daha içerek el ayak çekilene değin suskuyla oturakalmıştı yerine." (Füruzan)
  2. [mecaz] Bir şey bir yere yerleşmek
    • "Acaba büyük, güzel, kahverengi gözlerine oturakalmış hüzünden dolayı mı..." (Emine Işınsu)
TURKUAZIMSI

  1. [sıfat] Rengi turkuazı andıran
TURNABACAĞI

  1. [isim, bitki bilimi] Orman açıklıklarında yaz ve sonbahar aylarında yetişen, sapında hareketli bir halka bulunan, şapkası kahverengi pullarla kaplı, bazitli bir tür mantar; dedebörkü, dedekülahı (Macrolepiota procera)
KOŞUŞTURMAK

  1. [nesnesiz] Bir işi izlemek veya birçok işi yapmak amacıyla sürekli olarak gidip gelmek; koşuşmak
    • "Çok koşuşturuyorum, az yazıyorum diye kızardı, bir şeylere kızar beni de cinlendirirdi." (Nezihe Meriç)
KAVUŞTURMAK

  1. [-e, -i] Kavuşmasını veya kavuşmalarını sağlamak
    • "Kollarını kavuşturup gözyaşı dökmekten başka elinden ne gelir?" (Attilâ İlhan)
SANTURCULUK

  1. [isim] Santurcunun yaptığı iş
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü