İçinde tur olan 11 harfli 52 kelime var. İçerisinde TUR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tur olan kelimeler listesine ya da sonu tur ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tur Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
R T U
3 Harfli Kelimeler
TUR
2 Harfli Kelimeler
TU, UR, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALATURKALIK
-
-
[isim]
Alaturka olma durumu
- "İyi bir Batı kültürü almış olması dolayısıyla görevini alaturkalığa, yozlaşmaya dönüştürmemiştir."
-
[isim]
Alaturka olma durumu
- VURUŞTURMAK
-
-
[-i]
Vuruşma işini yaptırmak
-
[-i]
Vuruşma işini yaptırmak
- UYUŞTURULMA
-
-
[isim]
Uyuşturulmak işi
-
[isim]
Uyuşturulmak işi
- SORUŞTURMAK
-
-
[-i]
Öğrenilmek istenilen şeyi birçok kişiye inceden inceye sormak
- "Paramıza mı göz dikiyorlar hele bir inceden inceye soruşturalım."
-
[-i]
Öğrenilmek istenilen şeyi birçok kişiye inceden inceye sormak
- BOZUŞTURMAK
-
-
[-i]
Bozuşma işini yaptırmak
-
[-i]
Bozuşma işini yaptırmak
- COŞTURULMAK
-
-
[nesnesiz]
Coşma işi yaptırılmak
-
[nesnesiz]
Coşma işi yaptırılmak
- OLUŞTURTMAK
-
-
[-i]
Oluşturma işini yaptırmak
-
[-i]
Oluşturma işini yaptırmak
- TURNAGAGASI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Sardunyagillerden, tohumlarının ucunda turna gagasına benzer ince uzun bir uç bulunan, yaprakları güzel kokulu bir bitki; dönbaba (Geranium robertianum)
-
[isim, bitki bilimi]
Sardunyagillerden, tohumlarının ucunda turna gagasına benzer ince uzun bir uç bulunan, yaprakları güzel kokulu bir bitki; dönbaba (Geranium robertianum)
- BURUŞTURMAK
-
-
[-i]
Buruşuk duruma getirmek
- "Az kalsın açmadan onu da buruşturup atacaktı."
-
[-i]
Buruşuk duruma getirmek
- TURİZMCİLİK
-
-
[isim]
Turizmcinin işi veya mesleği
-
[isim]
Turizmcinin işi veya mesleği
- YOĞUŞTURMAK
-
-
[-i]
Gaz hâlindeki bir maddeyı ısısını kaybettirerek sıvı hâle getirmek
-
[-i]
Gaz hâlindeki bir maddeyı ısısını kaybettirerek sıvı hâle getirmek
- TOKUŞTURMAK
-
-
[-i, -le]
Birbirine dokundurmak, çarpıştırmak
- "Limonata bardaklarını içki kadehi gibi tokuşturarak fevkalade neşeleniyor görünür."
-
[-i, -le]
Birbirine dokundurmak, çarpıştırmak
- BULUŞTURMAK
-
-
[-i, -le]
Bir araya gelmelerini sağlamak, bir araya getirmek
- "... ama kader bu gece her ikisini de aynı masanın başında tekrar buluşturmuştu işte."
-
[-i, -le]
Bir araya gelmelerini sağlamak, bir araya getirmek
- TURFANDALIK
-
-
[isim]
Turfanda meyve veya sebze yetiştirilen tarla
-
[isim]
Turfanda meyve veya sebze yetiştirilen tarla
- OTURAKALMAK
-
-
[-e, -de]
Oturup kalmak
- "Sonra da ‘İçim almaz can kurban!’ deyip, yine de dört beş çay daha içerek el ayak çekilene değin suskuyla oturakalmıştı yerine."
-
[mecaz]
Bir şey bir yere yerleşmek
- "Acaba büyük, güzel, kahverengi gözlerine oturakalmış hüzünden dolayı mı..."
-
[-e, -de]
Oturup kalmak
- TURKUAZIMSI
-
-
[sıfat]
Rengi turkuazı andıran
-
[sıfat]
Rengi turkuazı andıran
- TURNABACAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Orman açıklıklarında yaz ve sonbahar aylarında yetişen, sapında hareketli bir halka bulunan, şapkası kahverengi pullarla kaplı, bazitli bir tür mantar; dedebörkü, dedekülahı (Macrolepiota procera)
-
[isim, bitki bilimi]
Orman açıklıklarında yaz ve sonbahar aylarında yetişen, sapında hareketli bir halka bulunan, şapkası kahverengi pullarla kaplı, bazitli bir tür mantar; dedebörkü, dedekülahı (Macrolepiota procera)
- KOŞUŞTURMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir işi izlemek veya birçok işi yapmak amacıyla sürekli olarak gidip gelmek; koşuşmak
- "Çok koşuşturuyorum, az yazıyorum diye kızardı, bir şeylere kızar beni de cinlendirirdi."
-
[nesnesiz]
Bir işi izlemek veya birçok işi yapmak amacıyla sürekli olarak gidip gelmek; koşuşmak
- KAVUŞTURMAK
-
-
[-e, -i]
Kavuşmasını veya kavuşmalarını sağlamak
- "Kollarını kavuşturup gözyaşı dökmekten başka elinden ne gelir?"
-
[-e, -i]
Kavuşmasını veya kavuşmalarını sağlamak
- SANTURCULUK
-
-
[isim]
Santurcunun yaptığı iş
-
[isim]
Santurcunun yaptığı iş