İçinde tu olan 9 harfli 98 kelime var. İçerisinde TU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tu olan kelimeler listesine ya da sonu tu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
T U
2 Harfli Kelimeler
TU, UT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- UNUTTURUŞ
-
-
[isim]
Unutturmak durumu
- "Doğanın yenileyiciliği bir unutturuş aynı zamanda."
-
[isim]
Unutturmak durumu
- KUTULANIŞ
-
-
[isim]
Kutulanmak işi
-
[isim]
Kutulanmak işi
- OLUŞTURMA
-
-
[isim]
Oluşturmak işi
-
[isim]
Oluşturmak işi
- OTURMALIK
-
-
[isim, mimarlık]
Sağlam bir taban oluşturmak için temel ile birlikte belli bir yüksekliğe ulaşmış yapının oturduğu bölüm; oturma duvarı, subasman
-
[isim, mimarlık]
Sağlam bir taban oluşturmak için temel ile birlikte belli bir yüksekliğe ulaşmış yapının oturduğu bölüm; oturma duvarı, subasman
- TUTTURGAÇ
-
-
[isim]
Bakınız ataş
-
[isim]
Bakınız ataş
- HOMURTULU
-
-
[sıfat]
Homurtusu olan
-
[zarf]
Homurdanarak
- "Önlerinden Sakarya, bulanık ve homurtulu akar gider."
-
[sıfat]
Homurtusu olan
- TUTTURMAK
-
-
[-e, -i]
Tutmasını sağlamak
-
[nesnesiz]
Bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak
- "Urumeli Hisarı'na oturmuşum / Oturmuş da bir türkü tutturmuşum"
-
[nesnesiz]
Aklına koyup direnmek, ısrar etmek
- "Sakal diye tutturmuş, başka laf dinlemiyor."
-
[-e, -i]
Çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak
-
[nesnesiz]
Hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek; yakalamak
- "Taşı fırlattı ama tutturamadı."
-
[-i]
Takip etmek
- "Geldiği yolu tutturup gene tek başına mahalle kahvesinin kapısı önüne kadar geldi."
-
[-e, -i]
Tutmasını sağlamak
- TUZLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Tuzlama işi yapılmak
- "Tutulan balıkların bir kısmı taze olarak tüketildiği gibi bir kısmının yağından faydalanılır, bir kısmı ise tuzlanarak büyük tenekelere basılır ve öylece saklanır."
-
Toprak çoraklaşmak, verimsiz hâle gelmek
- "Tuzlanan toprak verimini kaybeder."
-
[nesnesiz]
Tuzlama işi yapılmak
- OTURULMAK
-
-
[nesnesiz]
Oturma işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Oturma işi yapılmak
- SOKTURMAK
-
-
[-e, -i]
Sokma işini yaptırmak
- "Hayatımı kazandığımda senin elini sıcak sudan soğuk suya sokturmam."
-
[-e, -i]
Sokma işini yaptırmak
- TUFACILIK
-
-
[isim, argo]
Tufacı olma durumu
-
Tufacının yaptığı iş
- "Tufacılığı, tesviyecilik, tornacılık gibi bir iş sanan Yaşar, ‘Bu tufacılık dediğin nasıl bir zanaat?’ diye sordu."
-
[isim, argo]
Tufacı olma durumu
- TARANTULA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Eklem bacaklıların, örümceğimsiler sınıfından, daha çok Güney Avrupa'da yaşayan, kıllarla kaplı, yaklaşık 2,5 santimetre uzunluğunda, sekiz bacaklı, iki kollu, etçil bir tür örümcek (Lycosidae tarantula)
-
[isim, hayvan bilimi]
Eklem bacaklıların, örümceğimsiler sınıfından, daha çok Güney Avrupa'da yaşayan, kıllarla kaplı, yaklaşık 2,5 santimetre uzunluğunda, sekiz bacaklı, iki kollu, etçil bir tür örümcek (Lycosidae tarantula)
- KUTULAYIŞ
-
-
[isim]
Kutulamak işi
-
[isim]
Kutulamak işi
- VURUNTULU
-
-
[sıfat]
Düzensiz bir biçimde çalışan (motor)
-
[sıfat]
Düzensiz bir biçimde çalışan (motor)
- USTURMAÇA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca stramazzo
-
[isim, denizcilik]
Her tür deniz aracının rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpmaları önlemek için bordoya sarkıtılan halat, ağaç, lastik, plastik gibi esnek malzemeden yapılmış, içi doldurulmuş veya şişirilmiş, sabit veya taşınabilir yastık
- "Ankara yolcu gemisinin efsanevi süvarisi Şefik Kaptan ... mürettebata emirler yağdırıyor, gemisinde ne kadar usturmaça varsa iskele ile gemi arasına koydurtmaya çalışıyor..."
-
[isim, denizcilik]
Her tür deniz aracının rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpmaları önlemek için bordoya sarkıtılan halat, ağaç, lastik, plastik gibi esnek malzemeden yapılmış, içi doldurulmuş veya şişirilmiş, sabit veya taşınabilir yastık
- RÖTUŞLAMA
-
-
[isim]
Rötuşlamak işi
-
[isim]
Rötuşlamak işi
- TURFALAMA
-
-
[isim]
Turfalamak işi
-
[isim]
Turfalamak işi
- TULUMBACI
-
-
[isim, eskimiş]
Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse
- "Eski tulumbacıların bir koşuş tarzı vardı."
-
Tulumba yapan, satan veya onaran kimse
-
[mecaz]
Bakınız külhanbeyi
-
[isim, eskimiş]
Mahallelerde bulundurulan yangın tulumbalarını, yangın olan yerlere götüren ve orada yangının söndürülmesine yardım eden kimse
- TUZSUZLUK
-
-
[isim]
Tuzsuz olma durumu
- "Tuzsuzluk askerin gözünde öyle büyümüş ki bir kısmının cephane sandıklarını boşaltıp tuz doldurduklarını sonra öğrendim."
-
[isim]
Tuzsuz olma durumu
- TUTAMLAMA
-
-
[isim]
Tutamlamak işi
-
[isim]
Tutamlamak işi