İçinde to olan 8 harfli 169 kelime var. İçerisinde TO bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında to olan kelimeler listesine ya da sonu to ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
To Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
OT
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ANTOLOJİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca anthologie
-
[isim, edebiyat]
Bakınız seçki
- "Üç ciltlik bir şiir antolojisi neşredilmişti."
-
[isim, edebiyat]
Bakınız seçki
- PEKTORAL
-
Kelime Kökeni: Fransızca pectoral
-
[sıfat, tıp]
Göğse ait
-
Göğse veya akciğer hastalıklarına ait, göğüs hastalıklarına ilişkin
-
[sıfat, tıp]
Göğse ait
- MAESTOSO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca maestoso
-
[zarf, müzik]
Bir parça görkemli bir biçimde ve ağır tempoyla çalınarak
-
[isim]
Bu tempo ile çalınan parça
-
[isim]
Eğlenceli müzik parçası
-
[zarf, müzik]
Bir parça görkemli bir biçimde ve ağır tempoyla çalınarak
- FOTOŞİMİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca photochimie
-
[isim, kimya]
Bakınız fotokimya
-
[isim, kimya]
Bakınız fotokimya
- MENTOLLÜ
-
-
[sıfat]
İçinde mentol bulunan
- "Mentollü kâğıt mendil."
-
[sıfat]
İçinde mentol bulunan
- OTOMATİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca automatique
-
[sıfat]
Mekanik yollarla hareket ettirilen veya kendi kendini yöneten (alet)
- "Otomatik tabanca."
-
İrade dışında yapılan (davranış)
-
[zarf]
Bakınız otomatikman
- "... o ünvanı kazanan ağa 'katar ağaları' sırasına girmiş olurdu; ocakta, her üst makam boşaldıkça otomatik terfi ederdi."
-
[sıfat]
Mekanik yollarla hareket ettirilen veya kendi kendini yöneten (alet)
- BENTONİT
-
Kelime Kökeni: İngilizce bentonite
-
[isim, jeoloji]
Yanardağ kül ve tüflerinin ayrışmasıyla oluşmuş killi bir kayaç
-
[isim, jeoloji]
Yanardağ kül ve tüflerinin ayrışmasıyla oluşmuş killi bir kayaç
- PİYASTOS
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, argo]
Birini yakalama, tutuklama, ele geçirme, enseleme
-
[isim, argo]
Birini yakalama, tutuklama, ele geçirme, enseleme
- TONLULUK
-
-
[isim, dil bilgisi]
Tonlu olma durumu; yumuşaklık, sedalılık, ötümlülük
-
[isim, dil bilgisi]
Tonlu olma durumu; yumuşaklık, sedalılık, ötümlülük
- DİYATOME
-
Kelime Kökeni: Fransızca diatomées
-
[isim, bitki bilimi]
Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler familyası
-
[isim, bitki bilimi]
Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler familyası
- BASTONLU
-
-
[sıfat]
Bastonu olan
- "Kızın sesine, sokaktan geçen bir esnaf ile eli bastonlu yaşlıca bir adam kapıya koştular."
-
[sıfat]
Bastonu olan
- TOPARLAK
-
-
[isim]
Top cephanesi taşıyan araba
-
Bakınız topak
-
[sıfat]
Top biçiminde olan; yuvarlak
- "Çehre toparlak, kaşlar incecik, ağız iri, yanaklar fazla etli ve gözler çekik."
-
[isim]
Top cephanesi taşıyan araba
- LİBRETTO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca libretto
-
[isim, müzik]
Bir operanın sözlerinin yazılı bulunduğu kitap
-
Bir pandomimi veya baleyi açıklayan kitap
-
[isim, müzik]
Bir operanın sözlerinin yazılı bulunduğu kitap
- TRİFTONG
-
Kelime Kökeni: Fransızca triphtongue
-
[isim, dil bilgisi]
Üçüz ünlü
-
[isim, dil bilgisi]
Üçüz ünlü
- STATOLİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca statolite
-
[isim, anatomi]
Omurgalılarda, denge ve yönelimle ilgili işitme taşları
-
[isim, anatomi]
Omurgalılarda, denge ve yönelimle ilgili işitme taşları
- TOPLULUK
-
-
[isim]
Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi; toplum, zümre
- "Bu müşterek duygu ve anlayış birçok zevkleri birleştirir ve bir topluluk meydana getirirdi."
-
Aynı yerde bulunan insan kalabalığı; cumhur
-
Sanatçı grubu
-
Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme
-
Vücudun dolgun olma durumu
-
[müzik]
Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup; ansambl
- "Çok sayıda amatör topluluk sahneledi Nalınlar'ı."
-
[isim]
Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi; toplum, zümre
- TORBASIZ
-
-
[sıfat]
Torbası olmayan
-
[sıfat]
Torbası olmayan
- PLATONCU
-
-
[sıfat, felsefe]
Platonculuk yanlısı olan
-
[sıfat, felsefe]
Platonculuk yanlısı olan
- VAGOTONİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca vagotonie
-
[isim, tıp]
Bir sinirsel rahatsızlık türü
-
[isim, tıp]
Bir sinirsel rahatsızlık türü
- TOPUKSUZ
-
-
[sıfat]
Ökçe yüksekliği az olan
- "Topuksuz ayakkabı."
-
[sıfat]
Ökçe yüksekliği az olan