İçinde tl olan 7 harfli 154 kelime var. İçerisinde TL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tl olan kelimeler listesine ya da Sonu tl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FİTLEME
-
-
[isim]
Fitlemek işi
-
[isim]
Fitlemek işi
- ATLAMAK
-
-
[-den]
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak
- "Duvardan atlamak. Hendekten atlamak."
-
[-den]
Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek biçimde kendini bırakmak
- "Çukura atlamak."
-
[-e]
Binmek
- "Atlasam bir vapura, şehre insem diyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[nsz]
Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek
-
[-i]
Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek
-
[-i]
Sınıfı okumadan geçmek
- "Birinci sınıfı atladı."
-
Çıkmak, inmek
- "Otomobilden atlayıp vapura doğru seğirten bir adama tutup sual sorulur mu?" (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-de]
Yanılmak, aldanmak
-
[-den]
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak
- KARTLIK
-
-
[isim]
Kart olma durumu
-
[isim]
Kart olma durumu
- NOHUTLU
-
-
[sıfat]
İçine nohut katılmış (yiyecek)
- "Nohutlu pilav."
-
[sıfat]
İçine nohut katılmış (yiyecek)
- MUTLUCA
-
-
[sıfat]
Mutlu olmaya yakın
- "Fırtınalı yaşamının ender mutluca dönemlerinden birinde, aydınlık kafa ile aydınlık bir karar aldı." (Haldun Taner)
-
[zarf]
Mutlu bir biçimde
-
[sıfat]
Mutlu olmaya yakın
- KENETLİ
-
-
[sıfat]
Kenedi olan
-
Kenetle birbirine bağlanmış bulunan, kenetlenmiş olan
-
Birbirinin içine geçerek sıkıca kapanmış
-
[sıfat]
Kenedi olan
- MUTLAKA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Kesinlikle
- "Mutlaka sabırsızlığından kendi kendine soyunmaya girmiştir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[zarf]
Kesinlikle
- OKSİTLİ
- ...
- PÖRTLEK
-
-
[sıfat]
Dışarıya doğru çıkık, patlak (göz)
-
[isim]
Cıvık şeylerin çatlayan kabuktan, delikten dışarıya çıkmış durumu
-
[sıfat]
Dışarıya doğru çıkık, patlak (göz)
- SİİRTLİ
- ...
- AYETLİK
- ...
- ARMUTLU
- ...
- ÇEŞİTLİ
-
-
[sıfat]
Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi
- "Boğaziçi'nin çeşitli yerlerine dair fikirlerini söyledi." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi
- PIRTLAK
-
-
[sıfat]
Pırtlamış, dışarı fırlamış, patlak
- "Zatî Bey ellerini çırptı, pırtlak gözlü hafiye odaya girdi." (Halide Edip Adıvar)
-
Kolayca kabuğundan dışarı çıkabilen
- "Pırtlak üzüm."
-
[sıfat]
Pırtlamış, dışarı fırlamış, patlak
- KONTLUK
-
-
[isim]
Kont unvanına hak kazandıran yurtluk
-
[isim]
Kont unvanına hak kazandıran yurtluk
- SURATLI
-
-
[sıfat]
Yüzü gülmez, somurtkan
-
[sıfat]
Yüzü gülmez, somurtkan
- ÇİTLEME
-
-
[isim]
Çitlemek işi
-
[isim]
Çitlemek işi
- AKORTLU
-
-
[sıfat]
Akordu olan, akort edilmiş
-
[sıfat]
Akordu olan, akort edilmiş
- TATLICI
-
-
[isim]
Tatlı yapan veya satan kimse
-
Tatlı satılan yer
-
Tatlıyı seven kimse
-
[isim]
Tatlı yapan veya satan kimse
- ÇİVİTLİ
-
-
[sıfat]
İçinde çivit bulunan
-
Çivitli sudan geçirilmiş olan (çamaşır)
-
[sıfat]
İçinde çivit bulunan