İçinde tim olan 7 harfli 20 kelime var. İçerisinde TİM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tim olan kelimeler listesine ya da sonu tim ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tim Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

M T İ

3 Harfli Kelimeler

MİT, TİM

2 Harfli Kelimeler

İM, İT, Mİ, Tİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İHTİMAM

Kelime Kökeni: Arapça ihtimām

  1. [isim] Bakınız özen
    • "Her yeni binaya naklinde ihtimamla taşındı durdu." (Halit Fahri Ozansoy)
  2. Özenli bakım
    • "Ne kadar ihtimama muhtaç bulunduğunu pek iyi bilirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
İHTİMAL

Kelime Kökeni: Arapça iḥtimāl

  1. [isim] Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik; olasılık
    • "Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?" (Osman Nihat Akın)
  2. [zarf] Belki, ola ki
    • "İhtimal, semiz ve romatizmalı olan bu adam, suya ayağını bile değdirmemiştir." (Falih Rıfkı Atay)
ÖĞRETİM

  1. [isim] Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi; talim, tedrisat
  2. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi
RİTİMLİ

  1. [sıfat] Düzenli aralıklarla tekrarlanan; dizemli, tartımlı, ritmik
TÜKETİM

  1. [isim] Tüketmek işi
  2. Üretilen veya yapılan şeylerin kullanılıp harcanması; yoğaltım, istihlak, üretim karşıtı
    • "Halkın ana tüketim maddesi olduğu için tuz tüketiminden vergi almak hem daha kolaydı ve hem de miktar olarak çok daha fazlaydı." (Cengiz Çetintaş)
OPTİMAL

Kelime Kökeni: Fransızca optimal

  1. [sıfat, matematik, ekonomi] En uygun
OPTİMUM

Kelime Kökeni: Fransızca optimum

  1. [sıfat] En uygun, en elverişli
  2. Bakınız uygun değer
ANTİMON

Kelime Kökeni: Fransızca antimoine

  1. [isim, kimya] Atom numarası 51, atom ağırlığı 121,76 olan, 630 °C'de eriyen, haddede veya çekiç altında işlenemeyen, çoğunlukla basım harfleri alaşımında kullanılan, mavimtırak beyaz renkte bir element (simgesi Sb)
GÖZETİM

  1. [isim] Gözetmek işi; nezaret
    • "Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır." (Anayasa)
  2. [hukuk] Bakınız gözaltı
DENETİM

  1. [isim] Denetlemek işi
    • "Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır." (Anayasa)
İÇTİMAİ

Kelime Kökeni: Arapça ictimāʿī

  1. [sıfat, eskimiş, toplum bilimi] Bakınız toplumsal
    • "İçtimai hayat bizi hem dış tabiattan hem de kendi varlığımızdan uzaklaştırır." (Mehmet Kaplan)
ENTİMEM

Kelime Kökeni: Fransızca enthymème

  1. [isim, felsefe] Bir veya birden çok öncülü, önceden bilindiği varsayılarak kaldırılmış olan tasımsal çıkarım
    • "“Çocuk! Büyüklerin işine karışma!” sözü bir entimemdir çünkü “çocuklar büyüklerin işine karışmamalı; sen de çocuksun; şu hâlde sen de karışma” değerindedir."
İSTİMAL

Kelime Kökeni: Arapça istiʿmāl

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kullanma
İŞLETİM

  1. [isim] İşletmek işi
İLTİMAS

Kelime Kökeni: Arapça iltimās

  1. [isim] Bakınız kayırma
    • "Onun için buraya kabul edilişimde bir iltimas seziyordum, buysa beni yerin dibine geçiriyordu." (Orhan Kemal)
  2. [mecaz] Birine herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma
    • "Şimdi bir de tavsiyeden iltimastan bahsediyorlar." (Nâzım Hikmet)
EVİRTİM

  1. [isim, kimya, fizik] Evirtmek işi; evirme, akis
    • "Evirip çevirmek ikilemesini çağrıştıran evirtimde dil ile düşünüş birbirinin yerini alıyor, düşüncenin içeriği ile taşıyıcısının, dilin eytişimsel dansına katılıyoruz." (Sadık Albayrak)
ÇİTİMEK

  1. [-i] Bakınız çitmek
    • "Delikleri çitimiş amma üç tanesinden üç çivi ile eşiğe raptedilmişti." (Kemal Bilbaşar)
İSTİMNA

Kelime Kökeni: Arapça istimnāʾ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız mastürbasyon
BİTİMLİ

  1. [sıfat] Bakınız sonlu
    • "Bitimli bir yolda bitmeyen bir çizgiyi düşlemektir dürüstlük." (Üstün Dökmen)
YÖNETİM

  1. [isim] Yönetmek işi; idare
    • "İki arkadaşımın yardakçılığıyla yönetim binasını taşladım, pencerelerin yedi sekizini kırdım." (Refik Erduran)
  2. [mecaz] Bakınız dümen
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü