İçinde ti olan 9 harfli 344 kelime var. İçerisinde Tİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ti olan kelimeler listesine ya da Sonu ti ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
T İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
İT, Tİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İZLETİLME
-
-
[isim]
İzletilmek işi
-
[isim]
İzletilmek işi
- NARKOTİZM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Uzun süre ve çok miktarda uyuşturucu madde kullanmaktan doğan bozuklukların bütünü
-
[isim]
Uzun süre ve çok miktarda uyuşturucu madde kullanmaktan doğan bozuklukların bütünü
- ANDANTİNO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[zarf]
Andanteden daha canlı, daha hızlı bir biçimde (çalınmak)
-
[zarf]
Andanteden daha canlı, daha hızlı bir biçimde (çalınmak)
- GETİRİMCİ
-
-
[isim]
Getirim sağlayan şey veya kimse
-
[isim]
Getirim sağlayan şey veya kimse
- HAYATİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yaşama gücü, canlılık
-
[isim]
Yaşama gücü, canlılık
- İKTİSADEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Ekonomik olarak, ekonomi bakımından
-
[zarf]
Ekonomik olarak, ekonomi bakımından
- İRTİBATLI
-
-
[sıfat]
Bağlantılı
-
[sıfat]
Bağlantılı
- EKLEKTİZM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Seçmecilik
-
[isim]
Seçmecilik
- SİKTİRMEK
-
-
[nsz]
Defolup gitmek
-
[nsz]
Defolup gitmek
- STEREOTİP
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Basımcılıkta, matris kâğıdı kullanarak formaları, klişeleri ve metinleri çoğaltmaya yarayan yöntem
-
[isim]
Basımcılıkta, matris kâğıdı kullanarak formaları, klişeleri ve metinleri çoğaltmaya yarayan yöntem
- İSTİRAHAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Dinlenme, rahat etme
- "Askerimiz şu beklemeyi bir istirahat sayıyor." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Dinlenme, rahat etme
- PRATİKLİK
-
-
[isim]
Pratik olma durumu
-
[isim]
Pratik olma durumu
- GETİRTMEK
-
-
[-i]
Getirme işini yaptırmak
-
[-i]
Getirme işini yaptırmak
- İLETİŞMEK
-
-
[nsz]
Bir durumu karşılıklı olarak iletmek, karşılıklı olarak haber alıp vermek
-
[nsz]
Bir durumu karşılıklı olarak iletmek, karşılıklı olarak haber alıp vermek
- YETİŞİLME
-
-
[isim]
Yetişilmek işi
-
[isim]
Yetişilmek işi
- İHTİYATLI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranan, önlem alan, sakıngan, ihtiyatkâr
- "Odaya girince ihtiyatlı hareket ederek parasını yatağın altına koydu." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Benim soyulmaya değer bir şeyim olduğu kimsenin aklına gelmezdi ama yine de ihtiyatlı davranmak lazımdı." (Halide Edip Adıvar)
- "Ona ihtiyatlı olmasını, cephede hayatını rastgele tehlikeye sokmamasını tembih ediyordu." (Atilla İlhan)
-
[sıfat]
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranan, önlem alan, sakıngan, ihtiyatkâr
- TİTREKLİK
-
-
[isim]
Titrek olma durumu
-
[isim]
Titrek olma durumu
- JİMNASTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Vücudu çevikleştirmek ve güçlendirmek için yapılan alıştırmaların tümü, idman, kültürfizik
- "Bir jimnastik hareketiyle kollarını iki üç defa yana doğru açtı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
- "Sabah kalkar, jimnastiğini yapar, duşunu alır, erkenden bürosuna gider." (Haldun Taner)
-
Erkeklerde, yer alıştırmaları, barparalel, barfiks, halkalar ve kulplu beygir; kadınlarda yer alıştırmaları, eşit olmayan çubuklar, barfiks, denge kalası alıştırmalarını içeren yarışma disiplini
-
[isim]
Vücudu çevikleştirmek ve güçlendirmek için yapılan alıştırmaların tümü, idman, kültürfizik
- ROMANTİZM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
XVIII. yüzyıl sonunda başlayan, duygu, coşku ve sembole aşırı yer veren sanat akımı
- "Victor Hugo'yu seviyordum; bu merhaledeki düşünüşüme epeyi uygun olduğu için onun şiirini anlamakla, romantizme kolay bir kapıdan girmiş oldum." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Romantik ortam veya durum
-
Duygusal eğilim
-
[isim]
XVIII. yüzyıl sonunda başlayan, duygu, coşku ve sembole aşırı yer veren sanat akımı
- TİKSİNMEK
-
-
[-den]
Bir şey, bir kimse, bir düşünce vb.ni kötü, iğrenç veya aşağılık bularak ondan uzak durma duygusuna kapılmak, nefret etmek, ikrah etmek, istikrah etmek
- "Evin kapısından çıkar çıkmaz kendimden tiksinerek sokaklardayım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-den]
Bir şey, bir kimse, bir düşünce vb.ni kötü, iğrenç veya aşağılık bularak ondan uzak durma duygusuna kapılmak, nefret etmek, ikrah etmek, istikrah etmek