İçinde tezgah olan 10 kelime var. İçerisinde TEZGAH bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tezgah olan kelimeler listesine ya da sonu tezgah ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
TEZGAHLAYABİLME
TEZGAHLANMAK, TEZGAHTARLIK
TEZGAHÇILIK, TEZGAHLAMAK, TEZGAHLANMA
TEZGAHLAMA
TEZGAHTAR
TEZGAHÇI
TEZGAH
Tezgah Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
6 Harfli Kelimeler
TEZGAH
4 Harfli Kelimeler
ATEH, TAZE
3 Harfli Kelimeler
ATE, EZA, GAH, GAZ, GEZ, HAT, HAZ, TEZ, ZAT
2 Harfli Kelimeler
AH, AT, AZ, EH, ET, GE, HA, HE, TA, TE, ZE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TEZGAHLAYABİLME
-
-
[isim]
Tezgâhlayabilmek işi
-
[isim]
Tezgâhlayabilmek işi
- TEZGAHLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Tezgâhlama işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Tezgâhlama işine konu olmak
- TEZGAHTARLIK
-
-
[isim]
Tezgâhtar olma durumu, tezgâhtarın işi
- "Tezgâhtarlık, figüranlık derken kendini satmasını bilememiş, ucuza gitmişti."
-
[isim]
Tezgâhtar olma durumu, tezgâhtarın işi
- TEZGAHÇILIK
-
-
[isim]
Tezgâhçı olma durumu
- "Tavlamak için konuşur, tezgâhçılık için konuşur, yağcılık için konuşur."
-
[isim]
Tezgâhçı olma durumu
- TEZGAHLAMAK
-
-
[-i]
Dokunacak bezi tezgâha yerleştirmek
-
[mecaz]
Bir iş için hazırlık yapmak, işe girişmek
-
[mecaz]
Yasal olmayan bir işi gerçekleştirmek için plan yapmak
-
[-i]
Dokunacak bezi tezgâha yerleştirmek
- TEZGAHLANMA
-
-
[isim]
Tezgâhlanmak işi
-
[isim]
Tezgâhlanmak işi
- TEZGAHLAMA
-
-
[isim]
Tezgâhlamak işi
-
[isim]
Tezgâhlamak işi
- TEZGAHTAR
-
Kelime Kökeni: Farsça destgāhdār
-
[isim]
Kahve, gazino, mağaza vb. yerlerde tezgâhta duran, satış yapan kimse
- "Bizim hatun bir manifatura mağazasında tezgâhtardı."
-
[isim]
Kahve, gazino, mağaza vb. yerlerde tezgâhta duran, satış yapan kimse
- TEZGAHÇI
-
-
[isim]
Tezgâh yapıp satan kimse
-
[argo]
Aldatmak, kandırmak için yasal olmayan yollara başvuran kimse
-
[isim]
Tezgâh yapıp satan kimse
- TEZGAH
-
Kelime Kökeni: Farsça destgāh
-
[isim]
Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa
- "Bir tezgâhtan öbürüne koşuyor, bir kumaş topunu bırakıp başkasına saldırıyordu."
-
Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa veya büfe
- "İçenlerin hepsi susmuş, kadına bakıyor, tezgâhın arkasındaki yürüyüşünü seyrediyorlardı."
-
Üzerinde genellikle el veya küçük makinelerle iş görülen yapım aracı
- "Çanak çömlek tezgâhı. Halı tezgâhı."
-
Tersanelerde yapılan veya tamir edilen gemilerin üzerine konduğu tahtadan altlık
-
[argo]
Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol
-
[isim]
Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa