İçinde ter olan 9 harfli 67 kelime var. İçerisinde TER bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ter olan kelimeler listesine ya da sonu ter ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ter Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
RET, TER
2 Harfli Kelimeler
ER, ET, RE, TE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- POLYESTER
-
Kelime Kökeni: Fransızca polyester
-
[isim, kimya]
Tahta üzerine sürüldüğünde koruyucu, parlak bir katman oluşturan poliasidin doymamış alkollere veya glikollere etkimesiyle elde edilen kimyasal madde
-
[isim, kimya]
Tahta üzerine sürüldüğünde koruyucu, parlak bir katman oluşturan poliasidin doymamış alkollere veya glikollere etkimesiyle elde edilen kimyasal madde
- STERİLİZE
-
Kelime Kökeni: Fransızca stérilisé
-
[sıfat]
Bozulmasına yol açabilecek mikroorganizmalardan ve mayalardan sterilizasyon yöntemiyle arınmış olan (ürün vb.)
- "Sterilize süt. Sterilize sebze."
-
[biyoloji]
Kısırlaştırılmış
-
[tıp]
Bakınız arınık
- "Sterilize şişe. Sterilize tüp."
-
[sıfat]
Bozulmasına yol açabilecek mikroorganizmalardan ve mayalardan sterilizasyon yöntemiyle arınmış olan (ürün vb.)
- HİPOTERMİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca hypotermia
-
[isim, tıp]
Genellikle yağmur, rüzgâr, kar veya şiddetli soğuk havaya maruz kalma gibi etkenler yüzünden insan vücudunun faaliyet göstermesi için gerekli ısıyı ürettiğinden daha hızlı kaybetmesi sonucunda ortaya çıkan ve vücut ısısının tehlikeli derecede düşmesine neden olan rahatsızlık
-
[isim, tıp]
Genellikle yağmur, rüzgâr, kar veya şiddetli soğuk havaya maruz kalma gibi etkenler yüzünden insan vücudunun faaliyet göstermesi için gerekli ısıyı ürettiğinden daha hızlı kaybetmesi sonucunda ortaya çıkan ve vücut ısısının tehlikeli derecede düşmesine neden olan rahatsızlık
- TERKİPSİZ
-
-
[sıfat]
Bileşim içermeyen
-
[edebiyat]
Bakınız tamlamasız
- "Arap ve Fars dilleri kaidelerinin atılmasını, sade ve terkipsiz bir yazı dili meydana getirilmesini ileri sürmüşlerdir."
-
[sıfat]
Bileşim içermeyen
- İNGİLTERE
-
-
[isim]
Büyük Britanya Adası'nın güneyinde, Birleşik Krallık'ı oluşturan ülkelerin en büyüğü; başkenti Londra
-
[isim]
Birleşik Krallık için de kullanılan ad
-
[isim]
Büyük Britanya Adası'nın güneyinde, Birleşik Krallık'ı oluşturan ülkelerin en büyüğü; başkenti Londra
- STEREOTİP
-
Kelime Kökeni: Fransızca stéréotypie
-
[isim]
Basımcılıkta, matris kâğıdı kullanarak formaları, klişeleri ve metinleri çoğaltmaya yarayan yöntem
-
Sosyal bir grubun içinde olan ve içinde bulunduğu grubu en iyi temsil eden özellikleri taşıyan, örnek gösterilebilecek kişi
-
[sıfat, mecaz]
Basmakalıp olan (düşünce)
-
[isim]
Basımcılıkta, matris kâğıdı kullanarak formaları, klişeleri ve metinleri çoğaltmaya yarayan yöntem
- GÖSTERMEK
-
-
[-i]
Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek
- "Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi."
-
[-e, -i]
Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak; çıkarmak
- "Size kitaplarımı göstereyim."
-
Belirtmek, anlatmak
- "Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor."
-
[-e]
Bir şeyin etkisi altında tutulmak
- "Güneşe göstermek. Aleve göstermek."
-
[-e]
Kanıtla inandırmak
- "Bunun böyle olduğunu size göstereceğim."
-
[nesnesiz]
Öğretmek, açıklamak
- "Yol göstermek."
-
[-e, nesnesiz]
Yapmasını söylemek, görevlendirmek
- "Size ne iş gösterdiler?"
-
Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek
- "Bu, seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol!"
-
Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak
- "Gerçekleri çarpıtarak gösteriyor."
-
[nesnesiz]
Görünmek, benzemek
-
[yardımcı fiil]
Etmek
- "İtaat göstermek. Dayanışma göstermek."
-
[-e, mecaz]
Sert bir biçimde karşılık vermek
- "Anası da babasının küfürlerini tekrarlıyor, evde ona göstereceğini söylüyor, gözlerini açıyor, başını sallıyordu."
-
[-i]
Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek
- MÜTEREDDİ
-
Kelime Kökeni: Arapça mutereddī
-
[sıfat, eskimiş]
Soysuzlaşmış
-
[sıfat, eskimiş]
Soysuzlaşmış
- VİNTERİZE
-
Kelime Kökeni: Fransızca wintérizé
-
[isim]
"Vinterizasyon işleminden geçirmek" anlamındaki vinterize etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
-
[isim]
"Vinterizasyon işleminden geçirmek" anlamındaki vinterize etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- EZOTERİZM
-
Kelime Kökeni: Fransızca ésotérisme
-
[isim, felsefe]
Bakınız içreklik
- "Bu kurumların dünkü ve bugünkü yapılanmaları ele alınmakta, günümüzde ve gelecekte ezoterizmin insanlık üzerindeki etkileri yorumlanmaktadır."
-
[isim, felsefe]
Bakınız içreklik
- DEFTERDAR
-
Kelime Kökeni: Arapça defter + Farsça -dār
-
[isim]
Bir ilin para işlerini yöneten en üst düzeydeki görevli
-
[tarih]
Osmanlılarda maliye işlerinin en yüksek yetkilisi veya illerde maliye işleriyle uğraşan görevli
- "Defterdar, adından anlaşılacağı gibi defter tutar ve kalede çok sayıda silah tutar ağalar içinde az sayıdaki efendi grubundandır."
-
[isim]
Bir ilin para işlerini yöneten en üst düzeydeki görevli
- BAKTERİDİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca bactéridie
-
[isim]
Şarbon hücresi gibi hareketsiz bakteri
-
[isim]
Şarbon hücresi gibi hareketsiz bakteri
- TOTALİTER
-
Kelime Kökeni: Fransızca totalitaire
-
[sıfat]
Demokratik hak ve özgürlüklerin baskı altında tutulduğu, bütün yetkilerin bir elde veya küçük bir yönetici grubunun elinde toplandığı demokratik olmayan (devlet düzeni); bütüncül
-
[sıfat]
Demokratik hak ve özgürlüklerin baskı altında tutulduğu, bütün yetkilerin bir elde veya küçük bir yönetici grubunun elinde toplandığı demokratik olmayan (devlet düzeni); bütüncül
- TERZİHANE
-
Kelime Kökeni: Farsça derzī + ḫāne
-
[isim, eskimiş]
Bakınız terzi
- "Terzihane belki biraz mübalağa ederek bu ısmarlama emrini üç beş takım ilavesiyle tefsir etmiş olabilir."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız terzi
- İTERBİYUM
-
Kelime Kökeni: Fransızca ytterbium
-
[isim, kimya]
Atom numarası 70, atom ağırlığı 173,04 olan değerli bir element (simgesi Yb)
-
[isim, kimya]
Atom numarası 70, atom ağırlığı 173,04 olan değerli bir element (simgesi Yb)
- ŞARKÜTERİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca charcuterie
-
[isim]
Peynir, zeytin, salam, sucuk vb. yiyecek maddelerinin satıldığı dükkân veya büyük alışveriş merkezinin bir bölümü
- "Bir şeyler almak için girdiğim her bakkaldan, her şarküteriden biraz bozulmuş hâlde çıkardım."
-
[isim]
Peynir, zeytin, salam, sucuk vb. yiyecek maddelerinin satıldığı dükkân veya büyük alışveriş merkezinin bir bölümü
- TERSLENME
-
-
[isim]
Terslenmek işi
-
[isim]
Terslenmek işi
- HETEROJEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca hétérogène
-
[sıfat, kimya]
Bakınız ayrışık
-
[sıfat, kimya]
Bakınız ayrışık
- TEREYAĞLI
-
-
[sıfat]
Tereyağı ile yapılmış
- "Tereyağlı baklava."
-
[sıfat]
Tereyağı ile yapılmış
- TERECİLİK
-
-
[isim]
Terecinin yaptığı iş
-
[isim]
Terecinin yaptığı iş