İçinde tat olan 8 harfli 20 kelime var. İçerisinde TAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tat olan kelimeler listesine ya da sonu tat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A T T

3 Harfli Kelimeler

TAT

2 Harfli Kelimeler

AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PORTATİF

Kelime Kökeni: Fransızca portatif

  1. [sıfat] Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen; seyyar
    • "Bir köşede portatif bir çadır karyolası, bir küçük masa vardı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Sökülüp başka yerde kurulma imkânı bulunan
    • "Aynı biçimde, Erzincan depremzedeleri için yapılan portatif evlerin kuruluşunda hazır bulunduğunu da çok daha sonra Mimarlık dergisine yazdığı bir yazı aracılığıyla öğrendik." (Arif Hikmet Koyunoğlu)
TATBİKAT

Kelime Kökeni: Arapça taṭbīḳāt

  1. [isim] Bakınız uygulama
    • "Yanlış tatbikat niçin seni bu türlü düşündürüyor?" (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [askerlik] Asker birliklerini savaşa hazırlamak amacıyla, arazi üzerinde yapılan geniş ölçüde savaş denemesi; manevra
TATLIMSI

  1. [sıfat] Tatlıyı andıran, tatlıya benzeyen, tatlı gibi
    • "Hanımelinden gelen tatlımsı koku, balkonu iyice doldurmuştu." (Nazlı Eray)
MUSTATİL

Kelime Kökeni: Arapça mustaṭīl

  1. [isim, eskimiş, geometri] Bakınız dikdörtgen
    • "O siyah ağaç gövdesi, o mustatilin içine ne kadar güzel oturmuş." (Orhan Veli Kanık)
CIRTATAN

  1. [isim] Bakınız cırtatan domatesi
PALMİTAT

Kelime Kökeni: Fransızca palmitate

  1. [isim, kimya] Palmitik asidin tuzu veya esteri
STATOLİT

Kelime Kökeni: Fransızca statolite

  1. [isim, anatomi] Omurgalılarda, denge ve yönelimle ilgili işitme taşları
TATLILIK

  1. [isim] Tatlı olma durumu; tat
  2. [mecaz] Sevimlilik, hoşluk, şirinlik
    • "Kaba bir tatlılığı vardı konuşurken." (Yusuf Ziya Ortaç)
TATARCIK

  1. [isim, hayvan bilimi] Sıcak ülkelerde, özellikle Akdeniz çevresinde yaşayan, türlü hastalıklara yol açan küçük bir sinek; yakarca (Phlebotomus)
    • "Kameriye, suyu yemyeşil, yosunlu, kurbağalı, kırmızı balıklı bir havuzun üstünde kaskat, kaskatın etrafında milyonlarca sivrisinek ve tatarcık." (Sermet Muhtar Alus)
  2. [ağızlardan] Şiddetli karın ağrısı
TATTIRMA

  1. [isim] Tattırmak işi
BETATRON

Kelime Kökeni: Fransızca bétatron

  1. [isim, fizik] Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç
AJİTATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca agitateur

  1. [sıfat] Bakınız körükleyici
  2. Bakınız kışkırtıcı
    • "Tamam bak, ne diyorlardı kışkırtıcıya, ajitatör; tamam bir iki ajitatör lazım bize." (Emine Işınsu)
BERMUTAT

Kelime Kökeni: Farsça ber + Arapça muʿtād

  1. [zarf, eskimiş] Alışılagelen biçimde, her zaman olduğu gibi
    • "Gece saat dokuz. Bermutat, köşk pırıl pırıl." (Nâzım Hikmet)
TATAVACI

  1. [isim] Tatava yapan kimse
ASETATLI

  1. [sıfat] Birleşimine asetat karıştırılmış
    • "Asetatlı kâğıt."
ÜSTATLIK

  1. [isim] Üstat olma durumu
TATBİLİR

  1. [sıfat] Bakınız gurme
TATLANMA

  1. [isim] Tatlanmak işi
DİKTATÖR

Kelime Kökeni: Fransızca dictateur

  1. [isim] Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse
    • "İmparatorluk diktatörü olacağını hayalime bile getirmiyordum." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [sıfat] Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış olan
    • "Diktatör liderler genellikle kişileri etkilemede başarılıdır, retorik ustalarıdır ve aşırı öz güvenleri problemlere anlık çözümler bulmalarını sağlar." (İbrahim Sarı)
  3. [sıfat, mecaz] Bakınız zorba
    • "Bu durum özellikle diktatör baba olarak karşımıza çıkıyor ama diktatör anne de gördüm." (Nevzat Keleş)
TATLISIZ

  1. [sıfat] Tatlısı olmayan, içinde tatlı bulunmayan
  2. [zarf] Tatlı olmadan, tatlı olmaksızın
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü