İçinde tat olan 8 harfli 20 kelime var. İçerisinde TAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tat olan kelimeler listesine ya da sonu tat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TAT
2 Harfli Kelimeler
AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PORTATİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca portatif
-
[sıfat]
Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen; seyyar
- "Bir köşede portatif bir çadır karyolası, bir küçük masa vardı."
-
Sökülüp başka yerde kurulma imkânı bulunan
- "Aynı biçimde, Erzincan depremzedeleri için yapılan portatif evlerin kuruluşunda hazır bulunduğunu da çok daha sonra Mimarlık dergisine yazdığı bir yazı aracılığıyla öğrendik."
-
[sıfat]
Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen; seyyar
- TATBİKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça taṭbīḳāt
-
[isim]
Bakınız uygulama
- "Yanlış tatbikat niçin seni bu türlü düşündürüyor?"
-
[askerlik]
Asker birliklerini savaşa hazırlamak amacıyla, arazi üzerinde yapılan geniş ölçüde savaş denemesi; manevra
-
[isim]
Bakınız uygulama
- TATLIMSI
-
-
[sıfat]
Tatlıyı andıran, tatlıya benzeyen, tatlı gibi
- "Hanımelinden gelen tatlımsı koku, balkonu iyice doldurmuştu."
-
[sıfat]
Tatlıyı andıran, tatlıya benzeyen, tatlı gibi
- MUSTATİL
-
Kelime Kökeni: Arapça mustaṭīl
-
[isim, eskimiş, geometri]
Bakınız dikdörtgen
- "O siyah ağaç gövdesi, o mustatilin içine ne kadar güzel oturmuş."
-
[isim, eskimiş, geometri]
Bakınız dikdörtgen
- CIRTATAN
-
-
[isim]
Bakınız cırtatan domatesi
-
[isim]
Bakınız cırtatan domatesi
- PALMİTAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca palmitate
-
[isim, kimya]
Palmitik asidin tuzu veya esteri
-
[isim, kimya]
Palmitik asidin tuzu veya esteri
- STATOLİT
-
Kelime Kökeni: Fransızca statolite
-
[isim, anatomi]
Omurgalılarda, denge ve yönelimle ilgili işitme taşları
-
[isim, anatomi]
Omurgalılarda, denge ve yönelimle ilgili işitme taşları
- TATLILIK
-
-
[isim]
Tatlı olma durumu; tat
-
[mecaz]
Sevimlilik, hoşluk, şirinlik
- "Kaba bir tatlılığı vardı konuşurken."
-
[isim]
Tatlı olma durumu; tat
- TATARCIK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sıcak ülkelerde, özellikle Akdeniz çevresinde yaşayan, türlü hastalıklara yol açan küçük bir sinek; yakarca (Phlebotomus)
- "Kameriye, suyu yemyeşil, yosunlu, kurbağalı, kırmızı balıklı bir havuzun üstünde kaskat, kaskatın etrafında milyonlarca sivrisinek ve tatarcık."
-
[ağızlardan]
Şiddetli karın ağrısı
-
[isim, hayvan bilimi]
Sıcak ülkelerde, özellikle Akdeniz çevresinde yaşayan, türlü hastalıklara yol açan küçük bir sinek; yakarca (Phlebotomus)
- TATTIRMA
-
-
[isim]
Tattırmak işi
-
[isim]
Tattırmak işi
- BETATRON
-
Kelime Kökeni: Fransızca bétatron
-
[isim, fizik]
Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç
-
[isim, fizik]
Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç
- AJİTATÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca agitateur
-
[sıfat]
Bakınız körükleyici
-
Bakınız kışkırtıcı
- "Tamam bak, ne diyorlardı kışkırtıcıya, ajitatör; tamam bir iki ajitatör lazım bize."
-
[sıfat]
Bakınız körükleyici
- BERMUTAT
-
Kelime Kökeni: Farsça ber + Arapça muʿtād
-
[zarf, eskimiş]
Alışılagelen biçimde, her zaman olduğu gibi
- "Gece saat dokuz. Bermutat, köşk pırıl pırıl."
-
[zarf, eskimiş]
Alışılagelen biçimde, her zaman olduğu gibi
- TATAVACI
-
-
[isim]
Tatava yapan kimse
-
[isim]
Tatava yapan kimse
- ASETATLI
-
-
[sıfat]
Birleşimine asetat karıştırılmış
- "Asetatlı kâğıt."
-
[sıfat]
Birleşimine asetat karıştırılmış
- ÜSTATLIK
-
-
[isim]
Üstat olma durumu
-
[isim]
Üstat olma durumu
- TATBİLİR
-
-
[sıfat]
Bakınız gurme
-
[sıfat]
Bakınız gurme
- TATLANMA
-
-
[isim]
Tatlanmak işi
-
[isim]
Tatlanmak işi
- DİKTATÖR
-
Kelime Kökeni: Fransızca dictateur
-
[isim]
Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse
- "İmparatorluk diktatörü olacağını hayalime bile getirmiyordum."
-
[sıfat]
Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış olan
- "Diktatör liderler genellikle kişileri etkilemede başarılıdır, retorik ustalarıdır ve aşırı öz güvenleri problemlere anlık çözümler bulmalarını sağlar."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız zorba
- "Bu durum özellikle diktatör baba olarak karşımıza çıkıyor ama diktatör anne de gördüm."
-
[isim]
Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse
- TATLISIZ
-
-
[sıfat]
Tatlısı olmayan, içinde tatlı bulunmayan
-
[zarf]
Tatlı olmadan, tatlı olmaksızın
-
[sıfat]
Tatlısı olmayan, içinde tatlı bulunmayan