İçinde tat olan 6 harfli 14 kelime var. İçerisinde TAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tat olan kelimeler listesine ya da sonu tat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A T T

3 Harfli Kelimeler

TAT

2 Harfli Kelimeler

AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

STATOR

Kelime Kökeni: Fransızca stator

  1. [isim, fizik] Bakınız duruk
HATTAT

Kelime Kökeni: Arapça ḫaṭṭāṭ

  1. [isim] Hat sanatını kendisine meslek olarak edinen kimse
TATAVA

  1. [isim] Çok fazla söz
TATVAN

  1. [isim] Bitlis iline bağlı ilçelerden biri
ASETAT

Kelime Kökeni: Fransızca acétate

  1. [isim, kimya] Asetik asidin tuzu
  2. Asetik asidin esteri
  3. Işığı geçiren ve gösterilmek istenen görüntüyü yansıtan madde
TATBİK

Kelime Kökeni: Arapça taṭbīḳ

  1. [isim] Bakınız uygulama
  2. Bakınız karşılaştırma
  3. Bir şeyi başka bir şeye uygun duruma getirme
  4. Bir şeyi bilinen başka bir şeye benzetme, aynısını yapma
STATİK

Kelime Kökeni: Fransızca statique

  1. [isim, fizik] Bakınız duruk
  2. [sıfat, mecaz] Gelişme, ilerleme göstermeyen
KANTAT

Kelime Kökeni: Fransızca cantate

  1. [isim] Kahramanlık ve din konularında yazılıp bestelenen şiir veya bu şiirin orkestra eşliğindeki tek veya çok sesli bestesi
TATSIZ

  1. [sıfat] Tadı iyi olmayan, lezzetsiz olan
  2. Tadı olmayan
  3. [mecaz] Basit, sıradan olan
    • "Yazdığı şiirlerin tatsız ve alelade oluşuna mukabil edebiyattaki vukufu derin ve genişti." (Asaf Halet Çelebi)
  4. [mecaz] Hoşa gitmeyen, can sıkan
    • "O akşamki tatsız olaya benim de canım sıkıldı." (Çetin Altan)
  5. [mecaz] Sohbeti hoş olmayan veya geçimsizlik çıkaran (kimse)
  6. [zarf] Hoşa gitmeyen bir biçimde
    • "Her şey, herkes boş, abes, çirkin, münasebetsiz, tatsız görünür." (Abdülhak Şinasi Hisar)
TATSAL

  1. [sıfat, biyoloji] Tat alma duyusu ile ilgili
TATARI

  1. [sıfat, ağızlardan] Tam pişmemiş
TATMAK

  1. [-i] Dil yardımıyla bir şeyin tadının nasıl olduğunu anlamak
  2. Bir şeyden az miktarda yemek veya içmek
    • "O meşhur beyaz şaraplarını tattık." (Haldun Taner)
  3. [mecaz] Bir şeyi duymak, hissetmek
    • "Yaşamın her acısını tatmış."
  4. [mecaz] Bir şeyi olumlu veya olumsuz bütün nitelikleriyle yaşamak veya bir şeye tutulmak, uğramak
    • "Kavuşmanın tadı yok / Ayrılığı tatmadan" (Orhan Seyfi Orhon)
TATMİN

Kelime Kökeni: Arapça taṭmīn

  1. [isim] İstenen bir şeyin gerçekleşmesini sağlama, gönül doygunluğuna erme; doyum
  2. Cinsel isteklerini giderme
  3. [ruh bilimi] Bakınız doygunluk
TATULA

Kelime Kökeni: Fransızca datura

  1. [isim, bitki bilimi] Patlıcangillerden, çiçekleri beyaz veya mor renkte, meyveleri dikenli, hekimlikte kasların kasılmasını gidermek üzere kullanılan bir yıllık ve otsu bir bitki; şeytan elması, boru çiçeği (Datura stramonium)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü