İçinde tat olan 6 harfli 14 kelime var. İçerisinde TAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tat olan kelimeler listesine ya da sonu tat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Tat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
TAT
2 Harfli Kelimeler
AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- STATOR
-
Kelime Kökeni: Fransızca stator
-
[isim, fizik]
Bakınız duruk
-
[isim, fizik]
Bakınız duruk
- HATTAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫaṭṭāṭ
-
[isim]
Hat sanatını kendisine meslek olarak edinen kimse
-
[isim]
Hat sanatını kendisine meslek olarak edinen kimse
- TATAVA
-
-
[isim]
Çok fazla söz
-
[isim]
Çok fazla söz
- TATVAN
-
-
[isim]
Bitlis iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Bitlis iline bağlı ilçelerden biri
- ASETAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca acétate
-
[isim, kimya]
Asetik asidin tuzu
-
Asetik asidin esteri
-
Işığı geçiren ve gösterilmek istenen görüntüyü yansıtan madde
-
[isim, kimya]
Asetik asidin tuzu
- TATBİK
-
Kelime Kökeni: Arapça taṭbīḳ
-
[isim]
Bakınız uygulama
-
Bakınız karşılaştırma
-
Bir şeyi başka bir şeye uygun duruma getirme
-
Bir şeyi bilinen başka bir şeye benzetme, aynısını yapma
-
[isim]
Bakınız uygulama
- STATİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca statique
-
[isim, fizik]
Bakınız duruk
-
[sıfat, mecaz]
Gelişme, ilerleme göstermeyen
-
[isim, fizik]
Bakınız duruk
- KANTAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca cantate
-
[isim]
Kahramanlık ve din konularında yazılıp bestelenen şiir veya bu şiirin orkestra eşliğindeki tek veya çok sesli bestesi
-
[isim]
Kahramanlık ve din konularında yazılıp bestelenen şiir veya bu şiirin orkestra eşliğindeki tek veya çok sesli bestesi
- TATSIZ
-
-
[sıfat]
Tadı iyi olmayan, lezzetsiz olan
-
Tadı olmayan
-
[mecaz]
Basit, sıradan olan
- "Yazdığı şiirlerin tatsız ve alelade oluşuna mukabil edebiyattaki vukufu derin ve genişti."
-
[mecaz]
Hoşa gitmeyen, can sıkan
- "O akşamki tatsız olaya benim de canım sıkıldı."
-
[mecaz]
Sohbeti hoş olmayan veya geçimsizlik çıkaran (kimse)
-
[zarf]
Hoşa gitmeyen bir biçimde
- "Her şey, herkes boş, abes, çirkin, münasebetsiz, tatsız görünür."
-
[sıfat]
Tadı iyi olmayan, lezzetsiz olan
- TATSAL
-
-
[sıfat, biyoloji]
Tat alma duyusu ile ilgili
-
[sıfat, biyoloji]
Tat alma duyusu ile ilgili
- TATARI
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Tam pişmemiş
-
[sıfat, ağızlardan]
Tam pişmemiş
- TATMAK
-
-
[-i]
Dil yardımıyla bir şeyin tadının nasıl olduğunu anlamak
-
Bir şeyden az miktarda yemek veya içmek
- "O meşhur beyaz şaraplarını tattık."
-
[mecaz]
Bir şeyi duymak, hissetmek
- "Yaşamın her acısını tatmış."
-
[mecaz]
Bir şeyi olumlu veya olumsuz bütün nitelikleriyle yaşamak veya bir şeye tutulmak, uğramak
- "Kavuşmanın tadı yok / Ayrılığı tatmadan"
-
[-i]
Dil yardımıyla bir şeyin tadının nasıl olduğunu anlamak
- TATMİN
-
Kelime Kökeni: Arapça taṭmīn
-
[isim]
İstenen bir şeyin gerçekleşmesini sağlama, gönül doygunluğuna erme; doyum
-
Cinsel isteklerini giderme
-
[ruh bilimi]
Bakınız doygunluk
-
[isim]
İstenen bir şeyin gerçekleşmesini sağlama, gönül doygunluğuna erme; doyum
- TATULA
-
Kelime Kökeni: Fransızca datura
-
[isim, bitki bilimi]
Patlıcangillerden, çiçekleri beyaz veya mor renkte, meyveleri dikenli, hekimlikte kasların kasılmasını gidermek üzere kullanılan bir yıllık ve otsu bir bitki; şeytan elması, boru çiçeği (Datura stramonium)
-
[isim, bitki bilimi]
Patlıcangillerden, çiçekleri beyaz veya mor renkte, meyveleri dikenli, hekimlikte kasların kasılmasını gidermek üzere kullanılan bir yıllık ve otsu bir bitki; şeytan elması, boru çiçeği (Datura stramonium)