İçinde tali olan 7 harfli 9 kelime var. İçerisinde TALİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tali olan kelimeler listesine ya da sonu tali ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tali Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L T İ

4 Harfli Kelimeler

TALİ

3 Harfli Kelimeler

AİT, ALİ, ALT, ATİ, İLA, İTA, TAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AT, İL, İT, LA, TA, Tİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MUTTALİ

Kelime Kökeni: Arapça muṭṭaliʿ

  1. [sıfat, eskimiş] Öğrenmiş, haber almış, bilgi edinmiş
TALİMAR

Kelime Kökeni: İtalyanca tagliamare

  1. [isim, denizcilik] Baş bodoslamasından omurgaya kadar uzanan, cıvadra donanımına desteklik etmek amacıyla konulan ekleme
TALİMAT

Kelime Kökeni: Arapça taʿlīmāt

  1. [isim] Bakınız yönerge
    • "Demir Bey'den beklenilen talimat gelmişti." (Refik Halit Karay)
  2. [askerlik] Görevin gerektirdiği türlü hizmetlerin başarıyla yürütülmesi için kumandan, başkan veya daire başkanları tarafından verilen, o hizmetle ilgili sorumluluk, düzen ve ilkeleri içine alan buyruklar
KATALİZ

Kelime Kökeni: Fransızca catalyse

  1. [isim, kimya] Bir maddenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını veya hızının değişmesini sağlayan etkisi
TALİPLİ

  1. [sıfat] Bakınız istekli
    • "Seçme süreci talipli olan adayların bilgilerinin toplanarak doğrulanmasını, değerlendirilerek en doğru seçimin yapılmasını, denetlenebilir olmasını gerektirir." (Mehmet Gün)
  2. Talibi bulunan
    • "Adana’da talipli ya da talipçi derler, birçok talip çıkıyor anneanneme." (Can Kozanoğlu)
TALİMLİ

  1. [sıfat] Talim görmüş, eğitilmiş
    • "Gözlerim ona dikilmiş talimli bir fino köpeği gibi büzülüp otururdum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Alışık, bir işi çok yapmaktan dolayı eli yatkın duruma gelmiş olan
ŞEFTALİ

Kelime Kökeni: Farsça şeft + ālū

  1. [isim, bitki bilimi] Gülgillerden, ılıman bölgelerde yetişen, çiçekleri pembe renkli bir ağaç (Prunus persica)
  2. Bu ağacın tatlı ve sulu meyvesi
    • "Hemen şeftali, portakal, mevsimlik sulu meyve, ne varsa satmaya başlıyorum." (Sait Faik Abasıyanık)
TALİHLİ

  1. [sıfat] Bakınız bahtlı
    • "Çünkü hayatta talihli adam azdır; böyle olduğu için de bu sıfat pek az kullanılmış, pek az kimseye verilebilmektedir." (Şemsettin Kutlu)
METALİK

Kelime Kökeni: Fransızca métallique

  1. [sıfat] Bakınız madenî
    • "Metalik duvarların birinde usulca bir kapı açıldı..." (Murathan Mungan)
  2. Metal gibi parlak olan (renk)
    • "Sigarasını koltuğun kenarına koyduğu metalik kül tablasına ezercesine basıyor." (Ahmet Ümit)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü