İçinde tal olan 9 harfli 56 kelime var. İçerisinde TAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tal olan kelimeler listesine ya da sonu tal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L T

3 Harfli Kelimeler

ALT, TAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AT, LA, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

APTALIMSI

  1. [sıfat] Bakınız aptalsı
FİLİNTALI

  1. [sıfat] Filintası olan
    • "Gittiği zaman karşısında filintalı, fişeklikli, külotlu ve kalpaklı aslan gibi bir genç adam bulmuştu." (Tarık Buğra)
MANTALİTE

Kelime Kökeni: Fransızca mentalité

  1. [isim] Bakınız anlayış
BALTALAMA

  1. [isim] Baltalamak işi
  2. [mecaz] Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma; sabotaj, sabote
    • "Bu baltalama, tarihî düşmanlarımızın ekmeğine yağ sürmektir." (Oğuzhan Cengiz)
FALÇATALI

  1. [sıfat] Falçatası olan
TALANLAMA

  1. [isim] Bakınız yağmalama
KRİSTALLİ

  1. [sıfat] Bakınız billurlu
VEJETALİN

Kelime Kökeni: Fransızca végétaline

  1. [isim] Bazı bitkilerden çıkarılan ve sadeyağ yerine kullanılan katı yağ
İTALYANCA

  1. [isim] İtalyanların kullandığı dil
    • "Bülbül gibi İtalyanca, Fransızca, çatra patra Türkçe konuşuyor." (Peyami Safa)
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
TALİMNAME

Kelime Kökeni: Arapça taʿlīm + Farsça nāme

  1. [isim, askerlik] Savaşta uygulanan türlü manevraları, araç ve gereçlerin nasıl kullanılacağını, her sınıfın görev ve davranışını belirten kuralların toplandığı kitap
ORTALIKÇI

  1. [isim] Lokanta, gazino, pastane vb. yerlerde ayak işlerine bakan kimse
    • "Tam bu sırada yanlarından elindeki tepside boşlarla ortalıkçı bir çocuk geçmektedir." (Tarık Buğra)
USTALAŞMA

  1. [isim] Ustalaşmak durumu
TALEBELİK

  1. [isim] Bakınız öğrencilik
    • "Talebelik günlerimizden bazı tabloları çizmeye çalışacağım." (Halit Fahri Ozansoy)
ISPARTALI

  1. [isim] Isparta ilinden olan kimse
ORTALIKTA

  1. [zarf] Göz önünde, meydanda
    • "Bir delikanlıyla flört edince hemen adınız dolaşmaya başlardı ortalıkta." (Ahmet Ümit)
KARTALMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Yaşlanmak, kartlaşmak
    • "İşte on dokuz yaşında bir kız ecdat! Ben de onun kartalmış canlısı olamaz mıyım?" (Aka Gündüz)
ODONTALJİ

Kelime Kökeni: Fransızca odontalgie

  1. [isim, tıp] Bakınız diş ağrısı
METALÜRJİ

Kelime Kökeni: Fransızca métallurgie

  1. [isim] Bakınız metal bilimi
MUTALLAKA

Kelime Kökeni: Arapça muṭallaḳa

  1. [isim, eskimiş] Boşanarak dul kalmış kadın
VASITALIK

  1. [isim] Bakınız aracılık
    • "Ortalıkta utanmak, arlanmak kalmadığını, kızlara, kadınlara dairelerindeki müdürün vasıtalık ettiklerini söylüyordu." (Memduh Şevket Esendal)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü