İçinde tabu olan 14 kelime var. İçerisinde TABU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında tabu olan kelimeler listesine ya da sonu tabu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

TABULAŞTIRILMAK

14 Harfli Kelimeler

TABULAŞTIRILMA

13 Harfli Kelimeler

TABULAŞTIRMAK

12 Harfli Kelimeler

TABULAŞTIRMA

10 Harfli Kelimeler

TABULAŞMAK, TABURCULUK

9 Harfli Kelimeler

TABULAŞMA

8 Harfli Kelimeler

TABUTLUK

7 Harfli Kelimeler

TABURCU, TETABUK

6 Harfli Kelimeler

TABURE

5 Harfli Kelimeler

TABUR, TABUT

4 Harfli Kelimeler

TABU

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Tabu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B T U

4 Harfli Kelimeler

BUAT, TABU, TUBA

3 Harfli Kelimeler

ABU, AUT, BAT, BUT, TAB

2 Harfli Kelimeler

AB, AT, BU, TA, TU, UT

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TABULAŞTIRILMAK

  1. [nesnesiz] Tabu durumuna getirilmek
    • "Bu defa Atatürk’ün ülkemizi nereden nereye getirdiği çeşitli yollarla anlatılacağı yerde, onu koruma kanunu çıkarılarak âdeta tabulaştırıldı." (Muazzez İlmiye Çığ)
TABULAŞTIRILMA

  1. [isim] Tabulaştırılmak işi
TABULAŞTIRMAK

  1. [-i] Tabu durumuna getirmek
    • "Kutsallaştırmak ve yadsımak, bir şeyi dokunulmaz ve cansız kılmanın, tabulaştırarak öldürmenin iki yoludur." (Haluk Yurtsever)
TABULAŞTIRMA

  1. [isim] Tabulaştırmak işi
TABULAŞMAK

  1. [nesnesiz] Tabu kabul edilmek, tabu gibi görünmek, tabu değeri kazanmak, tabu durumuna getirilmek
    • "Bu konular, aralarında hiç konuşulmadan kendiliğinden tabulaşmıştı." (Ayşe Kulin)
TABURCULUK

  1. [isim] Taburcu olma durumu
    • "Taburculuk gününün er geç gelip çatmasını bekliyordu." (Avni Givda)
TABULAŞMA

  1. [isim] Tabulaşmak durumu
TABUTLUK

  1. [isim] Camide boş tabutların konulduğu yer
    • "Mahalle camisinin tabutluğundan çıkarak kaçmaktayken peşlerine düşülür." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Ancak bir kişinin hareket etmeden ayakta durabileceği özel işkence bölmesi
    • "Sanıklar, Sirkeci’deki ünlü Sansaryan Han’da ‘tabutluk’ adı verilen hücrelere kapatılmışlardı." (Uğur Mumcu)
TABURCU

  1. [sıfat] Hastaneden çıkması kararlaştırılmış (hasta)
TETABUK

Kelime Kökeni: Arapça teṭābuḳ

  1. [isim, eskimiş] Uyma, uygun gelme
TABURE

Kelime Kökeni: Fransızca tabouret

  1. [isim] Sırt ve kol dayayacak yeri olmayan iskemle; sekmen
TABUT

Kelime Kökeni: Arapça tābūt

  1. [isim] Ölünün içine konulduğu sandık biçiminde araç; sal (II), ölü salı, dört kollu, imamkayığı
    • "Kapının önünde bekleyen ufak bir cemaat gıcırdayan tabutu sallasırt ettiler." (Ercüment Ekrem Talu)
  2. [ağızlardan] Bir yerden bir yere yumurta taşımaya yarayan uzun sandık
TABUR

  1. [isim, askerlik] Dört bölükten kurulan, bir binbaşının komutasındaki asker birliği
    • "Gönderilecek askerin sekiz tabur olmasında büyük isabet vardır." (Salâh Birsel)
  2. Küme, yığın, grup
  3. Düzgün sıralar hâlinde dizilmiş insan topluluğu
TABU

Kelime Kökeni: Fransızca tabou

  1. [isim, din bilimi] Kutsal sayılan bazı insanlara, hayvanlara, nesnelere dokunulmasını, kullanılmasını yasaklayan, aksi yapıldığında zararı dokunacağı düşünülen dinî inanç
    • "Bunlar tabuları, dinsel yasakları ve buyrukları içeren gizemsel inanç kurumlarıdır." (Melih Cevdet Anday)
  2. [toplum bilimi] Belli davranış veya sözlerin bir toplumca, bir toplumsal grupça tehlikeli sayılması ve olumsuz yaptırımlara bağlanarak yasaklanması; tekinsiz
  3. [sıfat] Yasaklanarak korunan (nesne, kelime, davranış)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü