İçinde ta olan 7 harfli 466 kelime var. İçerisinde TA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ta olan kelimeler listesine ya da sonu ta ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ta Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KİTABET
-
Kelime Kökeni: Arapça kitābet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sekreterlik
-
Bakınız kompozisyon
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sekreterlik
- TAVERNA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca taverna
-
[isim]
Çalgılı meyhane
- "Gece bir tavernada mezesi bol bir yemek yiyip pansiyona döndük."
-
[isim]
Çalgılı meyhane
- AHTAPOT
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus)
-
Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü
- "Genzinde de herhâlde ahtapot olacaktı ki boynunu uzatıp derin derin nefes alırdı."
-
[isim, hayvan bilimi]
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus)
- TANIYIŞ
-
-
[isim]
Tanımak işi
-
[isim]
Tanımak işi
- YATALAK
-
-
[sıfat]
Felç, sakatlık vb. bir sebeple yataktan kalkamayan (kimse)
- "Şu rezalete bakın, yatalak gibi uzanmışlar."
-
[sıfat]
Felç, sakatlık vb. bir sebeple yataktan kalkamayan (kimse)
- ATAVİZM
-
Kelime Kökeni: Fransızca atavisme
-
[isim, antropoloji]
Bakınız atacılık
- "Modern insanın his hayatı günden güne dumura uğrayarak, bir gizli atavizm gibi örtbas edilerek utana sıkıla birkaç lahzaya sıkıştırılan kaçamak bir ömür çeşnisi hâline gelmedi mi?"
-
[isim, antropoloji]
Bakınız atacılık
- UTANMAZ
-
-
[sıfat]
Utanması olmayan; arlanmaz, pek yüzlü, sıkılmaz, pişkin, yüzsüz
- "Utanmazlık siyasetinin veya utanmaz siyasinin önünde sonunda foyası meydana çıkar."
-
[sıfat]
Utanması olmayan; arlanmaz, pek yüzlü, sıkılmaz, pişkin, yüzsüz
- NATAMAM
-
Kelime Kökeni: Farsça nā + Arapça tamām
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız eksik
- "Şu anda hastanede sanki hiç kimse yokmuş gibiydi; natamam, metruk bir bina izlemini veriyordu."
-
Tamamlanmamış, bitmemiş
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız eksik
- TABURCU
-
-
[sıfat]
Hastaneden çıkması kararlaştırılmış (hasta)
-
[sıfat]
Hastaneden çıkması kararlaştırılmış (hasta)
- TAKLİDİ
-
Kelime Kökeni: Arapça taḳlīdī
-
[sıfat, eskimiş]
Taklit yoluyla yapılan
-
[sıfat, eskimiş]
Taklit yoluyla yapılan
- ÇAĞATAY
-
-
[isim, tarih]
XIII-XIV. yüzyıllarda Türkistan’da hüküm süren Çağatay Hanlığı’nda yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim, tarih]
XIII-XIV. yüzyıllarda Türkistan’da hüküm süren Çağatay Hanlığı’nda yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse
- MUTTALİ
-
Kelime Kökeni: Arapça muṭṭaliʿ
-
[sıfat, eskimiş]
Öğrenmiş, haber almış, bilgi edinmiş
-
[sıfat, eskimiş]
Öğrenmiş, haber almış, bilgi edinmiş
- TANECİL
-
-
[sıfat, hayvan bilimi]
Tahılla beslenen
-
[sıfat, hayvan bilimi]
Tahılla beslenen
- TAVUKÇU
-
-
[isim]
Tavuk besleyicisi
-
Tavuk satan kimse
-
Kesilmiş tavuk satıcısı
-
[isim]
Tavuk besleyicisi
- ŞATAFAT
-
-
[isim]
Bakınız görkem
- "Hamam alayı da yine şatafat ve masraf cihetinden bundan aşağı kalmazmış."
-
[isim]
Bakınız görkem
- TARTILI
-
-
[sıfat]
Tartılmış; vezinli
-
[mecaz]
Ölçülü, dengeli olan
- "Tartılı bir davranış. Tartılı bir söz."
-
[sıfat]
Tartılmış; vezinli
- TABLALI
-
-
[sıfat]
Tablası olan
- "Alanın dört bir yanında camekânlı, tablalı simitçiler yer alırdı."
-
Tepesi geniş ve daire biçiminde olan
- "Fesi hele fesi, başlı başına bir âlem; tablalı değil, dar Beyoğlu kalıp."
-
[sıfat]
Tablası olan
- KURUTAÇ
-
-
[isim, teknik]
Bakınız kurutma kabı
-
[isim, teknik]
Bakınız kurutma kabı
- ULUSTAŞ
-
-
[isim]
Bakınız millettaş
-
[isim]
Bakınız millettaş
- UTANGAÇ
-
-
[sıfat]
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan; sıkılgan, utangan, mahcup
- "Bunlar çoğunlukla çekingen, utangaç olurlardı."
-
[sıfat]
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan; sıkılgan, utangan, mahcup