İçinde ta olan 5 harfli 244 kelime var. İçerisinde TA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ta olan kelimeler listesine ya da sonu ta ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ta Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A T

2 Harfli Kelimeler

AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TABİR

Kelime Kökeni: Arapça taʿbīr

  1. [isim] Rüya yorumlama
  2. Bakınız yorum
    • "Düş biter bitmez tüccar uyanıverdi ve hemen rüya tabiri kitaplarını açtı." (İhsan Oktay Anar)
  3. Anlatım biçimi
    • "Bugünlük temsil sözünü kullanırken onu alışılmış bir tabir olarak alıyoruz." (Ahmet Kutsi Tecer)
  4. [eskimiş] Bakınız deyim
POTAS

Kelime Kökeni: Fransızca potasse

  1. [isim, kimya] Potasyum birleşiklerine verilen genel ad
TABİP

Kelime Kökeni: Arapça ṭabīb

  1. [isim] Bakınız hekim
    • "Bir hamlede atıldım. Evvela tabibin elinden defteri kaparak fırlattım." (Halit Ziya Uşaklıgil)
HASTA

Kelime Kökeni: Farsça ḫaste

  1. [sıfat] Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken (kimse, hayvan, organ); rahatsız, sayrı, sökel, alil, pestil
    • "Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [isim] Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken insan, hayvan veya organ
  3. [mecaz] Bir şeyle aşırı derecede ilgilenen
    • "Maç hastası."
  4. [argo] Parasız, züğürt olan
  5. [teklifsiz konuşmada] Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan
TAKAS

Kelime Kökeni: Arapça taḳāṣṣ

  1. [isim] Bakınız değişim
  2. [ticaret] İki ülke arasında yapılan alışverişin karşılıklı olarak malla ödenmesi
ATARİ

Kelime Kökeni: (İngiliz Atari firma adından)

  1. [isim] Bilgisayarlarda basit programlarla düzenlenmiş, bir konsol yardımıyla oynanan, kavrama çabukluğu ve pratiklik kazandıran oyunların genel adı
TAKAT

Kelime Kökeni: Arapça ṭāḳat

  1. [isim] Vücuttaki iş yapabilme, başarabilme gücü; derman, hâl, mecal
    • "Hareket edebilecek ne vasıtamız ne takatimiz vardı." (Aka Gündüz)
TASNİ

Kelime Kökeni: Arapça taṣnīʿ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yapay
  2. Bakınız uydurma
  3. [felsefe] Bakınız yapıntı
BALTA

  1. [isim] Ağacı kesme, yarma, yontma vb. işlerde kullanılan ağaç saplı, demir araç
    • "Öksüz delikanlı eyerli atını baltayla değişip iki torba ekmeği yüklenmiş giderken orak taşıyan birine rastlamış." (İbrahim Dilek)
DETAY

Kelime Kökeni: Fransızca détail

  1. [isim] Bakınız ayrıntı
ALTAR

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim] Bakınız sunak
    • "İnsanlar en besili hayvanlarının en iyi parçalarını tanrılara sunmak için buraya gelirlermiş, altarın ikinci katında o parçaları yakarlarmış." (Ahmet Ümit)
TAMAH

Kelime Kökeni: Arapça ṭamaʿ

  1. [isim] Bakınız açgözlülük
    • "Kalpler soğuk, gözler tamah ve ihtiras ile yanıyor." (Memduh Şevket Esendal)
CARTA

  1. [isim, argo] Bakınız yellenme
ALTAY

  1. [isim] Rusya Federasyonu'na bağlı Altay Özerk Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
    • "Turan’ın her tarafından onu selamlamak için heyetler gelmişti. Kâşgar’dan, Buhara’dan, Fergana’dan, Hive’den, Altay şehirlerinden, her yerden, her yerden!" (Ömer Seyfettin)
TABAN

  1. [isim] Ayağın alt yüzü; aya
  2. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü; zemin, tavan karşıtı
  3. Ayakkabının alt bölümü
  4. Bakınız kaide
  5. Bir şeyin en alt bölümü; dip
  6. Değerlendirmede en alt derece
  7. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle
    • "Partinin tabanının istekleri doğrultusunda..."
  8. Bakınız temel
  9. [coğrafya] Denizin, gölün veya akarsuyun zemini
  10. [denizcilik] Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü
  11. [matematik] Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi
    • "Piramidin tabanı. Üçgenin tabanı."
  12. [matematik] Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır
  13. [dil bilimi] Çekim eki almamış kelime kök veya gövdesi: göz, al-mak; burun, gözlükçü, kavur-mak vb
  14. [ağızlardan] Tarlanın düz ve verimli kesimi
  15. [eskimiş] Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir
TAMAM

Kelime Kökeni: Arapça tamām

  1. Bakınız bütün
    • "Paranın tamamını verdim."
  2. Bakınız eksiksiz
    • "Bu kitap tamam değildir."
  3. Tamamlanmış, bitmiş
    • "Haydi Abbas vakit tamam / Akşam diyordun, işte oldu akşam / Kur bakalım çilingir soframızı / Dinsin artık bu kalp ağrısı" (Cahit Sıtkı Tarancı)
  4. [edat] Olması gerektiği gibi
    • "Hesap tamam, gidebiliriz."
  5. [ünlem, teklifsiz konuşmada] Bakınız evet
  6. [ünlem] Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz
    • "Tamam, başka işimiz kalmadı da şimdi onunla mı uğraşacağız!"
TABAK

Kelime Kökeni: Arapça ṭabaḳ

  1. [isim] Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap
    • "Kadın masaya tabak, kaşık koyuyor." (Aka Gündüz)
  2. [sıfat] Bu kabın alacağı miktarda olan
  3. İnce kat
TATLI

  1. [sıfat] Şeker tadında olan
    • "Tatlı elma. Tatlı nar."
  2. Acı olmayan, acı karşıtı
    • "Tatlı salatalık. Tatlı su."
  3. [isim] Şekerle veya şekerli şeylerle yapılan yiyecek
    • "Baklava, revani, lokma birer tatlıdır."
  4. [mecaz] İnsanı çeken, göze, kulağa hoş gelen, rahatlatan, dinlendiren, sevindiren
    • "Bu acı adam, tatlı ve nüktedandı." (Yusuf Ziya Ortaç)
  5. [mecaz] Sevimli, hoş olan
    • "Görüp de sevmemek ne mümkün seni / Güzelsin, incesin, tatlısın, şensin" (Orhan Seyfi Orhon)
  6. [zarf, mecaz] Hoşa gidecek bir biçimde, tatlılıkla
    • "Anlattıklarını çok çocukça, çok tatlı anlatıyor." (Memduh Şevket Esendal)
TAVİK

Kelime Kökeni: Arapça taʿvīḳ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız geciktirme
  2. Bakınız alıkoyma
KITAL

Kelime Kökeni: Arapça ḳitāl

  1. [isim, eskimiş] Vuruşma, birbirini öldürme
  2. Bakınız savaş
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü