İçinde ta olan 4 harfli 64 kelime var. İçerisinde TA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ta olan kelimeler listesine ya da Sonu ta ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ETAP

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Aşama
  2. Adım

SOTA
...
TAZI

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Genellikle tavşan avında kullanılan, uzun bacaklı, çekik karınlı, çok çevik bir köpek türü (Canis familiaris grajus hibernicus)
    • "Tazının burnu iki kilometre ötedeki bıldırcın kokusunu duyabilir." (Haldun Taner)

META

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Mal, ticaret malı
  2. Sermaye
    • "Batıdan aldığımız öteberi arasında en kıymetli meta kendi memleketimizi karış karış dolaşma arzusu olmalıdır." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)

TAKI

  1. [isim] Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü
  2. Kadınların ziynet eşyası
  3. Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki
    • "Türkçede -i, -e, -de, -den, -in ekleri birer takıdır."
  4. Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler
    • "Türkçede ile, göre birer takıdır."

TABİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bağımlı
    • "Sanki bütün kamara, bütün halk, onlara tabi, onlara mahkûmdu." (Peyami Safa)
    • "Kooperatifler, devletin her türlü kontrol ve denetimine tabi olup siyasetle uğraşmaz..." (Anayasa)

ÇITA

  1. [isim] Düzgün biçilmiş uzun ve ensiz tahta

USTA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse
    • "Sırtında koyu lacivert, usta elinden çıkmış bir kostüm." (Yusuf Ziya Ortaç)
  2. Zanaat öğreticisi
  3. Zanaatçılar için unvan
    • "Üzeyir usta yoldan geçmeyeceğimizi söyledi." (Refik Halit Karay)
  4. [sıfat] Eli uz, işinin eri, becerikli, mahir
    • "Bunların hepsi de çok güzel sesli ve oyunun en ustaları arasından seçildi." (Tarık Buğra)
  5. Osmanlı İmparatorluğu'nda saraydaki cariye ve hizmetlilerin kıdemlisi
  6. Akıl veren veya öğreten kimse
    • "Kız sana bir hâl olmuş, kim senin ustan?" (Refik Halit Karay)

İTAP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Paylama, azarlama

TAAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Allah'ın buyruklarını yerine getirme, ibadet etme

TAYA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Dadı

ATAK

  1. [sıfat] Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr
    • "Bütün çocuklar gibi onlar da haşarı, atak ve güreşçi idiler." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Çevik, hareketli
  3. Geveze, yalancı

HATA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yanlış
    • "O kitap hatalarla dolu. Böyle bir hüküm vermek hatadır."
    • "Bu soruya evet cevabını vermekle bir hataya düşmüş sayılmayız." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. İstemeyerek ve bilmeyerek yapılan yanlış, kusur, yanılma, yanılgı
    • "Ağzını topla, dedim ama hatamı anladım." (Burhan Felek)
  3. Suç, günah, kusur

FUTA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] İpekli peştamal
    • "Karşı kahvenin çırağı bacağındaki zıpkasını örten futasıyla dört kahve getirdi." (Memduh Şevket Esendal)

STAR

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, yıldız

STAJ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Herhangi bir meslek edinecek olan kimsenin geçirdiği uygulamalı öğrenme dönemi
    • "Kız stajını bitirince kasabada bir diş muayenehanesi açacaktı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bir kimsenin, meslek bilgisini artırmak için bir kurumun bir veya birçok bölümünde çalışarak geçirdiği dönem

MUTA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Veri

TAKT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yerinde konuşma veya davranma

ATAŞ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Tutturgaç

TARH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çıkarma
  2. Vergi koyma
  3. Bahçelerde çiçek dikmeye ayrılmış yer
    • "Çiçek tarhları üzerinde küçük sinek kümeleri görünüyor, birden kayboluyorlardı." (Ömer Seyfettin)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü