İçinde ta olan 4 harfli 64 kelime var. İçerisinde TA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ta olan kelimeler listesine ya da sonu ta ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ta Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A T

2 Harfli Kelimeler

AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PATA

Kelime Kökeni: İtalyanca patta

  1. [isim] Oyunda yenen ve yenilen olmaması, berabere kalma
ATAK

  1. [sıfat] Düşüncesizce her işe atılan
    • "Bütün çocuklar gibi onlar da haşarı, atak ve güreşçi idiler." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Çevik, hareketli olan
  3. [ağızlardan] Geveze olan
  4. [ağızlardan] Bakınız cömert
  5. [isim, tıp] Aniden başlayan hastalık nöbeti
ROTA

Kelime Kökeni: İtalyanca rotta

  1. [isim] Bir gemi veya uçağın gidiş yönü, izleyeceği yol
  2. [mecaz] Görüş veya tutuma göre gidilen, izlenen yol
    • "Sarhoş serseri, bir eliyle boyuna rotayı ayarlamaya çalışıyordu." (Çetin Altan)
TABİ

Kelime Kökeni: Arapça tābiʿ

  1. [sıfat] Bakınız bağımlı
  2. Birine veya bir şeye uyan, onun arkası sıra giden
    • "Sanki bütün kamara, bütün halk, onlara tabi, onlara mahkûmdu." (Peyami Safa)
  3. Bakınız bağlı
TASA

  1. [isim] Bakınız kaygı
    • "Gazeteleriniz sürüm tasasına kapıldılar mı hemen İstanbul'un nabzını tutarlar." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [ruh bilimi] Tatmin edici olmayan veya tedirgin eden durumların ortaya çıkmasını önleyebilmede, güvensizlik içinde bulunulduğunda duyulan tedirgin edici duygu
POTA

Kelime Kökeni: Farsça būte

  1. [isim] İçinde maden eritilen kap
TALK

Kelime Kökeni: Arapça ṭalḳ

  1. [isim, mineraloji] Genellikle açık yeşil, toz durumundayken yağlı bir görünümde, özgül ağırlığı 2,7, sertliği 1 olan, hidratlı doğal magnezyum
TAPİ

Kelime Kökeni: Fransızca tapis

  1. [isim] Pokerde kâğıtlar dağıtılmadan önce oyunculardan birinin fiş veya parasını ortaya sürdükten sonra önünde fişi veya parası kalmadığını belirtmek için söylediği söz
TAVA

Kelime Kökeni: Farsça tāve

  1. [isim] Yağ kızdırma, yiyecek kızartma vb. işlere yarayan, uzun saplı yayvan kap
  2. Bu kapta pişmiş yemek
    • "Balık tavası. Ciğer tavası."
  3. [madencilik] Maden eritilen saplı pota
    • "Kurşun tavası."
  4. Kireç karıştırılan tekne
  5. Deniz veya göllerde suların geri çekilmesiyle kuruyan bölüm
  6. [denizcilik] Gemilerde borda iskelesinin alt başındaki sahanlık
  7. Fide yetiştirmek için ayrılmış toprak bölümü
  8. İpek kozalarının çözülmesinde kullanılan içi sıcak su dolu madenî kap
LATA

Kelime Kökeni: İtalyanca latta

  1. [isim] Dar ve kalınca tahta
TART

Kelime Kökeni: Arapça ṭard

  1. [isim, eskimiş] Kovma, çıkarma
META

Kelime Kökeni: Arapça metāʿ

  1. [isim] Mal, ticaret malı
  2. [ticaret] Bakınız sermaye
    • "Batı'dan aldığımız öteberi arasında en kıymetli meta kendi memleketimizi karış karış dolaşma arzusu olmalıdır." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
TAHT

Kelime Kökeni: Farsça taḫt

  1. [isim] Hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk
    • "Mozaikten tapınaklar yapar, tunçtan kaleler, fil dişinden tahtlar kurarmışsın." (Refik Halit Karay)
  2. [mecaz] Hükümdarlık makamı
  3. [mecaz] En üst makam
OTAĞ

  1. [isim, tarih] Büyük ve süslü çadır; çerge
STAR

Kelime Kökeni: İngilizce star

  1. [isim] Bakınız yıldız
STAT

Kelime Kökeni: Fransızca stade

  1. [isim, spor] Bakınız stadyum
TARZ

Kelime Kökeni: Arapça ṭarz

  1. [isim] Anlatma, oluş, deyiş veya yapış biçimi; minval, usul (II), üslup, vetire, stil, janr, ambiyans
    • "Annesi o tarz yaşayıştan hoşlanır mı?" (Ahmet Muhip Dıranas)
  2. Bir kimsenin kendine özgü anlatım biçimi
    • "Artık bu tarzda hayat hakları aramanın mevsimi geçtiğini sanıyorum." (Necip Fazıl Kısakürek)
  3. Güzel sanatlarda kendine özgü teknik, renk ve biçimlendirme biçimi; üslup, stil, konsept
    • "Gotik tarzda bir yapı."
  4. Bakınız biçim (II)
    • "Nitekim bugün dünyada ne kadar iyi ressam varsa o kadar da resim yapma tarzı vardır." (Asaf Halet Çelebi)
İTAP

Kelime Kökeni: Arapça ʿitāb

  1. [isim, eskimiş] Paylama, azarlama
    • "Bazen o kadar güzel ve orijinal şeyler söylüyordu ki onları dinlemek itaba ve hücuma maruz kalan için bile bir zevk teşkil ediyordu." (İbrahim Alâeddin Gövsa)
ÇİTA

Kelime Kökeni: İngilizce cheetah

  1. [isim, hayvan bilimi] Etçil memeliler sınıfının etçiller takımının kedigiller familyasından bir hayvan
    • "… yavrularına avlanmayı öğretmeye çalışan bir çitanın avı yakalarken onunla âdeta oynadığını pek çok kere izlemişizdir." (Uğur Gündüz)
TAUN

Kelime Kökeni: Arapça ṭāʿūn

  1. [isim, eskimiş, tıp] Bakınız veba
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü