İçinde t olan 6 harfli 1833 kelime var. İçerisinde T harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında t harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu t harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ATONAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste)
-
[sıfat]
Yeni bir bestecilik çığırına göre, ton ve makam temeline bağlı kalmadan oluşturulan (beste)
- OTONOM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Özerk, muhtar
- "Bu otonom bölgelerde Zeta, 1040'ta Bizans'a karşı isyan ederek yarım asır mücadeleden sonra ikinci Sırp devleti vücuda geldi." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Özerk, muhtar
- POTLUK
- ...
- TAHRİF
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeyin aslını bozma, kalem oynatma, değiştirme
- "Ben sözleri tahrif ederek tercüme ettim." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Bir şeyin aslını bozma, kalem oynatma, değiştirme
- TERMİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Isıl
-
[isim]
Isının üretilmesini, iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı
-
[sıfat]
Isıl
- TEŞMİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kapsamına alma, genişletme, yayma
-
[isim]
Kapsamına alma, genişletme, yayma
- TEZYİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Çoğaltma, artırma
-
[isim]
Çoğaltma, artırma
- TOPLUM
-
-
[isim]
Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet
- "İlkel toplum."
-
Topluluk
-
[isim]
Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet
- ZİMMET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Üstünde olan şey
-
Kurum ve kuruluşlarda çalışanlara veya para işleri ile uğraşan görevliye imza karşılığı teslim edilen para veya eşya
-
Bir kimsenin yasal olmayan yollardan üzerine geçirip ödemeye zorunlu olduğu para
-
Bir ticaret kuruluşunun borçlarının tümü
-
[isim]
Üstünde olan şey
- İÇTEPİ
-
-
[isim]
Tepi
-
[isim]
Tepi
- İHTİRA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Türetme
-
[isim]
Türetme
- İSTİFA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kendi isteğiyle işten veya bir hizmetten ayrılma
- "Kulüpten istifa etmiş, bir daha hiç kumar oynamak istemediğini söylüyor." (Peyami Safa)
-
İşten ayrılma isteğini bildiren dilekçe
-
[isim]
Kendi isteğiyle işten veya bir hizmetten ayrılma
- TANZİM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sıraya koyma, sıralama
-
Düzeltme, düzenleme, düzen verme, yoluna koyma
- "Beş on dakikada tanzim olunan ateş yağmurundan daha ulvi bir manzara..." (Aka Gündüz)
- "Memlekete su getirmek, elektrik yapmak için müthiş projeler tanzim ediyor." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Sıraya koyma, sıralama
- TAŞMAK
-
-
[nsz]
Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak
- "Hayvanın ağzından taşan beyaz köpüklere biraz da kan karıştı." (Haldun Taner)
-
Akarsu, yatağından çıkarak çevresini kaplamak
-
Bir yere veya şeye sığmamak
- "Kasketinden taşmış siyah saçları yakına gelince çok kırçıllaştı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
İnsan, nesne vb. çokça bulunmak, sayısı artmak
-
Öfke, sabırsızlık veya heyecan yüzünden kendini tutamamak
- "Acaba bizim taşıp köpürmelerimizi pek çocukça mı bulmuştu?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[nsz]
Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak
- TECVİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kelimelerin söylenişinde, seslerin çıkaklarına, uzunluk ve kısalıklarına göre okunması
- "Okurken tecvide riayetten kelimeler ağzında yassılanarak, yayvanlaşarak, incelerek çıkıyordu." (Memduh Şevket Esendal)
-
Kur'an'ın doğru okunmasını sağlayan bilim
-
Bu bilim üzerine yazılmış kitap
-
[isim]
Kelimelerin söylenişinde, seslerin çıkaklarına, uzunluk ve kısalıklarına göre okunması
- TERVİÇ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir düşünceyi tutma, destekleme
- "Fikir hürriyetini terviç eden teşekküller İslam memleketlerinde kökleşmiş bulunuyordu." (Asaf Halet Çelebi)
-
[isim]
Bir düşünceyi tutma, destekleme
- TİRLİN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Mürekkeple çizgi çizmeye yarayan, türlü kalınlıklarda gereç
-
[isim]
Mürekkeple çizgi çizmeye yarayan, türlü kalınlıklarda gereç
- ABSTRE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Soyut
-
[sıfat]
Soyut
- ATAMAK
-
-
[-i]
Birini bir göreve getirmek, tayin etmek
-
[-i]
Birini bir göreve getirmek, tayin etmek
- HİÇTEN
-
-
[sıfat]
Çok değersiz, önemsiz
-
[zarf]
Gereği, yararı yokken veya karşılıksız olarak, yok yere
- "Hiçten bu kadar masrafa girdim."
-
[sıfat]
Çok değersiz, önemsiz