İçinde t olan 6 harfli 1833 kelime var. İçerisinde T harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında t harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu t harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DİSKET

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bilgisayardaki işlemlerin kaydedildiği manyetik araç

KALTAK

  1. [isim] Üzeri meşin, halı vb. şeylerle kaplanmamış olan eyerin tahta bölümü
  2. Kuskunsuz eyer
  3. İffetsiz, namussuz kadın
    • "Bırak be, dedi, kendi kendine, elin kaltağı için dövüşecek miyim?" (Sait Faik Abasıyanık)

MEŞHUT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Görülen, gözle görülmüş, tanık olunmuş

SİRKAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çalma, hırsızlık

SURETA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Görünüşe göre, görünüşte
  2. Yalandan

TAKLİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma
    • "Annesinin, babasının taklitlerini yapıyordu." (Çetin Altan)
  2. Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme
    • "Hele taklitleri? -Kadın taklidi, Arap taklidi hepsini birbirinden güzel yapıyordu." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Taklit etmeyeceğine, kopya olmaktan, andırmaktan tiksindiğine göre bilmesinin faydası yoktu." (Tarık Buğra)
  3. Benzetilerek yapılmış şey, imitasyon

TEMKİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir işin sonunu düşünerek ölçülü, tedbirli davranma
    • "Bütün temkin ve vakarını kaybedip konuşanlara sokuldu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

TEVKİF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Durdurma
    • "Yalnız şu var ki müttefik kuvvetleri küçük bahanelerle durmadan Türkleri tevkif ediyor, cezalara çarptırıyor ve bazen de müttefik merkezlerinde fena hâlde dövüyorlardı." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bir suç dolayısıyla birini tutuklama

TEZYİN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bezeme, süsleme, donama

VAHŞET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yabani, vahşi olma durumu
  2. Korku, ürküntü
  3. Issızlık, yalnızlık

ACITMA

  1. [isim] Acıtmak işi

ÇATLAK

  1. [sıfat] Çatlamış olan
    • "Çatlak bardak."
  2. Deli
  3. [isim] Ara, aralık
    • "İki denizci kara bulutlar çatlağından güneş ışığının güldüğünü sandılar." (Halikarnas Balıkçısı)
  4. [isim] Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz
    • "Esmer toprağın yüzünü saran çatlaklar sanki yerin dibine kadar iniyordu ." (Tarık Buğra)
  5. [isim] Çatlama

FETRET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İki peygamber arasında peygambersiz geçen süre
  2. İki padişah arasında padişahsız geçen süre
  3. İki olay arasındaki süre
  4. Hükûmet gücünün gevşediği bir yerde düzenin yeniden kurulmasına kadar geçen süre
  5. İslam dinine göre Hz. İsa ile Hz. Muhammed arasında geçen süre

MUHTAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Köy ve mahallenin yasalarla belirtilmiş işlerini yürütmek için o köy veya mahallede oturanların seçtikleri kimse
    • "Bir sabah kalktım, sofaya muhtar önde bütün köylü yığılmış." (Halide Edip Adıvar)
  2. [sıfat] Her işe burnunu sokan
  3. [sıfat] Özerk

RAĞBET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İstek, arzu, ilgi
    • "İtalyan kadınları o kumaşlara o kadar rağbet göstermişlerdir ki..." (Falih Rıfkı Atay)
    • "... haftanın bir gecesinde yalnız kadınlara oynayacak kadar mahallede rağbet kazandı." (Halide Edip Adıvar)
  2. Beğenme, itibar
    • "Fakat memlekette böylelerine rağbet yok." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

TEKBİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Müslümanlıkta Tanrı'nın büyüklüğünü, yüceliğini anmak için söylenen ve "Allahuekber" sözü ile başlayan dua
    • "Hemen şükran secdesine kapanarak tekbir getirir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

TENSEL

  1. [sıfat] Tene ait, cinsel
    • "Daha çok tensel ihtirasa açık olan bu evlilik başlangıçta mutluluk getirir." (Selim İleri)

TEŞRİF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir yeri onurlandırma, şereflendirme
  2. Gelmesiyle bir yeri onurlandırma
    • "Efendi hazretleri, nihayet teşrif edebilmişler demek?" (Atilla İlhan)

ATÖLYE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Zanaatçıların veya resim, heykel sanatlarıyla uğraşanların çalıştığı yer, işlik

KARTLI

  1. [sıfat] Kartı olan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü