İçinde sır olan 7 harfli 33 kelime var. İçerisinde SIR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sır olan kelimeler listesine ya da Sonu sır ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
I R S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
SIR
2 Harfli Kelimeler
IR, IS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIRALAÇ
-
-
[isim]
Klasör
-
[isim]
Klasör
- KASIRGA
-
-
[isim]
Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr
- "Bu ağaç yalnız büyük bir kasırga ile silkeleniyor." (Peyami Safa)
-
Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku
- "Bu, içimdeki şiiri, kasırgayı, hemen dindirdi." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr
- SIRASIZ
-
-
[sıfat]
Sırada olmayan, sırası olmayan, düzensiz
-
Yere, zamana, konuya, yönteme uygun olmayan
- "O hep sırasız arzularla, varlıklar içinde, yoksulluklar çekerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Sırada olmayan, sırası olmayan, düzensiz
- SIRPLIK
- ...
- AKSIRMA
-
-
[isim]
Aksırmak işi
-
[isim]
Aksırmak işi
- HASIRLI
-
-
[sıfat]
Hasırı olan, hasırla kaplanmış olan
- "Geniş hasırlı sofanın bir kenarına da biz büzüşmüştük." (Falih Rıfkı Atay)
-
[isim]
Hasırla kaplanmış şişe
-
[sıfat]
Hasırı olan, hasırla kaplanmış olan
- SIRADAN
-
-
[sıfat]
Herhangi bir, bayağı, alelade
- "Bu kabil angaryalar sıradan bir memurun yaşamına hiç değilse bir renk ve canlılık katabilir." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Herhangi bir, bayağı, alelade
- AKSIRIŞ
-
-
[isim]
Aksırma, aksırma biçimi
- "Kollarını açıp üç kişilik yer kaplayarak yemek yiyişi, aksırışı ve gülüşü çekilmez." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Aksırma, aksırma biçimi
- ASIRLIK
-
-
Yüzyıllık
-
Yüzyıllık
- SIRMALI
-
-
[sıfat]
Sırma ile işlenmiş veya süslenmiş
- "Çarşıdan bana boyundan geçirilir, sırmalı bir cüzdanlık alınmıştı." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[sıfat]
Sırma ile işlenmiş veya süslenmiş
- SIRTLIK
-
-
[isim]
Sırt dayayacak yer
-
[isim]
Sırt dayayacak yer
- ISIRGIN
-
-
[isim]
İsilik
-
[isim]
İsilik
- SIRITMA
-
-
[isim]
Sırıtmak işi
- "Bu karşılıklı sırıtma ne kadar sürüyor, bilmem." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Sırıtmak işi
- SIRTLAN
-
-
[isim]
Sırtlangillerden, genellikle leşle beslenen, etçil, postu benekli bir hayvan, yeleli kurt (Hyaena)
-
[isim]
Sırtlangillerden, genellikle leşle beslenen, etçil, postu benekli bir hayvan, yeleli kurt (Hyaena)
- FISIRTI
-
-
[isim]
Fısıltı
-
[isim]
Fısıltı
- SIRLAMA
-
-
[isim]
Sırlamak işi
-
[isim]
Sırlamak işi
- PISIRIK
-
-
[sıfat]
Tutuk, sünepe, aşırı çekingen, yüreksiz ve beceriksiz, girgin karşıtı
- "Beceriksiz mi beceriksiz, pısırık mı pısırık! A, ne yapayım ben böyle erkeği!.." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Tutuk, sünepe, aşırı çekingen, yüreksiz ve beceriksiz, girgin karşıtı
- HASIRCI
-
-
[isim]
Hasır ören veya satan kimse
-
[isim]
Hasır ören veya satan kimse
- ISIRMAK
-
-
[-i]
Dişleri arasına alıp sıkmak
- "Dolu bir kadeh içti ve meze yerine alt dudağını ısırdı." (Aka Gündüz)
- "Isıracak köpek dişlerini göstermezmiş zaten, ne zaman iyisini gördük?" (Emine Işınsu)
-
[nsz]
Dişleriyle koparmak
- "Koparın bir tane de ısırın bakın..." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek
- "Ayaz insanın yüzünü ısırıyordu." (Tarık Buğra)
-
Kumaş dalamak, kaşındırmak
-
[-i]
Dişleri arasına alıp sıkmak
- MISIRLI
- ...