İçinde sıma olan 16 kelime var. İçerisinde SIMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sıma olan kelimeler listesine ya da sonu sıma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
BAYATSIMAK, YABANSIMAK, YANSIMASIZ
BAYATSIMA, YABANSIMA, YANSIMALI
YADSIMAK, YANSIMAK
ANSIMAK, SASIMAK, YADSIMA, YANSIMA
ANSIMA, SASIMA
SIMAK
SIMA
Sıma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ASIM, SIMA
3 Harfli Kelimeler
ASI, MAS, SAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AS, IS, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAYATSIMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bayatlamaya yüz tutmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Bayatlamaya yüz tutmak
- YABANSIMAK
-
-
[-i]
Yabansı bulmak, garip ve tuhaf bulmak
-
[-i]
Yabansı bulmak, garip ve tuhaf bulmak
- YANSIMASIZ
-
-
[sıfat]
Yansıtmayan veya yansımayan
-
[sıfat]
Yansıtmayan veya yansımayan
- YABANSIMA
-
-
[isim]
Yabansımak işi
-
[isim]
Yabansımak işi
- YANSIMALI
-
-
[sıfat]
Yansıtan veya yansıyan
-
[dil bilgisi]
Doğadaki insan dışı canlı ve cansız varlıkların çıkardığı seslere benzer seslerle yapılan (kelime)
-
[sıfat]
Yansıtan veya yansıyan
- BAYATSIMA
-
-
[isim]
Bayatsımak durumu
-
[isim]
Bayatsımak durumu
- YADSIMAK
-
-
[-i]
Yaptığı bir işi, söylediği sözü veya tanık olduğu bir şeyi yapmadığını, bilmediğini söylemek, yaptığını saklamak; inkâr etmek
- "Söylediklerini sonradan yadsımış, duyduğu güvensizliği ortaya koymuştur."
-
İlgili, bağlı bulunduğu bir şeye yabancı kalmak
- "Değerlerimizden kopmadan, şanlı geçmişimizi yadsımadan bir orta yol aramalıyız."
-
Var olan bir şeyi yok saymak; yokumsamak
-
[-i]
Yaptığı bir işi, söylediği sözü veya tanık olduğu bir şeyi yapmadığını, bilmediğini söylemek, yaptığını saklamak; inkâr etmek
- YANSIMAK
-
-
[nesnesiz]
Işık ve ses dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirmek; yansılamak, aksetmek
- "Düz ve parlak yüzeylere çarpan ışık yansır."
-
Yer almak
- "Gazeteye yansıyan haber ağızdan ağıza geçerken açıklığını hemen hemen tamamen kaybetmiştir."
-
[mecaz]
Anlaşılmak, belli olmak
-
[nesnesiz]
Işık ve ses dalgaları yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirmek; yansılamak, aksetmek
- ANSIMAK
-
-
[-i]
Bakınız anımsamak
- "Lamia ne zaman onun bu figürünü görse çiftlikte Gülzade'yi öptüğü günü ansıyor, gene o günkü heyecanla içi gıcıklanıyordu."
-
[-i]
Bakınız anımsamak
- SASIMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Küf ve çürük gibi kokmak; tefessüh etmek
-
Bakınız kokuşmak
-
Tatsız duruma gelmek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Küf ve çürük gibi kokmak; tefessüh etmek
- YANSIMA
-
-
[isim]
Yansımak işi; yansınım, yansılama, aksetme
- "Durgun denizler yıldızların yansımasıyla yıldızlandı."
-
[dil bilgisi]
Bakınız yansımalı kelime
- "Gürültü, şırıltı, bıngıldak, güm güm, vızıldamak vb."
-
[isim]
Yansımak işi; yansınım, yansılama, aksetme
- YADSIMA
-
-
[isim]
Yadsımak işi; yokumsama, inkâr
- "Gelenekle kurduğu bağ ne olursa olsun edebiyat bir yadsıma, dışlama ve yenilenme sorunudur."
-
[mantık]
Bir yargıdan onun karşıtı olan yargıya geçme; nefiy
-
[isim]
Yadsımak işi; yokumsama, inkâr
- SASIMA
-
-
[isim]
Sasımak işi, tefessüh
-
[isim]
Sasımak işi, tefessüh
- ANSIMA
-
-
[isim]
Bakınız anımsama
-
[isim]
Bakınız anımsama
- SIMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Kırmak, bozmak
-
Yenmek, mağlup etmek
-
[-i, ağızlardan]
Kırmak, bozmak
- SIMA
-
-
[isim]
Sımak durumu veya biçimi
-
[isim]
Sımak durumu veya biçimi