İçinde sü olan 5 harfli 59 kelime var. İçerisinde SÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sü olan kelimeler listesine ya da sonu sü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Sü Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
SÜ, ÜS
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SÜREM
-
-
[isim]
Bakınız mevsim
-
[kimya, fizik]
Özellikleri kesintisiz olarak bir yerden bir yere değişen veya aynı kalan ortam
-
[isim]
Bakınız mevsim
- SÜLUK
-
Kelime Kökeni: Arapça sulūk
-
[isim, eskimiş]
Bir yola girme, bir yol tutma
-
Bir tarikata girme
- "Süluk ehli."
-
[isim, eskimiş]
Bir yola girme, bir yol tutma
- SÜREK
-
-
[isim]
Süren, devam eden zaman
-
[sıfat]
Hızlı süren, hızlı giden
-
[ağızlardan]
Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü
-
[isim]
Süren, devam eden zaman
- SÜRAT
-
Kelime Kökeni: Arapça surʿat
- SÜLÜS
-
Kelime Kökeni: Arapça s̱uls̱
-
[sıfat]
Üçte bir
-
[isim]
Arap alfabesiyle yazılan bir tür süslü yazı
- "Bizi sarar bir sülüs yazı görsek duvarda / Bize heyecan verir bir parça yeşil çini"
-
[isim, askerlik]
Erata yolculuklarda indirim sağlayan belge
-
[sıfat]
Üçte bir
- SÜBUT
-
Kelime Kökeni: Arapça s̱ubūt
-
[isim]
Gerçekleşme, şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkma
-
[isim]
Gerçekleşme, şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkma
- GUSÜL
-
Kelime Kökeni: Arapça ġusl
-
[isim, din bilimi]
Bakınız boy abdesti
-
[isim, din bilimi]
Bakınız boy abdesti
- SÜBEK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bazı yerlerde beşikteki çocukların bacakları arasına yerleştirilen sidik şişesi veya sidiği bir kaba akıtacak boru
- "Sübekten çarpık kalan bacaklarını yanlara atar gibi yengeçvari yürümeye başladı."
-
[isim, ağızlardan]
Bazı yerlerde beşikteki çocukların bacakları arasına yerleştirilen sidik şişesi veya sidiği bir kaba akıtacak boru
- SÜRFE
-
Kelime Kökeni: Arapça surfe
-
[isim, eskimiş, hayvan bilimi]
Bakınız kurtçuk
-
[isim, eskimiş, hayvan bilimi]
Bakınız kurtçuk
- SÜLÜN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun, eti yenilen bir kuş (Phasianus colchicus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun, eti yenilen bir kuş (Phasianus colchicus)
- SÜRUR
-
Kelime Kökeni: Arapça surūr
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sevinç
- "Dilde gam var şimdilik lütfeyle gelme ey sürur / Olamaz bir hanede mihman mihman üstüne"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sevinç
- SÜLÜK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, vücudunda yirmi iki sindirim kesesi olduğu için bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, halk arasında bazı kan hastalıklarının tedavisinde yararlanılan hayvan (Hirudo medicinalis)
-
[bitki bilimi]
Bakınız asma bıyığı
-
[isim, hayvan bilimi]
Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, vücudunda yirmi iki sindirim kesesi olduğu için bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, halk arasında bazı kan hastalıklarının tedavisinde yararlanılan hayvan (Hirudo medicinalis)
- SÜSME
-
-
[isim]
Bakınız boynuzlama
-
[isim]
Bakınız boynuzlama
- SÜRRE
-
Kelime Kökeni: Arapça surre
-
[isim, tarih]
Osmanlı padişahlarının her yıl Mekke ve Medine'ye gönderdikleri para ve armağanlar
-
[isim, tarih]
Osmanlı padişahlarının her yıl Mekke ve Medine'ye gönderdikleri para ve armağanlar
- SÜYÜM
-
-
[isim, ağızlardan]
İğneye geçirilen bir sap iplik
-
[isim, ağızlardan]
İğneye geçirilen bir sap iplik
- SÜZGÜ
-
-
[isim, ağızlardan]
Delikli çanak
-
Balıkçı kepçesi
-
Fide sulamak için tenekeden yapılan, ucunda süzgeci olan kap
-
[isim, ağızlardan]
Delikli çanak
- SÜNME
-
-
[isim]
Sünmek işi
-
[isim]
Sünmek işi
- KÜRSÜ
-
Kelime Kökeni: Arapça kursī
-
[isim]
Kalabalığa karşı konuşma yapanların önünde bulunan yüksekçe yer
- "İki gün süren tartışmalardan sonra Mustafa Kemal kürsüye geldi."
-
[eskimiş]
Bakınız ana bilim dalı
- "Türk Dili Kürsüsü. Yakın Çağ Tarihi Kürsüsü."
-
[eskimiş]
Bakınız bölüm
-
[ağızlardan]
Bakınız sandalye
-
[isim]
Kalabalığa karşı konuşma yapanların önünde bulunan yüksekçe yer
- SÜVME
-
-
[isim]
Bakınız süğme
-
[isim]
Bakınız süğme
- SÜKSE
-
Kelime Kökeni: Fransızca succès
-
[isim]
Dikkat çeken başarı
-
İlgi çekecek durum
- "Nefsime itimadım, spordaki süksemle başlamıştır."
-
[isim]
Dikkat çeken başarı