İçinde st olan 7 harfli 189 kelime var. İçerisinde ST bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında st olan kelimeler listesine ya da Sonu st ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İSTİARE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ödünç, borç veya eğreti alma, ödünçleme
-
Bir şeyi anlatmak için ona benzetilen başka bir şeyin adını eğreti olarak kullanma, eğretileme
- ""Bu adam hayatının sonbaharında" cümlesinde sonbahar kelimesi yaşlılığı anlatan bir istiaredir."
-
[isim]
Ödünç, borç veya eğreti alma, ödünçleme
- NARSİST
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Özsever
-
[sıfat]
Özsever
- ISTIRAP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Acı
-
Üzüntü, sıkıntı, keder
- "İyi bir şoför her çeşit ıstıraba katlanmalıdır." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Acı
- OLİJİST
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kızıl renkli, kayaçlarda rastlanan doğal demir oksidi
-
[isim]
Kızıl renkli, kayaçlarda rastlanan doğal demir oksidi
- FISTIKİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Sarıya çalan açık yeşil renk
- "Akşam serinliğinde fıstıki makamla Sarıyer'in yolunu tuttum." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim]
Sarıya çalan açık yeşil renk
- AKUSTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yankı bilimi
-
Yankılanım
-
[isim]
Yankı bilimi
- ÜSTATÇA
-
-
[zarf]
Üstat gibi, üstadın yaptığına benzer, üstadane
-
[zarf]
Üstat gibi, üstadın yaptığına benzer, üstadane
- YOLÜSTÜ
- ...
- PASTALI
-
-
[sıfat]
Üzerinde pasta (III) bulunan
- "Pastalı kaporta."
-
[sıfat]
Üzerinde pasta (III) bulunan
- GASTRİT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Mide iltihabı
-
[isim]
Mide iltihabı
- YASTAMA
-
-
[isim]
Yastamak işi
-
[isim]
Yastamak işi
- ARABİST
- ...
- İSTEYİŞ
-
-
[isim]
İsteme işi veya biçimi
-
[isim]
İsteme işi veya biçimi
- YÜZÜSTÜ
-
-
[zarf]
Yüzü yere gelecek biçimde
- "Dişçi, kendini yüzüstü bir kanepeye attı." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Altı hücreyle cümle kapısının taş kemeri, kalın meşe tahtasından kapı kanatları yüzüstü kaldılar." (Kemal Tahir)
-
Başlanmış fakat tamamlanmamış bir durumda
- "Evdeki işimi gücümü yüzüstü bıraktım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zarf]
Yüzü yere gelecek biçimde
- USTALIK
-
-
[isim]
Usta olma durumu
-
Beceriklilik, el uzluğu, maharet
-
[isim]
Usta olma durumu
- ESTİRME
-
-
[isim]
Estirmek işi
-
[isim]
Estirmek işi
- İSTEMEK
-
-
[-i]
İstek duymak, arzulamak
- "İçeri girmekten korkarak bahçedeki demir kanepeye oturmak istedi." (Peyami Safa)
- "İster misin, bu enişte bey bir damga olup onun sırtında asılıp kalsın?" (Memduh Şevket Esendal)
- "Verirse ne âlâ! İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara der, işin içinden çıkarım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-den]
Bir şeyin kendisine verilmesini veya yapılmasını söylemek, dilemek
- "Bir gün benden okumak için kitap istedi." (Falih Rıfkı Atay)
-
Görmek istediğini bildirmek
- "Sizi isteyen kimdi?"
-
Gerek olmak
- "Yurdun ilerlemesi için çok çalışmak ister."
-
Evlenmek dileğinde bulunmak
- "Komşunun kızını istemişler."
-
[-i]
İstek duymak, arzulamak
- PLASTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılan madde
-
[sıfat]
Bu maddeden yapılan
-
[isim]
Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılan madde
- PLASTER
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Yara üzerine yapıştırılan, genellikle ilaçlı özel bant
-
[isim]
Yara üzerine yapıştırılan, genellikle ilaçlı özel bant
- STERLİN
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Yüz peniden oluşan İngiliz para birimi, paunt
-
[isim]
Yüz peniden oluşan İngiliz para birimi, paunt