İçinde sol olan 7 harfli 10 kelime var. İçerisinde SOL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sol olan kelimeler listesine ya da sonu sol ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Sol Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

L O S

3 Harfli Kelimeler

SOL

2 Harfli Kelimeler

OL

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SOLUNUM

  1. [isim, biyoloji] Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket; teneffüs
  2. [bitki bilimi] Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket
SOLUCAN

  1. [isim, hayvan bilimi] Yuvarlak veya yassı, uzun kurtlara verilen genel ad
  2. [isim, bilişim] Kendisini kopyalayarak başka bilgisayarlara yayılan, kötü amaçlı virüs
SOLUTMA

  1. [isim] Solutmak işi
SOLUĞAN

  1. [sıfat] Nefes darlığına tutulmuş
  2. [isim, denizcilik] Uzaklarda esen rüzgârdan sonra başlayan dalga hareketi
    • "Adaların kıyılarına gürleyen açık deniz soluğanları, ıssız koylara ak bir çizgi çekmişler." (Halikarnas Balıkçısı)
  3. Terli iken su içme, üşüme vb. sebeplerden kaynaklanan bir hastalığa tutulmuş (at)
    • "Karakolun hizası dönülürken sakağılı, soluğan, bir deri bir kemik beygirlerden biri küttedek çatlayıverirdi." (Sermet Muhtar Alus)
  4. [coğrafya] Su içi akıntı
    • "Bu durumda onları, Karadenizlilerin soluğan dedikleri su içi akıntıları alıp götürürdü gecenin karanlığında..." (Rıfat Ilgaz)
SOLOZCU

  1. [isim] Soloz oynayan kimse
    • "Yalı kahvelerinde ne kadar solozcu, pişpirikçi, tavlacı varsa dökülmüşlerdi deniz kıyısına" (Rıfat Ilgaz)
FALSOLU

  1. [sıfat] Yanlış, hatalı, kusurlu olan
    • "Bu saydığım, rolün falsolu tarafları." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [argo] Uygun ve yerinde olmayan
  3. [zarf, spor] Top döne döne ve ekseninden kayarak; kavisli
SOLUMAK

  1. [nesnesiz] Nefes alıp vermek
    • "Soluduğum duman havaya karışırken aniden, kendiliğinden, küçük, bit kadar küçücük bir fikir geldi aklıma." (Elif Şafak)
  2. Sık ve kesik soluk alıp vermek
    • "Devlerle güreşmiş gibi soluyordu." (Tarık Buğra)
  3. [mecaz] Zorlanmak, gücünün hepsini harcamak
    • "Otomobil soluyarak Kırmızıtepe'ye tırmanmaya başladı." (Halide Edip Adıvar)
SOLUNMA

  1. [isim] Solunmak işi
SOLUYUŞ

  1. [isim] Solumak işi
    • "Burnundan soluyordu ve koca sofada sadece bu soluyuşlar işitiliyordu." (Tarık Buğra)
SOLLAMA

  1. [isim] Sollamak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü