İçinde seçme olan 8 kelime var. İçerisinde SEÇME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında seçme olan kelimeler listesine ya da sonu seçme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
SEÇMECİLİK
SEÇMENLİK
SEÇMECE, SEÇMECİ, SEÇMELİ
SEÇMEK, SEÇMEN
SEÇME
Seçme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
5 Harfli Kelimeler
SEÇME
4 Harfli Kelimeler
EMEÇ, ESME, SEME
3 Harfli Kelimeler
MEÇ, SEM
2 Harfli Kelimeler
ÇE, EM, ES, ME, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SEÇMECİLİK
-
-
[isim, felsefe]
Kurulmuş olan dizgelerden değişik düşünceleri seçip alma ve kendi öğretisinde birleştirme yöntemi ve bu yöntemle çalışan filozofların öğretisi; eklektiklik, eklektizm
-
[isim, felsefe]
Kurulmuş olan dizgelerden değişik düşünceleri seçip alma ve kendi öğretisinde birleştirme yöntemi ve bu yöntemle çalışan filozofların öğretisi; eklektiklik, eklektizm
- SEÇMENLİK
-
-
[isim]
Seçmen olma durumu
-
[isim]
Seçmen olma durumu
- SEÇMECİ
-
-
[sıfat]
Seçmecilik yanlısı olan (filozof, görüş vb.); eklektik
-
[sıfat]
Seçmecilik yanlısı olan (filozof, görüş vb.); eklektik
- SEÇMELİ
-
-
[sıfat]
Seçilebilen
-
Zorunlu olmayan; selektif
-
[sıfat]
Seçilebilen
- SEÇMECE
-
-
[sıfat]
Seçerek alınan veya satılan
- "Seçmece karpuz."
-
[zarf]
Seçme şartı ile, seçerek
- "Seçmece verirsen on tane alırım."
-
[sıfat]
Seçerek alınan veya satılan
- SEÇMEN
-
-
[isim]
Seçimde oy verme hakkı olan kimse; müntehip
- "Seçmenlerine meraklı insanların yufka yürekli olduklarına dair düşüncelerini açtı."
-
[isim]
Seçimde oy verme hakkı olan kimse; müntehip
- SEÇMEK
-
-
[-i]
Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak; saylamak
- "Ben bu kitabı seçtim."
-
Birini oy vererek bir göreve getirmek
- "Biz sizi başkanlığa seçtik."
-
Bir şeyi üstün, iyi, uygun bularak yeğlemek
- "Benim ne akla hizmet edip de Almanca muallimliğini seçtiğime şaşıp şaşıp kalıyordu."
-
Ne olduğunu anlamak, fark etmek
- "Sizler gezip tozmakta hür olduğunuz hâlde insan zekâsı ile bir adım ilerisini seçemiyorsunuz, sezemiyorsunuz."
-
Farklı görmek, üstün görmek
-
Tercihini bir yönde kullanmak
-
[nesnesiz]
Titiz davranmak, kolay kolay beğenmemek
- "O yemek seçer, her şeyi yemez."
-
[-i]
Benzerleri arasında hoşa gideni seçip almak veya yararlanmak için ayırmak; saylamak
- SEÇME
-
-
[isim]
Seçmek işi; saylama, ihtiyar (II), intihap, seleksiyon
- "Kendine yeni bir meslek seçmesini bildiğinden dilencilikte karar kıldı."
-
[sıfat]
Seçilmiş; müntehap
- "Etrafı geniş hendeklerle çevrili burçlar, en seçme muhafızlar elinde en titiz hesaplarla korunuyor."
-
[isim]
Seçmek işi; saylama, ihtiyar (II), intihap, seleksiyon