İçinde seme olan 10 harfli 23 kelime var. İçerisinde SEME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında seme olan kelimeler listesine ya da Sonu seme ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E E M S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
ESME, SEME
3 Harfli Kelimeler
SEM
2 Harfli Kelimeler
EM, ES, ME, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- GARİPSEMEK
-
-
[-i]
Kendini gurbette veya kimsesiz gibi düşünerek içlenmek
- "İstanbul'u özlediğimi anlıyor ama yabancılığımı da garipsiyordum." (Cahit Uçuk)
-
Bir şeyi garip, tuhaf ve uygunsuz bulmak, alışamamak, yadırgamak
- "Hasılı vapuru kaçıran bir adam, iskeleden vapura gidenlere nasıl bakarsa lala da vaktinde mektebe giderek okuma öğrenmiş olan kimselere öyle bakar ve garipserdi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Kendini gurbette veya kimsesiz gibi düşünerek içlenmek
- KÜÇÜKSEMEK
-
-
[-i]
Küçümsemek
-
[-i]
Küçümsemek
- HAFİFSEMEK
-
-
[-i]
Bir kimseyi veya bir şeyi önemsememek, yeğnisemek, istihfaf etmek
-
[-i]
Bir kimseyi veya bir şeyi önemsememek, yeğnisemek, istihfaf etmek
- ÇİRKİNSEME
-
-
[isim]
Çirkinsemek işi
-
[isim]
Çirkinsemek işi
- KÜÇÜMSEMEK
-
-
[-i]
Değer ve önem vermemek, küçük görmek
- "Alay mı ediyorum, onu küçümsüyor diye her an tetikte." (Yahya Kemal)
-
[-i]
Değer ve önem vermemek, küçük görmek
- KÖTÜMSEMEK
-
-
[-i]
Bir olay, bir konu vb.ni yalnız olumsuz yönleriyle düşünmek veya ele almak
-
[-i]
Bir olay, bir konu vb.ni yalnız olumsuz yönleriyle düşünmek veya ele almak
- GÜCÜMSEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin yapılmasını güç görmek, bir işi isteksiz yapmak
-
[-i]
Bir şeyin yapılmasını güç görmek, bir işi isteksiz yapmak
- SÖYLEMSEME
-
-
[isim]
Söylemsemek işi
-
[isim]
Söylemsemek işi
- SEMERLETME
-
-
[isim]
Semerletmek işi
-
[isim]
Semerletmek işi
- ÜSTÜNSEMEK
-
-
[-i]
Üstün, iyi, yeğlenir olduğuna inanmak
- "Belki de loşluğu üstünseyen Zeyno, mumu yakmış, yorganın üstünde hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştı." (Halide Edip Adıvar)
-
[-i]
Üstün, iyi, yeğlenir olduğuna inanmak
- SEMELEŞMEK
-
-
[nsz]
Seme duruma gelmek
-
[nsz]
Seme duruma gelmek
- YEĞNİSEMEK
-
-
[-i]
Hafifsemek
-
[-i]
Hafifsemek
- GEREKSEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi kendisi için gerek saymak, ihtiyaç duymak, muhtaç olmak
-
[-i]
Bir şeyi kendisi için gerek saymak, ihtiyaç duymak, muhtaç olmak
- ÖRNEKSEMEK
-
-
[-i]
Örnek olarak almak
-
[-i]
Örnek olarak almak
- KÖSEMENLİK
-
-
[isim]
Yol gösterme, kılavuzluk
-
[isim]
Yol gösterme, kılavuzluk
- BENİMSEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi kendine mal etmek, sahip çıkmak, kabullenmek, tesahup etmek
- "Ağzın kulaklarına vardı, işi âdeta benimsedin." (Refik Halit Karay)
-
Bir şeye, birine bağlanmak, ısınmak
- "Karım içinde büyüdüğü bu evi bütün psikolojik derinliğiyle benimsemişti." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
-
[-i]
Bir şeyi kendine mal etmek, sahip çıkmak, kabullenmek, tesahup etmek
- BÜYÜKSEMEK
-
-
[-i]
Büyük olduğunu kabul etmek
-
[-i]
Büyük olduğunu kabul etmek
- SEMERLENME
-
-
[isim]
Semerlenmek işi veya durumu
-
[isim]
Semerlenmek işi veya durumu
- SEMERLEMEK
-
-
[-i]
Semer vurmak
-
[-i]
Semer vurmak
- MÜHİMSEMEK
-
-
[-i]
Önemsemek
- "Kendisini büyük görmek, mühimsemek istiyordu." (Tarık Buğra)
-
[-i]
Önemsemek