İçinde sebe olan 19 kelime var. İçerisinde SEBE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sebe olan kelimeler listesine ya da Sonu sebe ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

MÜNASEBETSİZLİK

13 Harfli Kelimeler

MUHASEBECİLİK, MÜNASEBETİYLE

12 Harfli Kelimeler

MÜNASEBETSİZ

11 Harfli Kelimeler

BİLMÜNASEBE, MÜNASEBETLİ, SEBEPLENMEK

10 Harfli Kelimeler

MUHASEBECİ, SEBEPLENME, SEBEPSİZCE

9 Harfli Kelimeler

BİLASEBEP, MÜNASEBET, SEBEBİYET, SEBEBİYLE

8 Harfli Kelimeler

MUHASEBE, SEBEPSİZ

7 Harfli Kelimeler

SEBEPLİ

5 Harfli Kelimeler

SEBEN, SEBEP


Kelime bulma makinesi

B E E S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

EBE

2 Harfli Kelimeler

BE, ES, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜNASEBETSİZLİK

  1. [isim] Münasebetsiz olma durumu veya münasebetsiz davranış, saygısızlık
    • "Bir daha böyle münasebetsizlik yapmayacağına yemin etmesi şartıyla karımı affettim." (Reşat Nuri Güntekin)

MÜNASEBETİYLE

  1. [zarf] Dolayısıyla, sebebiyle, itibarıyla, ilgisinden dolayı

MUHASEBECİLİK

  1. [isim] Saymanın görevi, saymanlık
    • "Babam muhasebecilikle Serez'e gittiği ve bizi de birlikte götürdüğü zaman sekiz yaşındaydım." (Hüseyin Cahit Yalçın)

MÜNASEBETSİZ

  1. [sıfat] Uygun olmayan, yakışıksız, çirkin
    • "Münasebetsiz bir davranış."
  2. Ters, aksi
    • "Hep böyle münasebetsiz sıralarda beni arar." (Necati Cumalı)
  3. Yakışıksız iş gören, sıra, saygı gözetmeyen (kimse)
    • "Doğrusu kızın huyunu bozan, bütün bu münasebetsiz kimselerdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

MÜNASEBETLİ

  1. [sıfat] İlişiği olan, ilişkili
  2. Uygun, yakışık alan

BİLMÜNASEBE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Sırası gelince, sırası düşünce

SEBEPLENMEK

  1. [nsz] Kendisine dolaylı olarak yarar sağlamak, yararlanmak
    • "Evet bunda pek bir fenalık yoktu. Fazla olarak arada bir fakir kör, sebeplenmiş olacak." (Halide Edip Adıvar)

SEBEPLENME

  1. [isim] Sebeplenmek işi

MUHASEBECİ

  1. [isim] Sayman

SEBEPSİZCE

  1. [zarf] Bir sebebi olmaksızın
    • "Sebepsizce ağlamamak hayatta nafile yere katlandığımız mahrumiyetlerden biridir." (Abdülhak Şinasi Hisar)

MÜNASEBET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İlişik, ilişki, ilinti
    • "İzmir'den ordunun başından ve temasa geldiğim siyasi münasebetlerden uzaklaşamazdım." (Atatürk)
    • "Onunla temas ve münasebete girmektense hiçbir şey yapmamayı ve hazır paradan yemeyi tercih ediyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Bir münasebeti düşerse söylerim."
  2. İki şey arasındaki uygunluk
    • "Yüzle ahlak arasında herhâlde müthiş bir münasebet vardır." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Sebep, vesile, gerekçe, neden

SEBEBİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeye, bir olaya sebep olma, yol açma

SEBEBİYLE

  1. [zarf] Nedeniyle
    • "Hırçınlığı sebebiyle hiçbir yerde tutunamıyor."

BİLASEBEP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Sebepsiz yere, gereksizce
    • "Talihin sana bilasebep verdiği nahak bir mükâfatın kıymetini takdir edemiyorum." (Ömer Seyfettin)

SEBEPSİZ

  1. [sıfat] Sebebi olmayan, nedensiz
    • "Sebepsiz bir öfke."
  2. [zarf] Bir sebebi olmadan
    • "Bazen gece yarıları uyuyamıyorum ve sebepsiz korkuyorum." (Peyami Safa)

MUHASEBE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Hesaplaşma, karşılıklı hesap görme
  2. Hesap işleriyle uğraşma
  3. Hesapların bütünü
  4. Hesap işlerinin yürütüldüğü yer, saymanlık
    • "Nedir bu benim çilem / Hesap bilmem / Muhasebede memurum." (Oktay Rifat)

SEBEPLİ

  1. [sıfat] Sebebi olan

SEBEP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey
    • "Aynayı kırmamın hiçbir sebebi yoktur." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Bir aralık, ne sebep oldu bilmem, daha sıkı uğramaya başladım." (Memduh Şevket Esendal)

SEBEN
...
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü