İçinde seb olan 40 kelime var. İçerisinde SEB bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında seb olan kelimeler listesine ya da Sonu seb ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

15 Harfli Kelimeler

MÜNASEBETSİZLİK

13 Harfli Kelimeler

MUHASEBECİLİK, MÜNASEBETİYLE

12 Harfli Kelimeler

FİSEBİLİLLAH, MÜNASEBETSİZ

11 Harfli Kelimeler

BİLMÜNASEBE, MÜNASEBETLİ, SEBATSIZLIK, SEBEPLENMEK

10 Harfli Kelimeler

MUHASEBECİ, MÜKTESEBAT, SEBEPLENME, SEBEPSİZCE, SEBKİHİNDİ, SEBZECİLİK

9 Harfli Kelimeler

BİLASEBEP, HASEBİYLE, MUHASEBAT, MÜNASEBAT, MÜNASEBET, SEBEBİYET, SEBEBİYLE, SEBİLHANE

8 Harfli Kelimeler

MUHASEBE, MÜSEBBİP, SEBATKAR, SEBATSIZ, SEBAYÜDÜ, SEBEPSİZ, SEBZELİK, SEBZEVAT

7 Harfli Kelimeler

SEBATLI, SEBEPLİ, SEBİLCİ, SEBZECİ

5 Harfli Kelimeler

SEBAT, SEBEN, SEBEP, SEBİL, SEBZE


Kelime bulma makinesi

B E S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

BE, ES, SE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜNASEBETSİZLİK

  1. [isim] Münasebetsiz olma durumu veya münasebetsiz davranış, saygısızlık
    • "Bir daha böyle münasebetsizlik yapmayacağına yemin etmesi şartıyla karımı affettim." (Reşat Nuri Güntekin)

MÜNASEBETİYLE

  1. [zarf] Dolayısıyla, sebebiyle, itibarıyla, ilgisinden dolayı

MUHASEBECİLİK

  1. [isim] Saymanın görevi, saymanlık
    • "Babam muhasebecilikle Serez'e gittiği ve bizi de birlikte götürdüğü zaman sekiz yaşındaydım." (Hüseyin Cahit Yalçın)

FİSEBİLİLLAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Hiçbir karşılık beklemeden

MÜNASEBETSİZ

  1. [sıfat] Uygun olmayan, yakışıksız, çirkin
    • "Münasebetsiz bir davranış."
  2. Ters, aksi
    • "Hep böyle münasebetsiz sıralarda beni arar." (Necati Cumalı)
  3. Yakışıksız iş gören, sıra, saygı gözetmeyen (kimse)
    • "Doğrusu kızın huyunu bozan, bütün bu münasebetsiz kimselerdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

BİLMÜNASEBE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Sırası gelince, sırası düşünce

SEBATSIZLIK

  1. [isim] Sebatsız olma durumu

SEBEPLENMEK

  1. [nsz] Kendisine dolaylı olarak yarar sağlamak, yararlanmak
    • "Evet bunda pek bir fenalık yoktu. Fazla olarak arada bir fakir kör, sebeplenmiş olacak." (Halide Edip Adıvar)

MÜNASEBETLİ

  1. [sıfat] İlişiği olan, ilişkili
  2. Uygun, yakışık alan

SEBZECİLİK

  1. [isim] Sebzecinin yaptığı iş, zerzevatçılık

MÜKTESEBAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Edinilen, kazanılan bilgiler

SEBEPLENME

  1. [isim] Sebeplenmek işi

SEBKİHİNDİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] XVII. yüzyılda divan şiirinde başlayan, karmaşık mazmunlara, hayal oyunlarına, güç anlaşılır, alışılmadık benzetmelere dayanan süslü bir anlatım biçimi

SEBEPSİZCE

  1. [zarf] Bir sebebi olmaksızın
    • "Sebepsizce ağlamamak hayatta nafile yere katlandığımız mahrumiyetlerden biridir." (Abdülhak Şinasi Hisar)

MUHASEBECİ

  1. [isim] Sayman

SEBEBİYLE

  1. [zarf] Nedeniyle
    • "Hırçınlığı sebebiyle hiçbir yerde tutunamıyor."

BİLASEBEP

Kelime Kökeni : Arapça

  1. Sebepsiz yere, gereksizce
    • "Talihin sana bilasebep verdiği nahak bir mükâfatın kıymetini takdir edemiyorum." (Ömer Seyfettin)

SEBİLHANE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sebil

MÜNASEBAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İlgiler, ilişkiler

MÜNASEBET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İlişik, ilişki, ilinti
    • "İzmir'den ordunun başından ve temasa geldiğim siyasi münasebetlerden uzaklaşamazdım." (Atatürk)
    • "Onunla temas ve münasebete girmektense hiçbir şey yapmamayı ve hazır paradan yemeyi tercih ediyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Bir münasebeti düşerse söylerim."
  2. İki şey arasındaki uygunluk
    • "Yüzle ahlak arasında herhâlde müthiş bir münasebet vardır." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Sebep, vesile, gerekçe, neden

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü