İçinde sat olan 9 harfli 25 kelime var. İçerisinde SAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında sat olan kelimeler listesine ya da Sonu sat ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A S T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AST, TAS
2 Harfli Kelimeler
AS, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MAKSATSIZ
-
-
[sıfat]
Bir amacı olmayan
-
[zarf]
Bilmeden, istemeden, kasıtsız olarak
-
[sıfat]
Bir amacı olmayan
- ANIMSATMA
-
-
[isim]
Anımsatmak durumu, hatırlatma
-
[isim]
Anımsatmak durumu, hatırlatma
- RUHSATSIZ
-
-
[sıfat]
Yapılması, kullanılması vb. için gerekli izni olmayan, ruhsatı olmayan
-
[sıfat]
Yapılması, kullanılması vb. için gerekli izni olmayan, ruhsatı olmayan
- MASATLAMA
- ...
- ANIMSATIŞ
-
-
[isim]
Anımsatma işi veya biçimi, hatırlatış
-
[isim]
Anımsatma işi veya biçimi, hatırlatış
- SATRANÇLI
-
-
[sıfat]
Satranç tahtası gibi karelere ayrılmış bir biçimde çizilmiş veya basılmış olan, kareli
- "Satrançlı kumaş."
- "Şalvar her vakitki, lacivert beyaz karışık satrançlı şalvardı." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
Satranç tahtası gibi karelere ayrılmış bir biçimde çizilmiş veya basılmış olan, kareli
- SATICILIK
-
-
[isim]
Satıcı olma durumu veya satıcının işi
-
Küçük ölçüde ticaret yapma işi
- "Pazar yerlerinde satıcılıkla işe başlamış."
-
[isim]
Satıcı olma durumu veya satıcının işi
- İKTİSATLI
-
-
[sıfat]
Aşırı harcama yapmayan veya gerektirmeyen (kimse, şey), tutumlu
-
[sıfat]
Aşırı harcama yapmayan veya gerektirmeyen (kimse, şey), tutumlu
- RUHSATİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir izin belgesi gerektiği durumlarda iznin verilmesi dolayısıyla alınan para
-
[isim]
Bir izin belgesi gerektiği durumlarda iznin verilmesi dolayısıyla alınan para
- TAVSATMAK
-
-
[-i]
Tavsamasına sebep olmak, yavaşlatmak, gevşetmek
-
[-i]
Tavsamasına sebep olmak, yavaşlatmak, gevşetmek
- HÜLASATEN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Özet olarak, kısaca
-
[zarf]
Özet olarak, kısaca
- RASATHANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Gözlemevi
- "Şimdi rasathane korusuna çıkarız, ben her şeyi hesapladım, korkma..." (Peyami Safa)
-
[isim]
Gözlemevi
- MÜESSESAT
- ...
- SAFSATACI
-
-
[sıfat]
Boş, temelsiz, asılsız konuşan (kimse)
-
[sıfat]
Boş, temelsiz, asılsız konuşan (kimse)
- İKTİSATÇI
-
-
[isim]
Ekonomi uzmanı, ekonomist
-
[isim]
Ekonomi uzmanı, ekonomist
- KAPSATMAK
- ...
- SATAŞILMA
-
-
[isim]
Sataşılmak işi
-
[isim]
Sataşılmak işi
- SATABİLME
- ...
- AKSATILMA
-
-
[isim]
Aksatılmak işi
-
[isim]
Aksatılmak işi
- SATIVERME
- ...